KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

ABDESTSİZ SÜT VERMEDİM
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 20 Ekim 2016 - 13:44:06

Yine asrın ulemalarından ve aynı zamanda Hacı Bayram Veli’nin üstün belerinden, Ahmediye ve Muhammediye eserleri ile meşhur, aynı zamanda Türkiye hudutları içerisinde, Gelibolu’da yetişmiş seçkin evliyalarından iki kardeşten biri olan, Ahmet Bican bir gün, Gelibolu camisinde vaaz ediyordu. Bu verilen vaazı herkes huşu içinde dinliyorlardı. Vaazda şunlara yer vererek konuşuyor, Kardeşlerim İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Zira kalbin ölmesine, kararmasına sebep, dünyayı sevmek ve onun cilvesine meyil etmektir. Bu konuda Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz, Yüce Rabbimizden naklen bir hadisi kutside mealen şöyle buyuruyor. (EY ÂDEMOĞLU KANAAT ET ZENGİN 0L, HASEDİ TERKET, RAHMET OL, DÜNYA YI TERKET, DİLİN HALİS 0LSUN)kim gıybeti terk ederse, Allahutealaya karsı olan sevgisi çoğalır. Kim az ve doğru konuşursa, aklı tam olur. Kim aza kanaat ederse gerçekten Allahın emirlerine tam inanmış olur. Kim dünya için kaygılanırsa Silahtan uzaklaşır. Ahmet Bican Hazretleri vaaz ettiği kürsüden bir ara gözü cemaatin içinde ve kendisinin vaazını dinleyenler arasında ağabeyi (Büyük kardeşi Mehmed’i) görür, Mehmet kardeşinin vermiş olduğu vaazı dinlediği sırada zaman, zaman tebessüm eder ve nihayet bulunduğu yeri terk ederek camiden çıkıp gider. Cemaate huzur içinde vaaz eden Ahmed’in bir anda huzuru kaçar ve abisinin bu yaptığı harekete oldukça üzülerek, yapmış olduğu vaazı toparlar ve bitirir. Ahmetbican son derece özgür bir vaziyette eve döner, Akşam olunca bir ara annesi ile sohbet ederken kendisini derin üzüntüye boğan meseleyi annen sine anlatır ve derki anneciğim bugün ağabeyim beni camide bir nevi cemaatin içerisinde bana karşı bakıp güldü ve daha sonra camiyi terk edip gitti. Ağabeyimin yapmış olduğu bu hareket bana zor geldi dedi. Ve nihayet kapı çalındı ve içeri Muhammed girdi, annesi Muhammed’e niçin camide kardeşin vaaz ederken onun vaazını terk edip gittin, bu senin hareketin den dolayı kar deşin sıkılmıştır dedi. Nihayet Mehmet söze şöyle başladı, Anneciğim, Kardeşim Ahmet Hacı bayram veliyi görünce bambaşka Ahmet oldu, ondan almış bulur feyizden dolayı Camide vaaz ederken, insanların camiye dolduğu gibi,gök ‘ yüzünde Meleklerde uçuştu, bende melekleri rahatsız etmeyim, çünkü ben kardeşimin vaazını her zaman dinlerim diye, onu için camiden çıktım dedi. Bunun üzerine Ahmed’i, annesine neden ağabeyim melekleri görüyor da ben göremiyorum deyince, annesi evladım ben ağabeyini de senide besmele ile abdestli emzirdim fakat bir gün seni uyutup yanına namaza durdum, o halde kapıdan bir kadın geldi sende uyanıp ağladın oda seni susturmak için sana meme verdi hemen selam verip kadına sorduğumda abdestsiz olduğunu söyledi, herhalde melekleri görmeyişinin sebebi bu olsa gerek. Görülüyor ki besmelesiz emzirenin evlat üzerinde etkisi oldukça büyük olmuş oluyor. Bu konuda evlat sahibi olan annelere oldukça büyük görevler düşüyor, zira çocuğa veriler anne sütü bir binanın temeline konan harç gibi olup, yavrunun geleceğini etkile yen en büyük etkenlerden birisidir. Mevla bizleri temiz ve İslam’ın emrettiği şekilde yetişenlerden eylesin.

**
SAHABENİN DURUMU
Hz. Ali Allah ondan razı olsun. Hz. Ömer zamanında şöyle bir rüya görür ve anlatır. Rüyası şöyle, bir gün ten uykumda, sanki sabah namazını Hz. Rasulullah’ın arkasında kılıyorum. Namaz bittikten sonra mescitten çıkarken, mescidin kapısında, elinde, içinde hurma dolu bir kadına rastladım. Bana o kadın, Ey Ali al bu içi dolu hurmayı da Hz. Peygamberimize ver, uykumda kadından almış olduğum içi hurma ile dolu sahanı Hz. Peygamber efendimizi verdim. Hz. Peygamber efendimiz, sahanın içine mübarek elini uzatarak o hurmada bir hurma alarak benim ağzıma kor, ben ise hurmanın tadını boğazımda hissettiğim an, Ey Allanın resulü bir daha hurma ver derken uyanırım, fazlasını alamam. Ancak uyandığımda Hz. Resulün Mescidinde sabah ezanı okunmağa başlar, namaz kılmak için mescide koşar ve Hz. Ömer’in arkasında namazımı kılarım. Hz. Ali devam ederek şöyle der, namaz kılıpta camiden çıkarken kapıda ve elinde içi hurma dolu bir kadınla karşılaşırın. Kadın bana, Ey Ali, al bu tabağı müminlerin emiri olan Ömer’e ver der. Bende kadından almış olduğum hurma dolu sahanı Ömer’e veririm. Hz. Ömer hurmadan eli ile bir tane alıp benim ağzıma kor. Ben ise hurmanın tadını ağzımda hissettiğim izin Hz. Ömer’e bir daha ver deyince, Hz. Ömer bana Ey Ali, eğer uykunda Hz. Peygamber sana fazla verse idi bende verirdim, bundan dolayı üzgünüm daha fazla veremem Ey Ali der. Daha sonra Hz. Ali, Hz. Ömer’e Ey müminlerin emiri, Benim gördüğüm rüyadır yoksa gaibden bize tevdi edilen bir emir mi der. Bunun üzerine Hz. Ömer Allah ondan razı olsun. Gördüğün rüya değil, gaibten bir telakkide değil, ancak müminin kalbi samimi ve ihlaslı olursa her gördüğünü Allanın nuru ile görür. Kişinin kalbi Allaha bağlı olduğu müddetçe nice rüyalar aşikârene olarak tecelli eder.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz