PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

ALİ ASLIM YAZIYOR…ÜSTAD MEHMED ÂKİF’İN YAKIN DOSTU MUAZZEZ ŞEHİD ‘’ALİ ŞÜKRÜ BEY

ALİ ASLIM YAZIYOR…ÜSTAD MEHMED ÂKİF’İN YAKIN DOSTU MUAZZEZ
ŞEHİD ‘’ALİ ŞÜKRÜ BEY (1884-27.03.1923)’’ VE KAYSERİ
Yakın tarihimizin en kahraman simalarından biridir. Aziz vatanımız, dinimiz ve yüce milletimiz için; silahıyla, kalemiyle ve kelâmıyla müthiş mücadeleler vermiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Birinci Devresinde ‘’Trabzon Meb’usu ‘’olarak çok faal çalıştı. Faydalı hizmetler yaptı.
Deniz Kurmay Subayı idi.
Yunan ordusu ilerleyerek Polatlı- Haymana hattına geldi. Ankara’dan top sesleri duyuluyordu.22 Ağustos 1921 günü TBMM’de yapılan gizli oturumda Meclis’in Kayseri’ye taşınmasına karar verildi.
Ali Şükrü Bey, Mehmet Âkif’in ailesini Kayseri’ye getirdi.
Kayseri Sultaniyesi’nde (Lise) meclis çalışmaları için salon ve kürsü hazırlandı.
Ankara’da yaşanan sıkıntı ve telaş üzerine halk akın akın Kayseri taraflarına göç etmeye başladı. Panik havası oluştu. Bu kaçışın durdurulması ve halkın maneviyatının yükseltilmesi gerekiyordu.
Bu hususta Kayseri Mutasarrıfı Kemal Bey’in gayretleriyle birlikte Ali Şükrü Bey ve onunla beraber Kayseri’ye gelen; Sebilürreşâd dergisinin kurucusu Eşref Edib büyük çaba sarf etti.
Mutasarrıf Kemal Bey:
‘’Sebilürreşâd’a halkın itimadı ve muhabbeti’ ’dolayısıyla, halkın moralini yükseltici bir beyanname yayımlanmasını istedi.
Sebilürreşad adına ‘’Kayseri’nin hamiyetli ve fedakâr Müslümanlarına’’ hitabıyla yayımlanan bu beyannamede,’’ düşmanın Anadolu’nun kapılarını kırıp kirli ayaklarını vatanımıza soktuğu, yetim ve dulların feryatlarının göklere yükseldiği bir ortamda, Müslümanların canlarını feda etmeleri gerektiği, ticaret, mal ve evlat kaygısına düşülecek zaman olmadığı, duruma lakayt kalmayıp, uyumamak ve ağlayıp sızlayarak, acizlik belirtisi göstermektense düşmana karşı vatanı savunmak gerektiği ‘’gibi hususlar üzerinde duruldu.
Bu tür ifadelerin yer aldığı beyanname Vilayet matbaasında basıldıktan sonra Kayseri ve civarında halka dağıtıldı. Beyanname ayrıca Cuma namazından sonra Hükümet Meydanında toplanan halka okundu ve zafer için toplu dua merasimi yapıldı

Ali Şükrü Bey Kayseri’de bulunduğu müddetçe halkı birlik ve beraberliğe, düşmana karşı savunmaya çağırdı. Yaptığı irşad çalışmaları sonucunda büyük başarılar sağladı. Bu yolda her vasıtayı kullanan Ali Şükrü Bey, bazende cami kürsülerinde halka hitap etti. Anadolu’nun her yerinde halkı aydınlatmak için verdiği vaazlar ve hutbelerden Kayseri Ulu Camii’nde (Cami-i Kebir) okuduğu hutbe Eşref Edib tarafından not tutulmak suretiyle kayda geçirildi ve Sebilürreşad’ın Kayseri’de yayımlanan nüshasında basıldı.
Söz konusu hitabe Sebilürreşad’ın 24 Eylül1921 tarih ve 490. Sayısının bütününü kaplayan 14 sahifelik bir metindir.
Sebilürreşad’ın bu nüshası da on binlerce basılarak Anadolu’nun her tarafına dağıtıldı. (1)
Ali Şükrü Bey tarafından Kayseri Ulu Cami’de (Cami-i Kebir)irat olunan çok mühim hitabenin çok az kısmını-giriş bölümünü-yazdım:
ANADOLU’NUN BÜYÜK VE MUKADDES CİHADI
Bismillahirrahmanirrahim
Ya Eyyühellezine …
Ey Cemaati Müslimin!
Hepiniz bilirsiniz ki, şu mübarek mahallin ismi câmii şeriftir. Camiin manası cem edici toplayıcı demektir. Müslümanlar buraya toplanır, ibâdet ve tâatta bulunurlar. Milleti İslamiyye’nin ahvâli hakkında görüşürler.
Bilirsiniz ki; Müslümanlık bir ‘’Küll’ ’dür. Yalnız namazla oruçtan ibaret değildir. Dinimizin emrettiği siyasî, içtimâî, ahlâkibirçok vezâif de vardır. Yalnız namaz kılıp, oruç tutulup da bunlar ihmâl edilirse Müslümanlık ikmâl edilmiş olmaz. Yani böyleleri tam Müslüman olmaz. Nefsimizi terbiye ve tehzib için ibadât ve taatta bulunmak vazifemiz olduğu gibi ümmet-i İslamiyye’nin saadet ve teâlisi de içtimâî vazifemizdir. Ve bu vezâifin her ikisiyle de Kur’an-ı Kerim Müslümanları mükellef tutmaktadır.
İşte bu vezâif-i içtimâiyyenin birisi, icabı halinde cihad etmektir. Kur’an-ı Kerimde, Furkân’ı Hakîmde birçok ayâtı Kerime vardır ki, Müslümanları -zamanı gelince-cihâda davet eder. Bu ayât-ı Kerîme’den birkaç tane okuyacağım.
(Ali Şükrü Bey merhum bu girişten sonra Kur’an-ı Kerimde cihada, şehidlere ve şehadete müteallik âyeti Kerimeleri birer birer okuyup meallerini nakletti)
Esteîzübillah…
‘’ Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız yere saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah haksız yere saldıranları sevmez.’’
Bakara, 190
‘’Ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın fitne öldürmekten daha şiddetlidir.’’
Bakara, 191
‘’ Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın ve güzel hareket edin, çünkü Allah güzellik edenleri sever.’’
Bakara,195
‘’Sizde onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve cihad için beslenen atlardan hazırlayın! Onunla hem Allah’ın düşmanını korkutursunuz hem sizin düşmanınızı ve hem de başkalarının ki, onları siz bilemezsiniz Allah bilir. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tamamen ödenir, hiç de ziyan etmezsiniz’’
Enfal, 60
—————-
1- Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri Ansiklopedisi Sh:301-302

‘’Hem size ne oluyor ki Allah(C.C.) yolunda ve ‘’Ey Rabbimiz! Bizleri, bu halkı zalim memleketten çıkar, tarafından bize bir yardımcı gönder’’diye yalvarıp duran o zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?’’
Nisa ,75
‘’Ey o bütün iman edenler! Ne oldu ki size ‘’ Allah(C.C.) yolunda seferber olun’ ’denilince, yerinize yığıldınız kaldınız? Yoksa ahiretten geçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat o dünya hayatının zevki ahiretin yanında pek az bir şeydir.’’
Tevbe ,38
‘’Sizler gerek ağırlıksız ve gerek ağırlıklı olarak seferber olunuz ve mallarınızla, canlarınızla Allah(C.C.) yolunda cihad ediniz! Eğer bilirseniz bu sizin için hayırdır.’’
Tevbe, 41

  • Etiketler
  • Açıklama
  • ALİ ASLIM YAZIYOR…ÜSTAD MEHMED ÂKİF’İN YAKIN DOSTU MUAZZEZ ŞEHİD ‘’ALİ ŞÜKRÜ BEY (1884-27.03.1923)’’ VE KAYSERİ Yakın tarihimizin en kahraman simalarından biridir. Aziz vatanımız, dinimiz ve yüce milletimiz için; silahıyla, kalemiyle ve kelâmıyla müthiş mücadeleler vermiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Birinci Devresinde ‘’Trabzon Meb’usu ‘’olarak çok faal çalıştı. Faydalı hizmetler yaptı. Deniz Kurmay Subayı idi. Yunan […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz