MELİKGAZİ ÇOCUK MECLİSİ ÖĞRENCİLERİNE ARAMA-KURTARMA EĞİTİMİ

MELİKGAZİ ÇOCUK MECLİSİ ÖĞRENCİLERİNE ARAMA-KURTARMA EĞİTİMİ

SOMUNCU BABA TALAS’TA ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ANILDI

SOMUNCU BABA TALAS’TA ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ANILDI

OTOMOBİL KANALA UÇTU: 1 YARALI

OTOMOBİL KANALA UÇTU: 1 YARALI

ZEHİR TACİRİNE GÖZALTI

ZEHİR TACİRİNE GÖZALTI

TRAFİK KAZASINDA  3 KİŞİ YARALANDI

TRAFİK KAZASINDA 3 KİŞİ YARALANDI

ABDÜLHAMİT DÖNEMİNDE OSMANLI-RUS İLİŞKİLERİ-IV
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 22 Haziran 2017 - 12:03:52

ABDÜLHAMİT DÖNEMİNDE OSMANLI-RUS İLİŞKİLERİYLE BİRLİKTE PANSLAVİZM VE PANİSLAMİZM FAALİYETLERİ-IV
Bu durum Rus Halk Şarkı satırlarına dahi girmiştir. (пишет пишет Турецкое правительство —пишет Русскому цару). Sultan Abdülhamit’in Rus Çarına mektup yazarak, “Bütün Rusya’yı ortadan kaldıracağım sonra da Moskova’da taht kuracağım ” , diye tehdit etmiş olduğu ve Türklerin Rusya’ya karşı savaşa başladıkları fakat Ruslar tarafından yenilerek, perişan edildikleri anlatılmaktadır. Osmanlı topraklarında ise Rusya’daki faaliyet ve kışkırtmaların onda biri dahi yapılmamıştır. O tarihlerde Rusya’daki intelligentsia ve umumi efkar organları mevcut değildir. Müslüman toplumunda Ruslara karşı düşmanlık hisleri kendini göstermiş camilerde dua edilmektedir. Rusların Edirne kapılarına kadar ilerleyişi, Kars’ın düşüşü, İstanbul’un tehlike ile karşılaşması Müslümanlar arasında büyük bir üzüntü ve endişeye yol açmıştır. Sultan Abdülhamit bütün bunlara rağmen Osmanlı ordusunun içinde bulunduğu durumu iyi analiz etmiş, ona göre askeri stratejiler planlamıştır. Rusya’nın nasıl bir tehlike teşkil ettiğini, Rus meselesinin Osmanlı için büyük bir problem olduğunu yakından müşahede etmiştir. Berlin Kongresinin aslında Rusya için büyük bir diplomatik mağlubiyet olmakla beraber, Rusya’nın Osmanlı üzerinde baskı yapmasının devamını önlemeyeceğini önceden fark etmiştir. Rusya ile Osmanlı arasındaki siyasi ilişkiler, her şeyden önce, 19.yüzyıldan itibaren Rusya’nın hızla kuvvetlenmesi ve coğrafi yakınlığından dolayı, tamamıyla zayıf düşen Osmanlı devleti hesabına genişlemek istemesi ile tespit edilmiştir. Sıcak denizlere çıkmak özleyişi diye adlandırılan bu isteyiş ve siyasetin mahkumu olan Rus devlet adamları, Rus generalleri ve Çarlarının Türkiye’ye karşı takip edecekleri siyaset emperyalizm diye adlandırılan siyasetin kendisi olmuştur. Bu emperyalizm siyaseti Rusya tarafından türlü maskeler altında gizlenmiş ve Rusya’nın haklı bir dava güttüğü ileri sürülmektedir. Gayrimüslimlerin haklarını koruma daha sonraları Ortodoks-Slav kardeşleri Osmanlı boyunduruğundan kurtarma rolünü üstlenen Rus Çarları, gelecekteki emellerini bir takım ideolojik formüllerle örtmek isterlerken, Osmanlı Devleti’ni yıkmakla adeta ilahi bir görevi yerine getirdiklerini beyan etmişlerdir. Bunun yanı sıra, Osmanlı devleti için Rusya tehlike kaynağı olmakla birlikte, II.Abdülhamit Rusya ile iyi siyasi ilişkiler içinde bulunmak gerektiğine inanmıştır. İki devletin aslında birbirine benzeyen bir çok tarafı vardır. her şeyden önce iki devlet de monarşi ile yönetilmektedir. Rus Çarlarının ihtişamı, otokratik idare tarzları ve özellikle III.Aleksander’in despot rejimi, Sultan Abdülhamit’in sempatisini kazanmıştır. İki imparatorlukta birçok dine ve ırka mensup milletler yaşamaktadır. Her iki ülkenin de halk tabakası medeniyet bakımından çok aşağı bir durumda bulunmaktadır. Hem çarlar hem de sultanlar halk kitlelerinin aydınlatılmasını istememektedir. Osmanlının da Rusya’dan kendisini rahat bırakmaktan başka hiçbir arzusu bulunmamaktadır. Rus Çarları da Slav birliğini kurtarmak, boğazları ve İstanbul’u ele geçirme düşüncesinden vazgeçerlerse, Osmanlı ile Rusya arasında iyi komşuluk ilişkileri ve hatta dostluk bile kurulması mümkün olabilecektir. Sultan Abdülhamit’in Rusya’ya yaklaşma siyasetinde bu maddelerin göz önünde tutulduğu bir gerçektir. Diğer yandan Rusya’nın boğazlar meselesindeki tutumu Osmanlı ile Rusya arasında bir anlaşmaya meydan vermeyecek bir durumda olduğu Osmanlı yönetimi tarafından da vurgulanmaktadır. Bu durum Sultan Abdülhamit tarafından bütün gerçekliğiyle bilinse de akıllıca bir politika izlemek gerekmektedir. Diğer taraftan, Sultan Abdülhamit İngiltere’ye karşı da akıllıca strateji izlemiş, 1877-78 yılındaki sıkıntılı anlarda İngiltere’nin takip etmiş olduğu güvenilir olmayan siyaset II. Abdülhamit için alınması gereken önemli bir ders olmuştur.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz