KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

AYAKKABININ ÇAMURU
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Mart 2016 - 16:44:08

Evliyanın büyüklerinden Beyazıdı Bistami, (Allah ondan razı olsun) yağmurlu bir havada cuma namazını eda etmek için camiye gitmek maksadı ile evinden çıktı. Ancak sağanak halinde yağan yağmur yolunu oldukça çamur haline getirdi. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihata duvarına dayalı kaldı. Yağmur dindikten sonra caminin yolunu tutacağı sırada ayaklarına bulaşan çamuru dayanmış bulunduğu duvara farkında olmadan sildi. Nihayet caminin yolunu tutmak üzere iken aklına ayakkabısının çamurunu sildiği duvar bir Mecusi’ye ait olduğunu fark edince, kendi kendine ben ayakkabımı silmekle hakkım olmayan bir iş yaptım diyerek üzüldü. Ancak bu konuda Mecusi ile helalleşmek için hemen önce helalleşmek daha sonra camiye cuma kılmayı daha uygun olduğu kanaatini taşımak sureti ile başkasının kirletmiş olarak nasıl Allah’ın huzurunda durursun? Diye düşündü ve geri dönüp o meclisinin kapısını çaldı. O kapıyı açan Mecusi, buyurun bir arzunuz mu var? Diye sorunca sizden özür dilemeğe geldim dedi. Mecusi hayretle hayrola komşu ne özrü diye sordu. Bayazıdı Bistami’de Mecusi’ye karşı şöyle karşılıkta bulundu, “Biraz önce sizin duvarınızı elimde olmayan bir nedenle kirlettim (yani ayakkabımı sildim) insanlıkta ve dinde bu hareketin doğru olmadığı kanaatine vardım, ancak yağmurun şiddeti bana bu saygıyı unutturdu” deyince, Beyazıdı Bistami’yi dinleyen Mecusi hayretle peki ama ne zararı var? Zaten duvarlarımız çamur içinde.

Zira sizin ayağınızdan oraya sürülen çamur bir çirkinlik, bir noksanlık getirmez dedi. Mecusi’yi dinleyen Allah dostu Beyazıdı Bistami, Mecusi’ye karşı doğru ama bu bir haktır ilahi huzurda büyük mesuliyettir. Çünkü sahibinin rızasını almak lazımdır dedi. Mecüsi: “Bu zarafeti, inceliği ve insanı haklarına bu derece saygılı olmayı size mensubu bulunduğunuz dininiz İslam mı öğretti” diye sorunca, evet dinimiz ve bu dini tebliğ etmekle yükümlü bulunan son Peygamber Hz. Muhammed A.S.V. Efendimiz öğretti deyince, Mecusi “o halde niçin hala insanlar bu dinin doğru ve hak olduğunu idrak edip kabul etmezler diye üzüntüsünü ifade edip, Beyazıdı Bistamiye, sen şahit ol ben bundan sonra Mecusiliği bırakıp İslam oluyorum” der. İslam’ın ilkini teşkil eden mübarek cümlesi olan kelime-i şehadet ki (EŞHEDÜELLA İLAHE İLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDÜHÜ VERASUlÜHÜ) Diyerek İslam’la müşerref olur.

Yüce Mevla bütün insanlığın sonunu aynı şekilde İslam’ı kabul edipte şahadetle dünyadan ayrılmayı nasip eylesin.

**

GÜZEL AHLAK VE AFFEDİCİ OLMAK

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Ashabı ile birlikte otururlarken, Yahudilerden SENE BİN ZEEYİT isimli biri gelir.

Oldukça âlim olan bu kişi, Hz. Peygamberin yanına ulaşmak için bütün sahabeyi yararak ilerler, elbisesini şiddetinden, öfkesinden dolayı toparlayarak Hz. Peygambere, sizdeki olan alacağım parayı, acele öde diye çıkışmaya başlar. Daha sonra devam ederek sizler, Haşim oğulları bizlere olan borçlarınıza karşı çok tutarsızsınız diyerek Hz. Peygamber Efendimizin kalbini incitir.

Hz. Peygamber Efendimiz ise bu Yahudi’den biraz borç almış idi, ancak ödeme günü henüz tamam olmamıştı. Sonra mecliste bulunanlardan Hz. Ömer yerinden fırlayarak kılıcını çekip müsaade et Ya Resullallah kafasını uçurayım şu Yahudi’nin dedi. Hz. Peygamber, Ömer’e seni bu hale iten nedir, ben ve sen adama borçlu durumda olduğumuz halde, iyi bir karşılık vereceğimiz yerine, boynunu vurmak nerden çıktı der. Bu hali Cihan Peygamberinden işiten Yahudi şöyle karşılıkta bulundu, Sen hak Peygamber olarak gönderen Allaha yemin ederim ki, ben buraya borcumu almak için değil de, sizin ahlakı durumunuzu denemek için geldim, diye karşılık verdi. Çünkü alacağım borcumun henüz zamanı gelmemiş idi. Ancak bizim kitabımız Tevrat’ta seninle ilgili bütün konuları okudum, şimdi bilakis gözümle gördüm ve şahit oldum ki hepsi gerçekmiş.

Tek bir vasfını bilmiyordum oda ahlakı durumun idi, gördüm ki cahile karşı cahilane değil de, bilakis karşıdakini incitmeyecek bir şekilde karşılık verişin beni her yönü ile memnun etti. Şimdi ise sizin gerçek Peygamberliğinizden şüphem kalmayarak (EŞHEDÜENLAİLAHEİLLALLAH VE EŞHEDÜENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RASÜLÜHÜ) diyerek gerçek imanın tadını alır ve İslam’la şereflenir. Daha sonra Hz. Muhammed’e şöyle der, Ey Muhammed senden alacağımı istemiyorum, sen onları Müslümanların fakirlerine sadaka olarak dağıt diye beyanda bulundu.

Burada alınacak husus, doğruluğun, hoşgörülüğün, samimiyetim halledemeyeceği hiç bir husus yoktur. Allah bizleri gerçek doğrulardan eylesin.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz