TEKDEN ÖĞRENCİLERİ PAZAR YERİ ETKİNLİĞİNDE TİCARET ÖĞRENİYOR

TEKDEN ÖĞRENCİLERİ PAZAR YERİ ETKİNLİĞİNDE TİCARET ÖĞRENİYOR

MÜFTÜLERDEN YAHYALI’YA ÇIKARMA

MÜFTÜLERDEN YAHYALI’YA ÇIKARMA

KAYMESKOM  MELİKGAZİ ‘ DE

KAYMESKOM MELİKGAZİ ‘ DE

ORTADOĞU’DA MEZHEP VE SİYASET BÜSAM’DA KONUŞULDU

ORTADOĞU’DA MEZHEP VE SİYASET BÜSAM’DA KONUŞULDU

KONSERVATUVAR’DAN TÜRKÜ ZİYAFETİ

KONSERVATUVAR’DAN TÜRKÜ ZİYAFETİ

BOP’A ORTADOĞUN’NUN DİZAYNLARI-2
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 7 Kasım 2017 - 12:01:16

SYKES –PİCOT ANTLAŞMASI VE BALFOUR DEKLARASYONU
VEYA I. BOP’DAN II. BOP’A ORTADOĞUN’NUN DİZAYNLARI-2
(kocabassuleyman@gmail. com)
Günümüzde, Amerika’nın II. Büyük Ortadoğu Projesi hedeflerinden olarak Afganistan’da savaşması da (Tarihte İngiltere gibi Irak’ı da kendi hakimiyeti altına alması yanında) , tarihin tekerrür açsından I. Dünya Harbi yıllarında İngiltere’nin Afganistan’daki savaşının tıpa tıp benzeri olmuş, diğer emelleri ve aksiyoneliklerine benzerlik olarak da II. Büyük Ortadoğu Projesi neredeyse I. Büyük Ortadoğu Projesinin tarih açısından bir tekerrürü olarak kendisini göstermiştir.
2 Kasım 1917 Balfour Deklarasyonu
Sykes –Picot Antlaşması, genelde, Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra, İngiltere’nin Ortadoğu coğrafyasında “güvenliğini sağlamak ” ve “petrol üzerine hakimiyetini kurmak” gibi iki esaslı jeostratejiye dayanıyor ve bu adı geçen antlaşmayla büyük ölçüde gerçekleştiriliyordu.
Kasım 2017’de başta İsrail olmak üzere İngiltere’nin kendi emelleri açısında 100’üncü yıl dönümünü kutladıkları 2 Kasım 1917 Balfour Deklarasyonu ise, “Bağımsız İsrail Devleti” nin kurulmasına giden yolda dikilen “ilk kilometre taşı” olduğu için İngiltere’nin I. Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir diğer “alt versiyonu” olarak karşımıza çıkmaktadır.
20. yüzyılın başlarında “Vaat Edilmiş Toprak Filistin” de bağımsız bir “Yahudi Devleti” kurmayı amaç edinen Siyonist cereyanın bu amacını gerçekleştirmede takip ettiği yolun esası, “Büyük Devletlerden birisinin himayesinde İsrail Devletini kurmak” tı. Siyonistler nezdinde, bunun giderek dünyanın süper gücü İngiltere olabileceği hükmüne varılmış, İngiltere’deki Siyonistlerin lideri ve kurulan İsrail devletinin ilk cumhurbaşkanı ChaimWeizman, yazdığı otobiyografisinde, “İngiltere’nin himayesinde kurulacak Yahudi devletinin Ortadoğu’da İngiltere’nin çıkarlarının jandarması olması karşılığı” (ChaimWeizmann, Trial andError, New York, 1949, s.192) İngiltere’yi Siyonizm davasına kazanınca, Amerikalı ve İngiltereli Yahudi zenginleri harpte açık veren İngiliz bütçesini desteklemek için keselerinin ağızlarını açmışlar, cephelerde bile Osmanlının yenilip dağılması için İngiliz birliklerine yardım etmişler, bu cümleden olarak 1915’de Çanakkale Cephesine bir Siyon Katır Alayı gönderilmiş, 5000 kişilik gönüllü 5 Yahudi alayı ise 1916- 17’de General Allenbey’in emrine Filistin Cephesinde Türklere karşı savaşmıştır.
Siyonist Yahudiler, en sonunda bu yardımlarının karşılığını İngiltere’den almışlar, İngiliz Dışişleri Bakana Arthur James Balfour’un 2 Kasım 1917’de İngiltere’nin en zengin Yahudisi parababası Siyonist LordWalter Rothshild’e gönderdiği “Filistin’in Yahudi milli yurdu olarak kabul edileceği” mektubuna “Balfour Deklarasyonu” denilmiştir.
1920’deki “barış görüşmeleri” nde Milletler Cemiyeti tarafından Sykes –Picot Antlaşması ile “Milletlerarası Bölge” ilan edilen Filistin İngiliz manda idaresine verilmiş, İngiltere, buraya kendi vatandaşı Yahudi ve Siyonist HerbertSamuel’i Yüksek Komiser olarak atamıştır. Samuel, Filistin’e ayak bastığında Yahudiler tarafından büyük bir coşkuyla, “Yeni Musa” sloganı atılarak karşılanmıştı (E. AlexandrPowell, TheStruggleforPower in MoslemAsia, New York, 1923, s. 247).
HerbertSamuel, 1948’e süren kadar Yüksek Komiserliği sırasında hep Yahudileri kayıran ve Filistinli Arapları ezen bir politika takip etmiş, I. Dünya Harbi bu olup bitenlerle Siyonizm’in emellerine yararken 1939 – 1945 zaman diliminde yaşanan II. Dünya Harbi de Siyonist emellere hizmet etmiş, Almanya’da Hitler’in “zulmünden” denilerek “Siyonistlerle anlaşmalı ve kontrollü olarak” nitelendirilen 650 bin Alman Yahudisi Filistin’e getirilince nüfus dengesi Yahudiler lehine bozulmuş, bundan ayaklanma fırsatı bulan Yahudiler ayaklanarak 1948’de yine 1920’de olduğu gibi Birleşmiş Milletler Teşkilatının kararıyla bağımsızlık emellerine ulaşmışlar, bunlar sonucu, Siyonist literatürde hep “I. ve II. Dünya Savaşları, Birleşmiş Milletlerin kurulması hep bize yaradı” yorumları yapılmıştır. Günümüzde II. Büyük Ortadoğu Projesi ile gelen ve devam etmekte olan III. Dünya Savaşının “Siyonist yorumu” ise, bu savaşın da Siyonizm’in emellerine hizmet edeceğinden bahisle, bununla henüz ulaşılamayan “Vaat Edilmiş Topraklar” ın son sınırlarına (İsrail’in Misak –ı Millisi) ulaşılarak “Büyük İsrail” kurulmasına yönelik yorumlardır. Görülüyor ki I. BOP ve II. BOP’un ortaya çıkış sebeplerinden birisi ve belki de en esaslısı İsrail’in kurulması ve büyütülmesi olmuştur.
Balfour Deklarasyonu’nun 100’üncü yılıdönümü sebebiyle İngiliz Başbakanı TheresaMay’ınsarfettiği şu sözler ilginç ve düşündürücüdür: “İsrail devletinin kurulmasında sahip olduğumuz rolden dolayı gurur duyuyoruz ve kesinlikle deklarasyonun 100’ üncü yılını gururla kutlayacağız” (2 Kasım 2017 tarihli gazeteler).
Bu övünmek boşunu değildir. Zira, dün olduğu gibi bu gün de İsrail devleti Ortadoğu’da İngiltere ve Amerika’nın “jandarması” olmaya devam etmekte, Anglo –Saksonjeostrateji, Ortadoğu’da Müslüman Araplara nazaran “Kitab-ı Mukaddes Ehli” nden (Tevrat –İncil bileşkesi kitap) Musevi Yahudileri, “daha iyi jandarmaları” olacaklarını gördükleri için İsrail’in her türlü icraatına itirazsız destek vermeye devam etmektedirler.
II.BOP
Günümüzde süper güç Amerika’nın liderliğindeki II. BOP ise, Komünizm çöküp, Soğuk Savaş Dönemi sona erdikten sonra, bu sefer de ABD-Batı –İsrail müttefik ekseninin kendisine yeni bir tehdit olarak “İslam’ı” ve “İslam Dünyasındaki gelişmeleri” görüp, Ortadoğu merkezli İslam dünyasında adı geçen üçlünün “güvenliği” ve “petrolü kontrolleri altında bulundurmak” için ortaya çıkmış bir proje olup, bunların sağlanmasına yönelik Ortadoğu’nun yeni haritası, buradaki Müslüman devletleri 2, 3, 4 ve 5’e bölmek, “Büyük İsrail” için Müslüman milletleri soykırımlar ve göçe zorlamalarla Ortadoğu’yu bunlardan boşaltmak suretiyle, kendilerine zararsız olacak şekilde yeniden dizaynını esas almaktadır ki, bunun süreci günümüzde yaşanmaya devam etmektedir.
Milletimiz, tarihinde I. BOP’la üzerinde oynanan yıkıcı ve bölücü oyunların hesaplarını bozmasını bilmişti. I. BOP’un Anadolu yarımadasını paylaşım antlaşmaları ve haritaları, 1918 – 1922 zaman dilimini kapsayan “Türk İstiklal Harbi” günlerine “1920 Sevr Antlaşması “ mecmuu ile yansıtılarak milletimize zorla ve savaşlarla kabul ettirilmeye çalışılacak, milletimizin büyük bir birlik ruhu göstererek kazandığı zaferle bu akim bırakılacaktır.
Öyle inanıyoruz ki, günümüzün II. BOP’u bu sefer,bölgemizde topyekun olarak başarısız olacaktır. Günümüzün Ortadoğu’su artık dünün Ortadoğu’ su değildir; gittikçe güçlenen ve uyanan Ortadoğu milletleri, II. BOP’u akim bırakacaklar, devam etmekte olan III. Dünya Savaşı bunların zaferiyle sonuçlanacaktır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz