YEMLİHA YOLU’NU KULLANAN SÜRÜCÜLERE UYARI

YEMLİHA YOLU’NU KULLANAN SÜRÜCÜLERE UYARI

BAĞLAMIŞ, “ AMACIMIZ ŞEHRİMİZE VE ÜLKEMİZE HİZMET ETMEK”

BAĞLAMIŞ, “ AMACIMIZ ŞEHRİMİZE VE ÜLKEMİZE HİZMET ETMEK”

YOL ÇİZGİLERİ MELİKGAZİ BELEDİYESİNCE YAPILIYOR

YOL ÇİZGİLERİ MELİKGAZİ BELEDİYESİNCE YAPILIYOR

NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU

NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU

ERÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 4 BÖLÜMDEN 500 ÖĞRENCİ MEZUN OLDU

ERÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 4 BÖLÜMDEN 500 ÖĞRENCİ MEZUN OLDU

AYŞE UZUNLU’DAN 8 MART MESAJI
AYŞE UZUNLU’DAN 8 MART MESAJI

Kayseri Kadın Platformu adına Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından hazırlanan Dünya Kadınlar Günü Basın Bildirisinde şu ifadeler yer aldı: 8 Mart, kadınların uluslararası dayanışmalarını ifade eden sembolik bir tarihtir. Çünkü kadınlar kendilerine uygulanan eşitsizliğe ve ayrımcılığa dikkat çekmekte, maruz bırakıldıkları toplumsal ve ekonomik sorunları dile getirmektedirler. Dünyada ilk kez 1910’larda kutlanmaya başlayan bugün, ülkemizde […]

Kayseri Kadın Platformu adına Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından hazırlanan Dünya Kadınlar Günü Basın Bildirisinde şu ifadeler yer aldı:
8 Mart, kadınların uluslararası dayanışmalarını ifade eden sembolik bir tarihtir. Çünkü kadınlar kendilerine uygulanan eşitsizliğe ve ayrımcılığa dikkat çekmekte, maruz bırakıldıkları toplumsal ve ekonomik sorunları dile getirmektedirler. Dünyada ilk kez 1910’larda kutlanmaya başlayan bugün, ülkemizde ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. 1977 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bütün dünyaya 8 Martların ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak kutlanacağını ilan etmiştir.
Her yıl bugün için belli temalar seçilip farkındalık çalışmaları yapılmaktadır. Dünya‘da bu yıl planlanan kadın hakları kampanyası sosyal medyada “Değişim için cesur ol” etiketiyle yürütülmektedir. Bu kampanya çerçevesinde 30’dan fazla ülkede kadınlar greve gitmekte; bazı ülkelerde kadınların dünyadaki ekonomik gücünü göstermek ve kadın haklarıyla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla alışverişe çıkmamak, sadece kadınların işlettiği küçük dükkânlara gitmek ve dayanışma için kırmızı bir şeyler giymek gibi eylemler sergilenmektedir. Bugün siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda eşitlik mücadelesinin anlatıldığı ve kadın sorunlarına dikkat çekilen bir gündür.
Cinsiyet eşitsizliğinin en belirgin olduğu alanların başında siyaset gelmektedir. Kadınlar siyasette, özellikle de siyasi karar mekanizmalarında yeterince yer alamamaktadır. Siyasi parti kadın kolları genel olarak mahalle toplantıları, ev gezileri, kermes, hasta ziyareti ve yardım çalışmaları gibi siyasi getirisi düşük ikincil faaliyetler yürütmektedir. Parti içinde siyasi bir yapıdan ziyade sosyal bir kuruluş gibi davranmaktadır. Bu şekilde kadın sorunlarının siyasete taşınması ve kadınların karar alma mekanizmalarında temsilinin arttırılması oldukça güçtür.
Ülkemizde çalışma yaşındaki 30 milyonu aşkın kadının ancak 8.9 milyonu, yani % 29’u çalışmaktadır. AB ve OECD ülkelerinde ise bu oran
% 58-60 civarındadır. Türkiye, kadınların ekonomiye katılım uçurumu açısından 144 ülke arasında 128. sırada yer almaktadır. Ülkelerin refahının kadın istihdamının artması ile doğru orantılı olduğu ekonominin temel gerçeklerindendir. İstihdamı artırmak için pozitif ayrımcılığın etkin uygulanması gerekmektedir.
Son zamanlarda sık sık gündeme gelen taciz, tecavüz, çocuk gelinler ve aile içi şiddet sorunlarının, ancak ve ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel alındığı iyi bir eğitim ve cezaların arttırılması ile önleneceğini bir kez daha vurguluyoruz. 2011’de ülkemizin imzaladığı İstanbul Sözleşmesinde “Toplumsal cinsiyet” ve “Kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” tarifleri yapılmış; bu sözleşme önleyici ve koruyucu tedbirler alınmasını, kovuşturma yapılmasını ve politikalar geliştirmeyi zorunlu kılmıştır. Beklentimiz bu sözleşmenin tam anlamıyla hayata geçirilmesidir.
Bizler Atatürk’ün önderliğinde, birçok ülkedeki kadınlardan çok daha önce sosyal ve siyasal haklarına kavuşmuş kadınların torunlarıyız. Yok edilmek üzereyken Kurtuluş Savaşından başarıyla çıkmış ve kadın-erkek eşitliğine temel olan inkılâpları tek tek hayata geçirmiş olan Türkiye Cumhuriyeti birçok ülke için de örnek oluşturmuştur. Bugün adları savaş ve acılarla anılan birçok ülkede geri kalmışlık yine en çok acıyı kadınlara çektirmektedir. Ülkemizin terör mücadelesinde de kadınlarımız evladını, eşini, kardeşini şehit vermektedir. Bu acı hepimizin acısıdır.
Atatürk “ İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin?” demiştir. Kadının toplumdaki gerçek yerini alacağına ve barışın böylece güçleneceğine inançla 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyorum.(Kurum Haber)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz