Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

BİR KAVANOZ ve İKİ FİNCAN KAHVE…

Bu haber 30 Ekim 2018 - 12:23 'de eklendi ve 89 kez görüntülendi.
BİR KAVANOZ ve İKİ FİNCAN KAHVE…

Değerli bir dostum, arkadaşım, bana Hollanda’dan bir video göndermiş.

Gönderdiği videoda bir hikaye var ve çok ilginç, paylaşmazsam olmaz…

İzlemiş de olabilirsiniz ama ben paylaşmak istiyorum.

Hikayenin adı; “Bir kavanoz ve iki fincan kahve…” ve hikaye şöyle…

“Bir profesör, bir gün elinde bir kavanoz ile derse gelir. Hiç bir şey söylemeden, elindeki kavanoz masanın üzerine koyar. Sonra da ağzına kadar tenis topu ile doldurur. Öğrencilerine, kavanozun dolup dolmadığını sorar. Bütün öğrenciler, hep bir ağızdan dolduğunu söylerler. Bunun üzerine profesör, önünde bulunan kutulardan birinde bulunan çakıl taşlarını kavanozunu içine doldurmaya başlar. Çakıl taşları, kayarak tenis toplarının arasındaki boşlukları doldurur. Profesör tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar öğrencilerine. Öğrenciler, yine hep bir ağızdan dolduğunu söylerler. Bunun üzerine profesör, yine önünde bulunan bir başka kutuyu eline alır ve içinde bulunan kumları yavaşça kavanoza döker. Kum taneler, çakıl taşlarının arasındaki boşlukları doldurur. Profesör yine sorar, öğrenciler yine kora halinde dolduğunu söylerler. Profesör, bu kez masanın altındaki hazır bekleyen iki fincan kahveyi alı, başlar kavanoza dökmeye. Kahve de kumların arasındaki boşlukları doldurur. Öğrenciler bunun üzerine gülmeye başlarlar. Ardından profesör öğrencilerine döner ve şöyle der…

Bu kavanoz, sizin hayatınızdır. Tenis toplar ise, hayatınızdaki önemli şeylerdir. Yani, aileniz, çocuklarınız, sağlığınız, arkadaşlarınız gibi. Diğer şeyleri kaybetseniz bile, bunlar hayatınızı doldurmaya yeter. Çakıl taşları ise, sizin için daha az önemli olan diğer şeylerdir. Yani, işiniz, eviniz, akrabanız gibi. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir.

Kavanoza önce kum doldurursanız, çakıl taşlarına ve özellikle tenis toplarına yer kalmaz. Aynı şey, hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar israf ederseniz, bu defa önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önemli olan şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın, sağlığınıza dikkat edin, sevdiklerinizle yemeğe çıkın, evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri sıralamayı iyi bilin. Gerisi hep kumdur…

O sırada öğrencilerden biri, merakla şu soruyu sormuş: Hocam… Hepsi tamam da o iki fincan kahve nedir?

 

Profesör, gülerek, bu soruyu bekliyordum. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun sevdiklerinizle ve dostlarınızla her zaman bir fincan kahve içecek kadar zaman vardır.”

XXX

Kavanozunuz, alabildiği kadar tenis topları ile dolu olsun.

Elbette çakıl taşları da olsun, kum da bulunsun. Dostlarınızla kahve içecek zamanınız da elbette olacaktır.

Ama bir şartla…

Hikayenin de dediği gibi, önceliklerinizin sırasını doğru tespit edin ve sırayı şaşırmayın.

Benim, yıllar önce, “Personel eğitim programıma” eklediğim bir çember var. Adına “Mutlu ve başarılı hayat çemberi” demiştim…

Gün içindeki programınızı doğru ve yerindelik ölçüleri içinde yaparsanız, hem mutlu olursunu, hem mutlu edersiniz, hem de başarılı olursunuz…

Hazırladığım o çemberin altına da şunları yazmıştım…

  1. Zaman, tekrar kazanılması mümkün olmayan değerdir. Zamanı yararlı kullanmak, artı bir sermayedir.
  2. Hiç bir değer, ailenizin sağlık ve mutluluğundan üstün değildir.
  3. “Konu” ve “soru”nun anlaşılması, çözümü kolaylaştırır.
  4. “Değerleri” korumak ve yenilerini edinmek, varlığınızın; sağlıklı, mutlu ve bilgi yetişen gençlik, geleceğinizin teminatıdır.
  5. İnanç, ruh dinginliğinizin ilacıdır.

 

XXX

 

Bağlayacak olursam…

Yeni mevsime girmek için önümüzde bir ayımız daha var. Kış mevsiminde kavanozunuz tam da sizin arzuladığınız gibi dolu olsun. Kestaneleriniz de bol olsun. Sobanız, hep yanıyor olsun.

Ama şunu da unutmayın…

Eğer ülkenizin kavanozu yanlış dolmuş, önce her tarafını kum kaplamışsa, sizin kavanozunuzu doğru ve istediğiniz gibi doldurmanız mutluğunuza yetmeyecektir.

İşte o vakit, gelecekte aklınızı kullanmadığınız için çok pişmanlıklar yaşayacaksınız…

Ne var ki, aklınızı kullanamamaktan doğan pişmanlığı, tek başınıza değil de millet olarak hep beraber yaşadığımızı düşünürseniz…

Ne dersiniz?…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA