BEŞİKTAŞ’TA İLK HEDEF DENİZ TÜRÜÇ VE  GÜRAY VURAL

BEŞİKTAŞ’TA İLK HEDEF DENİZ TÜRÜÇ VE GÜRAY VURAL

BAKAN ÖZHASEKİ MHP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET ETTİ

BAKAN ÖZHASEKİ MHP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET ETTİ

YILMAZ KARACA: YEREL BASINA “CANSUYU” ZAMMI ONAYLANDI

YILMAZ KARACA: YEREL BASINA “CANSUYU” ZAMMI ONAYLANDI

SGK VE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NDAN KTO ZİYARETİ

SGK VE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NDAN KTO ZİYARETİ

DEVELİ’NİN ÖRNEK MUHTARI YİNE İŞ BAŞINDA

DEVELİ’NİN ÖRNEK MUHTARI YİNE İŞ BAŞINDA

BİLGİSİZLİĞİN ÜST SEVİYESİ…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 12 Mart 2018 - 13:08:38

Defalarca yazdık, bir kez daha yazalım, bakalım anlayan olacak mı?

Önce şunu bir kez daha belirtelim. Tarih bilgisinden yoksunsanız, geleceğinizi yapılandıramazsınız. Mutlaka geçmişi bilmeniz gerekir ki doğru yolda olasınız…

Meydanda, hançeresi patlayıncaya kadar bağırarak, karşısındaki topluluğa sesleniyor…

“18 milyon metrekareden 780 bin metrekareye düştük…”

Şu soruyu soracak kimse yok karşısında, çünkü orası miting meydanı. Biz soralım bari…

Ne zaman düştük?

Temmuz da başlayıp 10 Ağustos 1920 yılında biten, ancak hiç bir geçerliği olmadığı halde, ülkenin dört bir yanı işgal edilen Serv antlaşması ve öncesinde, Osmanlı’nın gerileme ve çöküş döneminde kaybedilen toprakların suçunu, galiba Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yükleme gayretinde…

Oysa Ankara hükümeti, 23 Nisan 1920 yılında TBMM’ni açarak, Serv antlaşmasını imzalayan müstevlilere (İşgalcilere) yaptıkları antlaşmayı tanımayacaklarını hatırlatmıştı.

İkinci söz de şu: “Bu vatana el uzatacakların ellerini kırarım…”

Efendim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu ve Cumhuriyetin ilan edildiği günden bu yana, bu devletin topraklarına kimse el uzatamamıştı, kayalıklarına bile. Ama siz iktidara geldiğinizden bu yana, topraklarımıza dahil olan 18 adet adayı Yunanlılar işgal etti, farkında değilsiniz galiba!…

Şimdi sorumun biri şu…

Neden her meydanda bu yanlış bilgiyi topluma aktarmaya ve inanmalarını sağlamaya çalışıyor?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki kurucu kadroya saldırıyor?

Neden 1 milyon 600 bin metrekare toprağın II. Abdülhamit döneminde kaybedildiğinden söz etmiyor?

Elbette bunların cevabı çok basit ve bir o kadar da demokrasi adına ürkütücü bir durum.

Tarihi ve konuları saptırarak, önümüzdeki seçimlerde toplumdan yine oy devşirmek.

Elbette ahlaki olup olmadığı konusunu tartışmayacağım. Ancak tartışılması gereken, toplumun bu saptırmalara ne kadar inandığıdır.

Eğer toplum, bilgiden yoksun ve sadece söylenenler ile yetinip karar veriyorsa, kim ne kadar güzel konuşuyor ve saptırıyorsa, elbette o tarafa meyil edecektir.

Tehlikeli tarafı şu…

Giderek kötüleşen ekonomi ve demokrasinin bir noktada duvara tosladığını gördüğümüzde, iş işten çoktan geçmiş olacak.

Bugün yapılanların hepsi, nasıl edersem seçimleri kazanırım stratejisi üzerine kurgulanmaktadır.

Doğru mu?

Elbette demokrasilerde siyasi oluşumlar, ülke yönetimine taliptirler ve o yönde hareket ederek programlarını ortaya koyarlar, yalansız ve aldatmasız.

Seçmen bakar, bir karar verir ve o kara doğrultusunda da yönetime birileri gelir.

Ülkenin siyasi partilerinin seçimle de olsa iktidara gelmeleri, mutlak hakimiyet anlamı asla taşımaz. Yasalara uygun olarak ülke çıkarlarını korumaktır asıl görevleri…

Örneğin millet “Şeker fabrikaları satılmasın” diyorsa, satmayacaksın, nokta…

Yani demem o ki, milletini yanlış bilgilerle doldurmayacaksınız. Doğru bilgi vereceksiniz, millet de doğruyu bilecek ve kararını ona göre verecek.

Dip Not: Başaran Holdinge ait uçağın İran’da düşmesinden sonra, sosyal medya üzerinden yapılan çirkin yorumları gücümün yettiği kadar kınıyorum. Toplumun bu olaydaki tavrını, kinini, nefretini de anlamakta zorlanıyorum. Kazada hayatlarını kaybedenlere de rahmet diliyorum…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz