Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ABDULLAH AYATA

BEŞTEPELERDE GÜN BATIMI

Bu haber 08 Aralık 2018 - 13:47 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.
BEŞTEPELERDE GÜN BATIMI

BEŞTEPELERDE  GÜN   BATIMI

Gökyüzünün, bulutlarını uzak kuytu köşelere dinlenmeye, yağmurlarını yakın muhitlere kısa süreli geçici görevlere, rüzgârlarını değişik iklimlerdeki insanları ikaz etmeye gönderdiği sakin bir Kayseri gündüzünün bitimine doğru, akşamın uzayan gölgeleri binaları okşamaya başladığında Beştepeler Parkı’na çıkıp, yeşil koru alanı içerisinde birbirine nispet yaparcasına gelişmiş, güzelleşmiş ağaçların altındaki bir piknik masasına veya gezi yolu kenarındaki şehir manzaralı bir banka oturursanız kısa zamanda içinize huzur dolar, ruhunuz ferahlar, gevşeyen bedeninizi kendi haline bırakarak zamanı unutur kendinizden geçersiniz…

Çevrede koşuşan cıvıltılı çocuk seslerinin azalmaya başladığını fark edince gayriihtiyari başınızı kalabalık piknik alanına doğru çevirirsiniz. Genellikle öğle vakitlerinde görkemli ağaçlar altına battaniyelerini, kilimlerini serip, sofra bezleri üzerine yiyeceklerini dizerek mangallarını kuran aileler piknik zamanlarını tamamlamış, toparlanmaya başlamışlardır. Artık eve dönme vaktidir. Kullandıkları gereçler sepetlere yerleştirilip, kilimler, battaniyeler itina ile katlandıktan sonra çevreyi kontrol edecekler. Yiyecek, içecek atıkları, küle dönüşen harlı köz yığınlarının kalıntıları çöp kutularına dökülüp, etraf itina ile gözden geçirildikten sonra yola çıkılacaktır. Onlar parkın giriş bölümlerinde, belediyenin tahsis ettiği otopark kısmındaki araçlarına doğru yol almaya başladığında gölgeler de uzamaya, yaklaşmakta olan akşam vaktinin ön belirtileri olarak havya hâkim olmaya başlamışlardır. Mangal ateşlerinden çıkan gri dumanlar gökyüzünde süzülerek hedeflerindeki bulutlara kavuşma yollarını belki de yarılamışlardır.

Bedenleriyle birlikte ruhlarını dinlendirmeye çalışan park müdavimleri mutlu bir gün geçirmenin huzurunu yaşamaktadırlar. Aralarından bazılarının ise bu mutluluğu oldukça farklı ve üst düzeydedir. Zira kimileri yaşlı annesini, babasını, kayınvalidesini o günlüğüne kapalı sıkışık odalardan kurtararak açık havada dinlenmelerinin keyfini tattırmış, kimisi çocuklarının özgürce enine boyuna koşarak oyun oynamasına sebep olmuş, kimisi her zaman bu imkânı bulamayan komşusu veya bir akraba ailesini davet ederek paylaşım görevini yerine getirmiştir. Herkes halinden memnun, yedikleri, içtikleri nimetleri bulduklarına şükrederek yola koyulurlar.

Güneş bir türlü terk etmek istemez Kayseri semalarını. Nöbet süresinin doluşuna pek aldırış etmez. Belli ki gidişinden sonra yanacak, kendisini pek de aratmayacak olan şehir ışıklarını kıskanır. Karanlık Baba, Ay Dede ittifakının son ihtarıyla mecburen yerinden kıpırdar. Ağır hareketleriyle önce şehir mezarlığındaki hüzünlü mezar taşlarını okşayıp, masum bakışlarını üzerlerinde gezdirdikten sonra onlarla vedalaşır. Karşı taraflardaki tepelere, Erkilet’e, Hıdırellez Tepesi’ne, Mimarsinan doruklarına, Ali Dağına son kez el sallar, Anadolu’nun ihtişamlı sancağı Erciyes’e de son vedasını yapıp hürmetini sunduktan sonra erincek adımlarla ilerleyerek başka diyarlara doğru yol alarak gözden kaybolur.

Işıklar yanar şehrin üzerinde Güneşe, Ay dedeye, yıldızlara nispet edercesine parlak, sevecen, genç, dinamik, akıcı, nurlu… Onlara,” Sizler merak etmeyin, gözünüz arkada kalmasın. Bu çok sevip gözettiğiniz güzel şehrin karanlıkta kalmasına izin vermeyiz. Tan ağarana kadar aydınlatma görevini bizler devraldık. Sizler gibi bizler de bu şehri, insanlarını yürekten seviyoruz. Onlarla bütünleştik. Bu muhitin müstesna sakinlerine evlerinde, sokaklarında, kaldırımlarında, parklarında tüm enerjimizle, içten gelerek, şevkle aydınlatma görevi sunmaya devam edeceğiz… ” dercesine.

İnsan kendini bu ışık harmanı içindeki ihtişama kaptırarak zihnindeki düşünce yumağını çözülmeye bırakır. Gündelik ama bir o kadar da ilginç insan manzaraları görünmeye başlar zihin ekranında silik görüntülerle…‘ Acaba, şu anda şehir ışıklarının gözetiminde kaç âşık birbirine iltifat yapıyor, giymiş olduğu en çekici giysisini teşhir edip, en nazik konuşma şeklini takınarak karşısındakine iyi yönlerini göstermeye çalışıyor?  Kaç heyecanlı çocuk evde babasının getirebileceği basit bir oyuncak için yolunu bekliyor? Kaç kadın akşam yemeği hazırlama telaşında, kaç liseli genç ev balkonunun bir köşesinde aile büyüklerinden gizlice arkadaşına telefon etmeye, mesaj çekmeye çalışıyor? Kaç işçi, yorgun bedenini sere serpe bıraktığı servis otobüsü koltuğunda uyuklamadan evine ulaşmayı umuyor? Ayaktaki kaç tramvay yolcusu göz ucuyla yan koltuklarda oturanların yaklaşmakta olan durakta inip inmeyeceklerini kontrol ediyor? Hasret taşıyan kaç araba şu anda çeşitli yönlerden Kayseri sınırlarına girmekte? Kaç hasta, hastane odalarının beyaz çarşaflı yatakları üzerinde nöbetçi doktorun durumunun iyiye gittiğini söylemesi umudunu taşıyor? Kaç sarhoş, kaderine kahrederek izbe meyhane masalarından kısık sesleriyle derdini duvar resimleriyle paylaşıyor ve bu gece kaç çocuk dünyaya merhaba deyip Kayseri nüfusuna katılacak…’gibilerden…

Birden müezzinin güzel sesiyle okumaya başladığı ezanla kendinize gelir, oturuş şeklinize çekidüzen verirsiniz. Belli ki yatsı vakti olmuştur. Tüm canlıların, canlılıkların hareketini durdurduğu o an huşu içerisinde içinize sindirerek ezanı dinlersiniz. Beden organlarınızda yavaştan hareketlenme başlar. Ayağa kalkıp, şöyle bir etrafa göz gezdirdikten sonra halinize şükredersiniz. Keyifli, huzurlu bir şekilde korunun temiz havasını derinlemesine içinize  çekerek kendinize gelirsiniz. Işıklar sizi çağırmaktadır artık.

Eve dönme gereği duyarsınız. Ve son olarak, “ şu an kaç insan Allah’ın huzurunda ibadet etmek için hazırlık yapıyor acaba?” düşüncesi geçer içinizden…

 

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA