Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
NAGEHAN ÇELEBİ

AİLELERİN TUTUMUYLA ŞEKİLLENEN YEME ALIŞKANLIKLARI

Bu haber 02 Eylül 2018 - 13:56 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.
AİLELERİN TUTUMUYLA ŞEKİLLENEN YEME ALIŞKANLIKLARI

Klinik Psikolog

Nagehan ÇELEBİ   

Bir birey yemek yeme davranışı ile ilgili sorun yaşıyorsa yani aşırı yemeğe düşkünlük, aşırı karbonhidrat tüketimi ya da zayıf kalabilmek adına yemek tüketimini aşırı derece de azaltma vb. Bu meseleler aile içindeki yiyecek ve yemek ile ilgili tercih ve tutumlardan kaynaklı olabilir. Her bireyin sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi ve yemeğin hayatının devamı için gerekli enerji kaynağı olduğunun farkına varmaları son derece önemlidir. Anne ve babanın çocuğun sağlıklı yeme davranışı edinmesindeki rolü çok büyüktür.

Yemek çoğu ailede ödül olarak kullanılır. Çocuk iyi bir şey yapar, güzel bir karne getirir, söyleneni yerine getirirse genellikle dışarı yemeğe fastfood lokantasına götürülür, çikolata ya da yaş pasta alınır veya herhangi bir başka yiyecekle ödüllendirilir. Bu durum çocuğun yetişkin olduğunda da olumlu bir durum sonucunda devamlı kendini yemek yiyerek ödüllendirme ihtiyacına dönüşür. Ve aşırı yemek yeme meyilli olan bireyler çıkar ortaya.

 

Çocuğu yemekle ödüllendirmekten çok daha etkili ödüllendirme yolları vardır. Sarılmak, öpmek, ona ‘Seninle gurur duyuyorum’ gibi sözler söylemek, onu gitmek istediği önemli bir etkinliğe götürmek (konser, tiyatro, sinema),  onunla vakit geçirmek (maket yapmak, boyama kitabı boyamak, kitap okumak, bir hikaye uydurmak) gibi davranışlar örnek olarak sayılabilir. Bu tür davranışlar çocukları yiyecekten daha mutlu edecek ve gelişimleri açısından daha sağlıklı olacaktır.

Yiyecekleri, çocukların düşüp canları yandığı zaman ya da ağlamaya başladıkları zaman rahatlatma aracı olarak kullanmak yine sıkça yapılan hatalardan bir diğeridir. Çocukların rahatlamak için yiyeceğe alışmaları üzüntü, yalnızlık ve acı hissettikleri zaman da rahatlamak için yemeğe yönelmelerine sebep olabilir. Oysa çocukların o an rahatlamaları için yemeğe değil destek ve ilgiye ihtiyaçları vardır. Çocuklar, üzüldükleri ve kırıldıkları zaman ağlayabilir. Kızdıkları zaman bağırabilir. Duygularını bir şekilde belli etmeyi, ifade etmeyi öğrenmeliler. Yeme bozuklukları yani aşırı kilolu olma ya da aşırı zayıf kalmaya çalışma çoğunlukla duygularını ifade edemeyen kişilerde görülür.

Yemeğin ceza olarak kullanılması da sık rastlanan bir durumdur. Anne ve babaların çocuklarına kızdıkları zaman onları aç bırakmaları, onları bu şekilde eğitmeye çalışmaları iyi sonuçlar vermez.  Çocuklar, doğal açlık hislerinden dolayı yemek isterler. Cezalandırma sistemi onların ne zaman gerçekten aç olduklarını hissetmelerini engelleyebilir.

Çocuğu aç değilken yemeye zorlamak veya canı sıkıldığında ona yemek vermek çocuğun açlık hissini yok eder. Çocuk açlık ya da tokluğu dikkate almamayı öğrenir. Ebeveynlerin ‘Yemeğini bitirene kadar sofradan kalkmak yok!’ gibi ifadeler kullanması yaygındır. Çocuğun, tabağındaki her şeyi yemesi için ona baskı yapmak da oldukça sakıncalıdır. Yemekle ilgili tartışmak, yemeği odak noktası haline getirir ve bunun hiç bir faydası yoktur.

Oyun oynama konusunda yüreklendirmek çocuğun zamanını değerlendirmesine yardımcı olur. Oyun oynamak, bisiklete binmek, boyama yapmak, hamurla oynamak gibi aktiviteler TV seyretmekten çok daha yararlıdır. TV karşısında sıkılan çocuk yanıltıcı bir açlık hissine kapılabilir. Böylece çocuklar sıkılmayı bir şey yeme isteğiyle özdeşleştirebilirler. Ya da TV karşısında yemek yedirilen çocuklar ne yediğini ve ne kadar yediğini fark etmeden yemeğini tüketir. Böylece bilinçsizce, miktarını ve ne yediğini önemsemeden yemek yiyen bireyler çıkar ortaya.

Normal beslenmenin, günde üç dengeli öğün ve iki sağlıklı ara öğünden oluştuğunu çocuğa öğretmek ebeveynlere bağlıdır. Yemek saatleri her gün aşağı yukarı aynı saatte olmalıdır. İstediklerinde yiyebilecekleri sağlıklı ara öğünler sağlanmalıdır. Çocuk açlık derecesine göre yiyip yememeye kendi karar vermelidir.

Çocuklarınızın yeni yiyecekler denemeleri ve tatmaları konusunda onları teşvik edebilirsiniz. Onlara kendi yeme ve keyif alma duygularını geliştirmeleri için olanak sağlayın. Neleri sevip neleri sevmediklerini keşfetmeleri için imkan verin.

Bir diğer yanlış da çocukların abur cuburdan uzak durması gerektiğini düşünmektir. Ara sıra ‘abur cubur’ tüketmek problem değildir. Abur cuburu yasaklamak, sadece çocuğun okul yaşına gelip arkadaşlarında çikolata, kurabiye ve cips gördüğü zaman daha fazla acur cubur yeme isteği geliştirmesine sebep olur. Yasak olan şeyler daha caziptir ve yasak olan yiyeceklere karşı istek geliştirmek daha kolay olur. Bu yiyecekler yenildikten sonra suçluluk gelişebilir.

Aynı zamanda çocuğa iyi bir örnek de olmalısınız. Çocuklar davranış ve yaşam biçimlerini en yakınlarındaki rol modellerinden alırlar ve eğer anne babaların söyledikleri ve yaptıkları birbirini tutmazsa inandırıcı olmayacaktır. Örneğin durmadan abur cubur yiyen bir ebeveynin çocuğuna abur cubur yeme demesi yanlış bir yaklaşım olacaktır.

Eğer sıkça yemeği kendinizi ödüllendirmek ya da rahatlatmak için kullanıyorsanız, çocuğunuz da bunu öğrenecektir. Eğer sıkılınca yiyorsanız aynısını yapacaktır. Eğer öğün atlıyorsanız ve bir yeme düzeniniz yoksa bunu çocuğunuz da aynen uygulayacaktır. Sürekli diyet yapan anne babaların çocukları, diyet yapmanın normal olduğunu düşünür. Çocuk yürümeyi ve konuşmayı nasıl çevresindekilere bakarak öğreniyorsa, yeme alışkanlıklarını da bu şekilde öğrenir.

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA