GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

ÇOCUK VE GAZETE-DERGİ OKUMA ALIŞKANLIĞI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 27 Haziran 2016 - 15:22:32

Yazılı iletişim açısından çocukların yaşamına giren bir diğer kitle haber¬leşme aracı, kitapları izleyen “Gazeteler ve Dergilerdir”. Çocukların süreli yayın okuma alışkanlığının yetişkinlerin gazete ve dergi okuma alışkanlıkları ile ya¬kından bağlantısı bulunmaktadır. Genel kanı, toplumsal açıdan yetişkinlerin sosyal ve eğitim düzeyi açısından gazete ve dergi okuma alışkanlıkları nasıl ve ne yönde gelişiyorsa, çocukların da bu alışkanlığı devam ettireceği yönündedir. İlk Türkçe gazetenin yayımının 1831 tarihine rastladığı düşünülecek olduğunda, toplumumuzun gerekli okuma alışkanlıklarını geliştirmiş, düzenli okuma ve araştırma alışkanlıklarına sahip, okuryazarlık oranı yüksek bir toplum olması gerekmektedir. Ancak, gazete dergi yayım tarihinin bu denli eskilere gitmesi ile gazetelerin sayılarının artışı ve tirajlarının yükselmesi arasında ne yazık ki çok fazla zaman geçmesi gerekmiş, Cumhuriyetten sonra hızlanan okuma yazma seferberliği ile birlikte Türkçe gazetelerin yayınlanması ve çok sayıda gazete ve dergiye kavuşulması da ancak çok sonraları gerçekleştirilebilmiştir. Okuma yazma oranının hala düşük düzeyde olması gazetelerin etkinlik yönünden kitaplar ve dergiler gibi, radyo ve televizyonun arkasından gelmesine neden olmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk Türkçe dergiler daha çok bir bülten niteliğindeki Vakayii Tıbbiye (1266-1850), Mecmua-i Fünün (1862) ve ilk resimli dergi olan Mir’at (1862) dır. 1919–1938 yılları arasında, özellikle İstanbul ve Ankara’da çok sayıda dergi yayınlanmış olduğu görülür. Tüm dönemde yayınlanan Türkçe dergilerin sayısı 962’dir. Bunlardan 317’si eski harflerle 519’u yeni harflerle yayınlanmış, 85’i ise eski harflerle başladıkları yayın hayatına yeni harflerle devam etmişlerdir. Dergilerin çok kısa ömürlü olduklarını varsaymak yanlış olmayacaktır. Ancak, dergi deyince akla bol resimli, az yazılı edebi ve bilimsel kimliği tartışılan yayınlar gelmektedir. Günümüzde özel ilgilere yönelen çeşitli dergiler çıkmakla birlikte, bunların tirajları fazla yüksek değildir. Yazılı kitle iletişim araçları olan gazeteler ve dergilerin de kitaplar gibi çoğunlukla özel girişimlerce hazırlanıp dağıtılması söz konusudur. Gazete ve dergi okuyuculuğu söz konusu olduğunda, ülkemizin değişik yörelerinde farklı oranların söz konusu olduğu görülmektedir. Kimi illerimizin yerel basını güçlü ve bu basını takip edenlerin oranı fazla olabildiği gibi, kimile¬rinde ise basından söz etmenin bile olanağı bulunmamaktadır. Gazetelerin ve dergilerin illere göre dağılımında, nüfus, yörenin ekonomik gelişmişlik etkenle¬ri, ulaşım sisteminde iyi bir konuma sahip olma ve yöre halkının sosyal durumu, eğitim ve kültür düzeyi gibi etkenlerin rol oynadığı gözlenmektedir. Dergilerin, genel okuyucu kitlesinden çok özel ilgi alanlarına ve yaş gruplarına seslenmeye başlaması da çok eskilere dayanır. Müzik, edebi¬yat, tiyatro, sinema vb sanat dergileri büyük şehirlerde örneğin İstanbul’da daha fazla bir yer tutar. Bunun bir nedeni, büyük şehirlerimizde sinema, resim, edebiyat vb alanlara ilişkin dergilerin ve seçeneklerin yaşama şansının daha çok oluşudur. Dergiler arasında erkeklere, kadınlara ve çocuklara yönelik olanlar vardır. Ancak bu dergiler, özellikle çocukların toplum içindeki ağırlıklarıyla orantılı ve sürekli değildir. Örneğin çocuk dergileri üzerine yapılan bir araştırmadan öğrendiğime göre 1928–38 yılları arasında yayın¬lanan çocuk dergileri sürekli çıkmamıştır ve çıkanların büyük bir kesimi de çok kısa ömürlüdür. Ayrıca, anılan çocuk dergilerindeki öykü, roman, yazı dizileri ile diğer malzemenin, “çocuklara, yaşamlarında karşılaştıkları sorunları anlayabilecek bir bilince sahip olmaları için gerekli olan bilgileri vermek çabasından” çok uzak oldukları görülmektedir. Bu tür dergilerin tirajlarının düşük olmasının çeşitli nedenleri arasında, okuyucu azlığı, dağıtım ağının yetersizliği sayılabilir. Çocuklara yönelik dergilerin ise alıcılarının yine yetişkinler olduğu düşünüldüğünde, çocuk dergisinin kendisini öncelikle yetişkinlere kabul ettirebilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak günümüze dek çocuk gibi farklı gruplara farklı ilgi alanların ve farklı sosyal, ekonomik, kültürel ve eğitim düzeyine sahip okuyucuları hedefleyen pek çok dergi ve gazete çıktıysa da bunlar kısa ömürlü ve düşük tirajlıdır. Gerek birer işletme olarak gerekse birer kitle iletişim aracı olarak yeterince kurumlaşamadıkları da söylenebilir. Çocuk gibi özel okuyucu kümelerine yönelik dergilerin yanı sıra, felsefe, pedagoji, eğitim vb ilgi alanlarına ilişkin dergiler de dönem boyunca kuşkusuz yayınlanmıştır. Ne var ki, bunların içlerinde nitelikli olanlar çok azdır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz