KEMAL TEKDEN: “GENÇLİK BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

KEMAL TEKDEN: “GENÇLİK BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

PTT’DEN ÖĞRETMENLERE ÖZEL KAMPANYA

PTT’DEN ÖĞRETMENLERE ÖZEL KAMPANYA

AHMET KAPLAN BAĞLAMA KURSU PÜR NEŞE İÇİNDE  DEVAM EDİYOR

AHMET KAPLAN BAĞLAMA KURSU PÜR NEŞE İÇİNDE DEVAM EDİYOR

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ ERKEKLER MÜSABAKALARI SONA ERDİ

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ ERKEKLER MÜSABAKALARI SONA ERDİ

MELİKGAZİ BELEDİYESPOR  KONYA DEPLASMANINA 3 PUAN İÇİN GİDİYOR

MELİKGAZİ BELEDİYESPOR KONYA DEPLASMANINA 3 PUAN İÇİN GİDİYOR

AVUSTURYA-VİYANA İZLENİMLERİM- II
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 25 Ağustos 2015 - 15:50:44

Belvedere Sarayı:Prens Eugen’e Osmanlı’nın Viyana kuşatmasında gösterdiği üstün performanstan dolayı hediye edilen saray burası. Bize okullarda “kış geldiği için Viyana’yı alamadık” diye öğretilse de sanırım ortada başarılı bir müdafaa söz konusuymuş ki kumandan Prense koskoca saray hediye edilmiş! Prens Eugen’in meziyeti mi, kışın azizliği mi bilinmez ama karşılığında elde edilen bu saray sanat ile donatılmış. Yukarı Belvedere ve Aşağı Belvedere olmak üzere iki bölümde gezilen sarayın yukarı bölümünde daimi eserler, aşağıda ise geçici sergiler oluyormuş. Buradaki en önemli eser Viyana’da her yerde replikalarıyla karşınıza çıkacak olan Gustav Klimt’in “The Kiss” yani “Öpücük” eserinin orijinali. Belvedere Sarayı şehrin içinde sayılır. Bahçesi gayet hoştu, mutlak gezmelisiniz!
Schönbrunn Sarayı:Meşhur Habsburg ailesinin yazlık sarayı Schönburunn. Her yazlık gibi biraz şehir dışında kalıyor, ama ulaşımı 20 dakika bile sürmüyor. U4 metrosuna atlayıp Schönbrunn durağında iniyorsunuz. Bize ilk gün gezdiğimiz saraylar yettiği için bir de buraya girmeyelim dedik, muhteşem bahçesinde dolandık. Sarayın içine girmek isteyenler için kısa bir bilgi vereyim, içeride kırk adet oda varmış. Hepsini gezmeye zamanı olmayanlar için kısa turlar, doyasıya gezeyim diyenler için uzun turlar var. Uzun tur alan Maria Theresia’nın odasını da görüyormuş. Turlar audioguidelar eşliğinde yapılıyormuş. Kim bu Maria Theresia? Yine Avusturya İmparatorluğu’nun güçlü kadınlarından biri. 16 çocuk doğurup her birini Avrupa ülkelerinin önde gelenleriyle baş göz etmeyi becermiş başarılı bir anne 🙂 Çocuklarından biri de şu Fransız ihtilali sırasında “ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” diyen Maria Antoinette imiş! Schönbrunn kompleksinde sadece saray değil, bahçede bir tepenin üzerinde kurulmuş zafer takı Gloriette ve sınır bitkilerinden yapılmış bir labirent de var. İsterseniz saray odalarını gezebileceğiniz, Gloriette’nin terasına çıkabileceğiniz ve labirentte kaybolabileceğiniz kombin Yine bu komplekste büyük bir hayvanat bahçesi, saray araçları müzesi ve Palmiye evi olduğunu da hatırlatayım…Museumsquartier’den yolun karşısına geçerseniz de önemli Viyana yapıları göreceksiniz. Volkstheatre, Volksgarden, parlemento binası, belediye (Rathaus) ve Burgtheater bu bölgenin görülmesi gereken binaları. Elinizde fotoğraflı bir rehber olması iyi olacaktır, yoksa hangi bina hangisi ayırtedemiyor insan. Graben Caddesi üzerindeki Veba Anıtı Viyana simgelerinden biri. Veba şehri terkedince adak olarak dikilmiş bu heykel, tarzı ise barok imiş… Gotik mimariye sahip bir kilise, çatısı ise mozaik kaplı. Aziz Stefan Kilise’sine yakın bir sokakta Mozart’ın bir dönem yaşadığı ve Figaro’nun Düğünü eserini bestelediği bir ev var, müze olarak kullanılıyormuş. Stephansdom etrafında Viyana’nın en önemli caddeleri var. En belli başlıları olan Karntner ve GrabenCaddeleri’ni mutlaka gezersiniz ama aralardaki irili ufaklı sokaklarla beraber diğer eski Viyana caddelerini de kaybolmak pahasına arşınlayın derim. Bir diğer Viyana ünlüsü olan Freud’un evi ile başladık. Sigmund Freud’un uzun zaman yaşadığı evi Berggasse sokağında. Kızı tarafından müzeye dönüştürülmüş bu ev zamanında muayenehane olarak da kullanılmış. İçeride Freud’un şapkası, bavulu, gözlüğü gibi kişisel eşyalarını görüyor; hastalarının bekleme salonunu ve muayene edildikleri odaları geziyoruz. Viyana’da ise onun mua 1 nolu tramvaya binip Hetzgasse durağında indiğinizde çok yakınına ulaştığınız renkli bina aslında düşük gelir düzeyine sahip kişiler için yapılmış sıkıcı bir sosyal konut iken, Hundertwasser’in eli değince eğimli yüzeylere sahip, pencerelerinden ağaçlar fırlayan renkli bir bina oluvermiş. Friedensreich Hundertwasser isimli aykırı asi bir mimar var. Sıradan görünümlü binaları çıldırtmak onun işiymiş. İlginç!

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz