GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

BİLİNÇ, BELLEK VE İÇSEL DÜŞÜNCE
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 29 Temmuz 2015 - 18:34:58

Platon’a göre düşünce, insanın kendi kendini sorgulamasıdır: “Düşünce deneyimden, ruhun incelediği nesneler konusunda kendisiyle konuşmasını anlıyorum. Ama bana göre, ruh düşündüğü zaman, kendisiyle konuşmaktan, sorular sormaktan, yanıt vermekten, onaylamaktan ve yadsımaktan başka bir şey yapmaz.”
Rembrandt ise, “Düşünmediğim zaman yaşamadığım zamandır.” der. Belki de yaşamın insan için ne olduğunu en iyi şekilde bu ifade anlatır.
Descartes, Metot Üzerine Konuşmalar’da “Ben düşünen bir özden ya da ruhtan başka bir şey değilim,” diyerek Platon ve Rembrandt’i destekler ve düşünce ile var olmanın aynı anlama geleceğini ifade eder. Düşünen olmak, bilinçli olmakla aynı şey midir? Aynı şey ise, hayvanlar düşünebilir mi? Aklın bir boyutu olan düşünme, iki temel özellikten oluşur. Birincisi, düşünen canlı, dış dünyanın içsel bir görüntüsünü beyninde oluşturur. Bunları yer ve zamanla ilişkilendirerek belleğe kaydeder. İkincisi, bellekte kaydedilen verilerin sentezlenerek çıkarsama oluşturulmasıdır. Yani, iki ya da daha fazla içsel görüntü kıyaslanarak olası sonuçlar çıkarılır ve aralarından seçim yapılarak daha sonra ne olacağına karar verilir. İnsanlardaki düşünme süreci bu tanımdan bir adım daha öndedir ve beklenmedik durumlara da hazır olmayı içeren bir kısmı bulunur.
Donald Griffin düşünmeyi, nesnelerin ve olayların içsel imge ve görüntülerine karşılık verme süreci olarak tanımlar. Ona göre hayvanlarda dış durumu içeren bir içsel görüntü vardır. Marian Dawkins’e göre, bu içsel görüntüde, hayvan sadece belli kurallara uyuyorsa, “düşündüğünü” kabul etmek mümkün değildir. Çok iyi işleyen kurallara uyan bir hayvan bile düşünmeden, otomatik olarak önceden öğrenilmiş kalıplarla ve içgüdülerle bunu yerine getirebilir. Ama, hayvan yeni bir duruma kendi başına karar veriyor, karmaşık yanıtlar oluşturabiliyor ve kendi performansına zarar vermiyorsa, ancak o zaman düşünebildiklerini kabul edebiliriz.
Düşünce, büyük oranda bilinçli ya da bilinçsiz oluşturulan belleğe bağımlıdır. Bellek olmadan düşünce sürecini tanımlamak mümkün değildir. Eğer iki olayı karşılaştırmak düşünce ise, o zaman olaylardan en az birisini içsel olarak tutmak gereklidir. Düşünce, büyük oranda bilinçli ya da bilinçsiz oluşturulan belleğe bağımlıdır. Bellek olmadan düşünce sürecini tanımlamak mümkün değildir. Eğer iki olayı karşılaştırmak düşünce ise, o zaman olaylardan en az birisini içsel olarak tutmak gereklidir. Çalışma belleği, çevreden gelen uyarılara karşı uzun süreli bellekten yararlanarak yeni bir düzen oluşturur. Uzun süreli bellek, farkına varılmadan edinilen bilgi ile oluşan bilinçsiz-örtülü ve önceki deneyimlerin bilinçli olarak biriktirilip korunduğu bilinçli bellek olarak iki kısma ayrılabilir. Bilinçsiz bellekte dış dünyadan birçok veri alındığı halde, olayları birbirinden ayırt etmek mümkün değildir. Olaylara ilişkin kişinin yaşadığı bellek, zaman-uzay/yer sonuçlarından oluşur. Bunun için dikkat gereklidir. Belleğin diğer bir yönü de, dille yakından ilişkili olmasıdır. Öğrenilmiş sözcüklerin anlamlarını içerir. Bütün bu bellek tiplerini hayvanlarda tespit etmeden, düşünce süreçlerinin tam olduğunu kabul etmek güç görünmektedir.
İnsan bilincinin önemli bir parçasını oluşturan bellek, hayvanlardan farklılık gösterir. İnsan kendi isteğiyle bellek depolarından belirli olayları geriye çağırabilir (hatırlama). Bu istemli hafızadan bilgi çağırma, çevre ile etkileşime girmeksizin olabilir. Bu, kişinin belleği tetiklemesiyle olur. Hayvanlarda, kendi istekleriyle kendi bellek kayıtlarına ulaşma yetenekleri yoktur. Bellekten kayıtları çağırma, çevresel ipuçları ve etkileşimlerle ortaya çıkabilir. Zaten, konuşulan dil, bellekten otomatik olarak kelimeleri çağırma ile ortaya çıkar.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz