Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET KARAASLAN

AKGIŞLALI AHMED’İN AĞITI

Bu haber 31 Ağustos 2018 - 11:13 'de eklendi ve 35 kez görüntülendi.
AKGIŞLALI AHMED’İN AĞITI

(Kaynak kişi: Senem Karaaslan)

Akgışla’dan Ahmed ismindeki bir genç, Yemen’e asger olarah gitmiş. Giderken sağlıhlı, gürbüz, civan gibi bir deliganlıymış. Yaylanın yiğidi, Yemen’in sıcah ve gurah iklimine dayanamamış. Gomutanları, ondan umutlarını kesmiş olmalılar ki, memlekete hava değişimi için göndermişler.

Bin bir güçlüklerden sona Ahmed, Akgışla’ya gelmiş. Evine geldiğinde ailesinden kimse yohmuş. Gapı kilitli olduğundan içeri girememiş.

Dizinin dermanı tükenmiş, adım atacah hali galmamış. Gapılarındaki daşın üstüne oturmuş. Sırtını güneşe dönerek, başını ellerinin arasına alıp derin derin solumaya başlamış.

Hâli perişan! Üstü-başı da hâlinden daha kötüymüş. Başındaki fesi delik deşik olmuş. Ceketi paramparça, bacağındaki şalvarı lime lime yırtılmış…  Bu şalvarın üzerinde kemer yerine bağlanmış kendirden bir ip varmış…

İncelmiş, çöpe dönmüş bir vücut. Şahah kemikleri dışarı fırlamış, avurtları içeri çökmüş bir çehre…

Göğsü yarı yerine gadar açıh, kemiklerinin üstünü yarı canlı mosmor bir deri örtüyomuş. Nefes alış verişinde hırıl hırıl öten göğsü, inip inip kalhıyomuş.

Olmasıyla olmaması arsında farhı bulunmayan, yemenisini çıhararah, tahta gibi incelmiş ayahlarını ısınması için güneşe uzatmış…

Öylece eve gelecek olan ailesini beklemeye başlamış…

Ahmed, bu hâliyle dinlenirken bacısı çıhagelmiş. Önce onu tanıyamamış, garip birisi sanmış. Yanına yahlaşarah sormuş:

— Ede kimsin, ne istiyon?

 

Ahmed, güçlükle başını galdırıp bahmış. Dinlenmekten biriktirdiği guvveti ile ancah şöyle cevap vermiş:

— Ya bacı, beni tanımadın mı, gardaşın Ahmed’i bilemedin mi?..

Bacısı, edesinin boynuna sarılmış. Gavuşmanın sevinci ile Ahmed’in kötü vaziyetinin acısı birbirine garışmış…

Aradan birgaç gün geçdikden sona acı sevinci basdırmış.

Ahmed, tüm sevdikleri ile hasretliğini gidermiş, dönüşü olmayan yolculuğa biletini alarah bu dünyadan hareket etmiş…

Yemen’e gidip de dönmeyen, dönüp de Murat alamayanların sayısını Allah (c.c.) bilir… Ahmed’in bacısının yahdığı ağıtlar gibi hatıraları galanlar, yattığınız yerler nur olsun…

Yemen çölü Yemen çölü,

Tüm gırılsın Arap eli.

Ağzının içinde dili,

Gara gara yanmış beli!..

 

Gitmen Yemen’e aşağı,

Gırılsın Arap uşağı.

Sarı kemerinen saldım,

Kendirden etmiş guşağı.

 

Yandım ey Allah’ım yandım,

Yandım da, kebaba döndüm.

Gelmiş gapıya oturmuş,

Gördüm de dilenci sandım.

 

Bibisinin gızı döne

Gel ağlıyah yana yana.

Dün gızına üzüm verdi,

“Al yiğenim” diye diye.

 

Yuharı Ahmed’in durağı

Başga gardaşın marağı

Adı batsın Yemen çölü,

Ahmed, Yemen’nin çırağı.

 

Yarın ördürrüm beliği,

Gayrı bozarım gılığı.

İçeriye girdiğimde,

Ahmed de vermiş soluğu.

 

Salın mor beliğim salın,

Gezemedim gülüm-salım.

Duşmanlar “şükür”[1] ediyo,

Bir tek bize mi var ölüm?

 

 

[1] Ahmet’in ölümü üzerine düşmanların “çok şükür” dediğini duyan bacısı, onlara da böyle bir sitem yollamış.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA