KAYSERİSPOR VAN’DA RAHAT TURLADI:0-1

KAYSERİSPOR VAN’DA RAHAT TURLADI:0-1

KAYSERİ HEYETİNDEN MUSTAFA YALÇIN’A ZİYARET

KAYSERİ HEYETİNDEN MUSTAFA YALÇIN’A ZİYARET

56 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ, 3 POLİSİN ŞEHİT OLDUĞU GAZİANTEP DEAŞ SALDIRISI DAVASI ERTELENDİ

56 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ, 3 POLİSİN ŞEHİT OLDUĞU GAZİANTEP DEAŞ SALDIRISI DAVASI ERTELENDİ

KOCASİNAN AKADEMİ’DE KURS KAYITLAR BAŞLADI

KOCASİNAN AKADEMİ’DE KURS KAYITLAR BAŞLADI

KANKA BÜYÜKŞEHİR’DE

KANKA BÜYÜKŞEHİR’DE

ÇOCUK VE KİTAP
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 13 Mart 2015 - 17:33:22

Çocuğun algılarının en açık olduğu yaşlar  bebeklik yaşıdır. O yaşta duyduğu, gördüğü şeyleri anlamlandırma çabasına girer fakat yeteri kadar anlamlandıramayabilir. Ama anlamlandırmanın ötesinde algıları ile alır hisseder ve aldıklarını bir kenara koyar, not eder çocuk. Biz çocuklarımıza küçük/bebeklik çağlarından ninnilerimizi, masallarımızı, hikâyelerimizi, müziğimizi duyurmalıyız ki çocuğumuzun kalbi, kulakları, zihni evreni aşinalık kazansın, genişlesin. Çocuğunuzun yanına oturup her okuduğunuz masal ileride onun hayata rahat tutunmasının anahtarlarını verir. Nasıl mı? Masallar gerçeklik duygusunu altüst eden metinlerdir. Bireyin/çocuğun hayal dünyasını yerle bir edip yeniden inşa eder. Çocuk masallar aracılığıyla imkânsız hiçbir şeyin olmadığını anlar. Anladığı an içinde bir enerji birikir. Bu enerji hareketli bir hayal dünyasının içinde yoğrulur. Unutmayalım tarih yazanlar/tarihin yönünü değiştirenler yapmak istediklerini (imkansız olsabile) hayal dünyalarında binlerce defa uygulamış, yaşamış, denemiş insanlardır. Mesleğimde iki tip öğrenciyle karşılaşırım hep: Birinci tip realist yani görünen/duyulan/bilinen gerçeklik içerisinde yaşayan öğrenciler, bunların zihni donuktur, geç cevap verirler, olayları, duyguları hayal dünyasında dönderip, kurgulayıp öncesinde yaşayıp karara varamazlar. Dilleri sürçer, çok şey söylemeye çalışırlar ama hayal dünyaları geniş olmayınca söyleyecekleri cümleleri saniyenin onda biri kadarında hayalinde canlandırıp oluşturamazlar. Bu çocuklar kendilerini yetersizlik içerisinde görürler, düşündüklerini aktaramadıkları için ve diğer çocuklardan farklı düşünemediklerini hissettikleri için özgüven problemi yaşarlar. Bu çocuklar bebeklik döneminden çocukluk dönemi ve sonrasında kitapla olumlu/içsel bağ kuramamışlardır. (kitapla kurulacak olumlu bağın kapısı küçük yaşta kulağına anlatılan metinlerdir). Kitaplar karşısında sürekli problem üretirler, kitaptan uzaklaşmak isterler çünkü kitap okumak onlar için çekilmez ve ağır gelir. Bu çocukların iletişim problemleri de vardır. Düşündüklerini aktaramadıklarının farkındadırlar ve aktaramayınca öfke nöbetleri, içe kapanma, hırçınlık vs kendini gösterir.  Genelde ortama uyarlar, ortamda dalgalanma, konuşma varsa herkes kadar kendilerini gösterirler.

İkinci tip: Bu çocukların bebeklik dönemlerinden başlayıp çocukluk ve sonrası dönemler ya kalabalık/konuşkan bir ortamda geçmiştir ya da etrafında sorunları ve olayları hikâye edici yeteneğe sahip bir yetişkin vardır. Bu çocuklar küçük yaştan beri hikâye edici bir dil duydukları için hayal dünyası gelişmiştir. Çok azda olsa etrafında kitap okuyan, kitapla haşir neşir olan biri vardır. Farklı cümleler kurma/ olayları farklı yönlerden ele alma gibi özellikler kazanmışlardır. Neden? Çünkü hayal dünyalarında küçük yaştan beri olayları/renkleri vs her şeyi canlandırabilme yetenekleri gelişmiştir. Bu çocuklar hayallerinde canlandırma yaparken bütün ihtimalleri ve sonuçları değerlendirme/canlandırma ve bir olayın/durumun birden çok sonucunun olabileceğini kavramışlardır. Bu çocuklar öfkelerini/duygularını rahat bir şekilde dile getirirler. Kimseye söylemeseler de hayatlarını bir plan dahilinde yaşarlar bu planı kendileri bilir yaşamlarının neresinde ne yapmaları gerektiğini hayal dünyasında defalarca yaşadıkları için kararlı çocuklardır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz