681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

ÇOCUK VE SAVAŞ ÇOCUKLARI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 13 Temmuz 2016 - 17:28:08

Süre giden korku ve ‘kötü, kaba ve kısa’ bir yaşamdan koruma çabası dünya çapında, çocukların temel hakları olarak algılanır. Bunların amacı her çocuk için fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimine izin verecek koruyucu bir çerçeve oluşturmaktır. Birleşmiş Milletler(BM) Çocuk Hakları Bildirgesinde açıkça anılır ki; ” çocuğun kişiliği aile ortamı içerisinde, mutluluk sevgi ve anlayış atmosferinde tam ve uyumlu olarak gelişebilir” ve hiçbir yerde savaşın bunu sağlayabildiği geçmemektedir. İçgüdüsel olarak savaşın çocuklar için kötü olduğunu bilmemize rağmen, buna kanıt aramaya gerek var mıdır? Ne yazık ki savaşın kanıtları her yeri kaplamaktadır. Var olan birçok çatışmada savaşın kötü sonuçları çocukları da kapsamaktadır. Savaşın kanıtları, savaşın etkilerini anlayan fakat çatışmalar ve nedenleri hakkında bir şeyler yapamayanlar için de kara bir leke oluşturmaktadır. Üç yüz elli yıl sonra, çoğu çocuğun yaşamı halen Hobbes’in tanımladığı gibidir. Son on yılda iki milyona yakın çocuk savaşlarda çoğunlukla acı çekerek, tıbbi yardım olmaksızın ve bazen yapayalnız öldürülmüştür. Dört milyondan fazla çocuk ise sakat kalmıştır. Bu çocuklar (eğer hayatta iseler) ailelerine yaşadıkları korkuyu devamlı hatırlatırlar. Bir milyon çocuk ise öksüz kalmıştır. Ölümler düşünülen en büyük kayıp olmasına karşın kaybettiklerimiz bunlarla sınırlı değildir. On iki milyon çocuk, evlerinin koruyuculuğundan uzaktır, bu çocukların üçte biri mülteciler veya toplumdan dışlanmış kimseler için yapılan kamplarda istismara açık koşullarda ömürlerini geçirmektedir. Bazıları ise toplama kamplarındadır. Sayılar, tüm öyküyü anlatamayabilir. Çatışmanın sonucunda oluşan acı ve ölüm en korunmasızları, özellikle beş yaşın altındaki çocukları etkiler. Ürünlerin kasıtlı olarak imhası, ya da daha kurnazca verimli alanların mayınlarla döşenmesi sonucunda ortaya çıkan beslenme yetersizliği en büyük bedeli küçük çocukları olan ailelere ödetir. Tanınmayan ve tedavi edilmeyen hastalıklar ve daha önceden yok edilen veya zayıflatılan sağlık sistemleri, geriye dönüşü yıllar alacak etkiler doğururlar. Daha önce etkili olan ulusal aşılama programlarının kesintiye uğraması yeni çocuk kuşaklarını tıp tarihinde örnekleri görülen salgınlara maruz bırakır. Kosova’da yeni bir çocuk felci salgını gözlenmiştir.
Savaş çocukları olarak savaşın içinde yaşayan çocuklar ile birlikte mülteci çocuklarını ve göç yaşayan çocukları da sayabiliriz. Ülkemizde maalesef bu tür göç sonucu sıkıntılı bir hayata girmiş pek çok çocuk vardır. Birde savaşın çocukları vardır tabi, Filistin de, Bağdat’ta, Suriye’de savaşın içinde büyümüş çocuklar. Okul yerine sığınaklara gitmiş çocuklar, kaygıyla, şiddetle, savaşla iç içe büyümüş çocuklar. Evlerinde anne-baba kardeşleriyle rahat bir şekilde oturamadılar, arkadaşlarıyla sokakta oyun oynayamadılar, okullarına gidemediler. Yani en doğal gereksinimlerini yerine getiremediler. Çocuk olamadılar. Şiddetin, ölümün, savaşın içinde büyüdüler. Maalesef bu sıkıntılar, bu yetersizlikler içinde yetişmiş çocukların da hem psikolojik hem de fiziksel olarak pek çok problemleri olabilir. Hem psikologlar olarak hem de toplum olarak bize düşen görev; bu çocuklarımıza sahip çıkmak; onları toplumdan dışlamak değil, topluma kazandırmaya çalışmaktır..

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz