AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

KIBRISLILARIN DOĞRULARI YANLIŞLARI
  • MEVLÜT MÜRSELUZUN
    • MEVLÜT MÜRSEL UZUN
    • hakimiyet@kayserihakimiyet200.com
    • 6 Şubat 2018 - 11:44:04

Hakimiyet Gazetesi sahiplerinden Ahmet Cengiz geçtiğimiz yıllarda Kıbrıs’a basın görevlisi olarak gittiğinde orada edindiği izlenimlerini köşesinde yazarak gerçekleri ifade etmiş oldu.
Ahmet beyin Kıbrıs’a karşı olan ilgisi belli ki EOKA-B denilen Rum çetelerin adayı Yunanistan’a bağlamak için Kıbrıs Türklerine karşı uyguladıkları mezalimin telin edildiği yıllarda ismini aldığı dedesinin ağlayarak transistörlü radyo ile ajanslardan takip ettiği günlere kadar dayanmakta.
Ahmet bey yazısında 1974 Kıbrıs Barış Harekatında şehit olan Mehmetçiklerimiz için okumuş olduğu rahmet duasıyla birlikte, Kıbrıs gazilerine de sağlıklı uzun ömürler dilemesinden sağ olsun bende bir Kıbrıs Gazisi olarak nasiplenmiş oldum.
Kıbrıs çıkarmasının ilk günü olan 20 Temmuz1974 şafağında Bolu Komando Tugay 3.Tabur personeli olarak Mersin’in Ovacık kasabası yakınlarında hazır bekleyen helikoptere binişimi ve Kıbrıs Kırnı Hava Alanına ateş yağmuru altında inişimi unutmam mümkün değildir. Kıbrıs Harekat emrini Tugay Komutanımız Tuğgeneral Sabri Demirbağ akşam vakti subay ve assubayları toplayarak uzun olmayan şu konuşmasıyla verdi: “Kıbrıs’da Rumların Türklere karşı uyguladığı katliamları hepiniz biliyorsunuz.Fazla söze gerek yok yarın şafaktan itibaren yiğitler, aslanlar belli olacak; Allah yar ve yardımcınız olsun” diyerek harekatın emrini bu konuşmasıyla vermiş oldu. Herkes birliklerine dağılarak el feneri ışığı altında vasiyetlerini yazarak birlik komutanlıklarına verdi.
Tugaya bağlı her komando taburunun önceden hazırlanmış kendine göre bir hareket planı vardı. Bizim Tabur Kırnı Hava alanına indikten sonra akşam karanlığına kadar savaşacak, sonra da Beşparmak dağlarının tepesinde ki Hilaryon kalesinin yakınında bulunan Beyaz Ev denilen noktada toplanacaktı. Nitekim düşmanla yapılan çatışmalardan sonra öylede oldu. Ertesi gün Bölük olarak Girne’nin kuzeyindeki Templos (zeytinlik) bölgesinde düşmanla çatışarak Girne sahilinde çıkartmada bulunan birliklerimizle buluşmaya giderken Bölük Komutanımız Üstğm, Nizamettin Sungur’u şehit verdik; yaralanan askerlerimiz de oldu.
Savaşlarda ada çıkarmasının ne kadar zor ve riskli bir çıkarma olduğunu sanırım tecrübeli her komutan bilir.
Temmuz’un kavurucu sıcağında yaşadığım savaş günlerini unutmam muhakkak ki mümkün değildir. Ben yazımın başlığında konuya dönecek olursam Kıbrıslı bazı Türklerin çıkarmadan hiç de memnun olmadıklarını burada bir yıl görev yapmış biri olarak az çok bilen birisiyim.
Birinci Harekat tamamlandıktan sonra siyasi görüşmeler sürerken İkinci Harekata kadar Beşpanmak dağının eteklerinde bulunan bir Türk köyü olan Bileli köyünde kaldık.
İkinci harekat emri verilince Rum yerleşim yeri olan Omorfo kasabasını ele geçirdikten sonra bir Türk köyü olan Gaziveren köyüne vardık. Burada bir gece kalarak dinlenme molası verildi. Bu köyde köylülerle söyleşide bulunan Assubay İlhan Özdemir Mehmetçiğin adaya çıkışından memnun olup olmadıklarını sorması üzerine aralarından iyilik bilmez biri huzurumuz bozuldu, rahatımız kaçtı deyince sinirlerimiz bozuldu. Kıbrıs’da bazı Türkler Rumlarla içli-dışlı olmuş kız alıp-kız vermiş, ticaret ortaklığı yapmış onun için böylelerinin memnun olması mümkünmüdür.
Bugüne geldiğimizde Kıbrıs’ta yayınlanmakta olan Afrika Gazetesi sahibi Şener Levent’in şerefsizce kullandığı ifadeler damarında Türk kanı olan herkesi çileden çıkarmıştır. Bu kanı bozuk satılmış adam bakın gazetesinde nasıl bir ifade kullanmıştır: “Ben bu Türkiye’yi Kıbrıs’ta istemiyorum…Türkiye demek kan demek…İşkence demek…Ölüm demek…Barbarlık demek barbarlık…Bir barbardan garantör olmasını istemiyorum…Parasını da istemiyorum…Paketini de… Memurlarını da… Suyunu da” İyilik bilmez bu şerefsiz gibi hainler ne çabuk unutmuşlar Adlılar, Sandallar ve Muratlı gibi Türk köylerinde Rumların Türkleri diri diri toprağı toplu olarak gömdüğü günleri…
Kıbrıs’ın önde gelen lideri rahmetle andığım Rauf Denktaş’ın bir hatası da Kıbrıslıların büyük bir bölümünü memur yapmış olmasıydı. Kıbrıs’ta çalışmayı sevmeyen kahvede, meyhanede gününü gün eden bazı lagar insanlar memur olunca umudunu Türkiye’den gelen paraya bağlamışlardır.
Bugün Kıbrıs Harekatının üzerinden tam 44 yıl geçmiştir.
Türkiye’nin her türlü fedakarlıkta bulunarak yaptığı yardımlara rağmen Kıbrıs’ta dün olduğu gibi bugünde doğru yada yanlış olaylar hikayelere konu olmaya devam edecektir…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz