ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLARLA ANILARI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Eylül 2016 - 16:22:40

Atatürk çocuklarla çok iyi geçinmesini bilir, onları sevdiği kadar da kendisini sevdirirdi. Bir toplantıda akilli bir çocuk görünce dayanamaz, onunla konuşurdu. Bu konuşma çocuğun sınıfına göre olurdu. Bazen aritmetik, bazen Türkçe dersinden sorular sorar, iyi cevaplar alınca memnun olurdu. Çocuk bir üstünlük gösteriyorsa ilgilenerek derslerine yardımcı olurdu.
Son yıllarda Ülkü’yü tanımıştı.
Ülkü, her zaman Atatürk’ün yanında bulunurdu. O kadar ki bazen misafirlerin yanında kucağına otururdu. Artik kimse küçük kıza kızmıyor, üstelik içten gelen bir sevgi ile küçük kızı seviyorlardı.
Ülkü, çok sevimli bir kızdı. Uzaktan Atatürk’ü görünce sevinçle koşar, Atatürk’ün kucağına fırlardı. Atatürk, her zamanki tatlı sesiyle küçük kıza neşeli şeyler söyler onun kalbini elde etmeğe çalışırdı.
Ülkü, onun bir parçası gibiydi.
Nereye gitse yanında otururdu.
Küçük kız, hasta olduğu zaman doktorlarla beraber muayene eder, hastalığı hakkında geniş bilgi alırdı. Ülkü, bir defa tifo olmuştu.
Doktorlar tifo geçici olduğu için hastanın yanına sokmak istemiyorlardı. Atatürk, hiç birini dinlemezdi. Hasta, Dolmabahçe’de yattığı için her gün Florya’dan Ülkü’yü yoklamaya giderdi. Bir gün, Atatürk, Yalova civarında gezintiye çıkmıştı. Yanında arkadaşları ve subaylar vardı.
Yolu bir an için karıştırdı. Atatürk, subaylığın verdiği görüş kuvveti ile derhal yolu kestirdi. Arkadaşlarına dönerek: “Bu patikadan” dedi.
O sırada karşılarına bir sığırtmaç çıktı.
Çocuğun karni sis, yüzü sapsarıydı. Atatürk’ün sorduğu suallere gayet akıllıca cevap veriyordu. Zeki gözleri parıldıyordu.
İsmi Mustafa idi. Sığırtmaç Mustafa. Türk çocuğunun zekâsını beğenen Atatürk, ona para vermek istedi. Almadı. Yol göstermek onun vazifesi idi. Para karşılığında iş yapılamazdı. Atatürk’ü bile tanımıyordu. Israr karşısında parayı almağa mecbur kaldı. Yalnız bir şartı vardı. Torbasındaki cevizlerden Atatürk’e verecekti. Atatürk o anda çocuğa sordu:
“Okumak ister misin”,?
Çocuk cevapladı; “elbette”, Ata yanındakilere emir verdi. Çocuğu alarak Şişli’deki “Çocuk Hastanesi”ne yatırdılar. Atatürk, onu hem yokluyor, hem de doktorlarla çocuğun sağlığı hakkında görüşüyordu.
Bir kaç sene sonra Sığırtmaç Mustafa, Kuleli Lisesi’ne girmişti. Derslerine çok çalışıyordu. Hiç sınıfta kalmadan subay çıktı ve şanlı Türk ordusuna katildi.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz