Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

CÜMLE İLGİNÇ…

Bu haber 02 Ekim 2018 - 12:02 'de eklendi ve 30 kez görüntülendi.
CÜMLE İLGİNÇ…

Ne yalan söylemeli…

Başladım izlemeye ama sonunu getiremedim.

De ki neden?

Bir türlü inandırıcı gelmiyor. Söylenen ile uygulama, birbirini tutmuyor.

Diyor ki; “Sanayicimizin, tüccarımızın, esnaf ve sanatkârımızın, tarım sektörümüzün, ücretli kesimin, velhasıl milletimizin yaşadığı sıkıntıları biz gayet iyi biliyoruz. Enflasyondan, faizlerden, döviz kurundan bunalan, işini çevirmekte zorlanan herkesin yaşadıklarını yakından takip ediyoruz. Bankacılık sektörünün hareket alanının daralmasından kaynaklanan finans sıkışıklığının yol açtığı zincirleme sorunların öneminin ve aciliyetinin de farkındayız. Tüm bu sıkıntıların çözümüne yönelik hazırlıklarımız, çalışmalarımız var.”

Sonuç?…

Sonuçta dişe dokunur bir icraat göremiyoruz. Her şeyi bildiklerini söylemelerine rağmen, ülkemin, milletimin güven duymadığı, duymayacağı bir ticari şirketi, maliye yönetimine “Danışman” tutuyorlar ve muhtemeldir ki kucak dolusu da dolar cinsinden de para verecekler.

O zaman sormazlar mı, arkadaş senin bildiğin ne?

Diğer yandan, şu cümle çok ilginç…

“Türkiye kimseden para talep etmiyor, bizim tüm çabamız uluslararası sermayenin ülkemizde yatırım yapmasını sağlamaktır.”

Uluslararası sermaye, hangi koşullarda yatırım için bir ülkenin sınırları içerisinden ülkeye dahil olur? Önce bu sorunun cevabını vereceksiniz ki, sermaye dediğiniz gelsin.

Ayrıca; sermaye, hele uluslararası sermaye, öyle ha deyince gelmez, koşulların ne olduğuna bakar. Akşam aklına gelip, gece yarısı düzenleyip, ertesi sabah “Kararname” olarak uygulamaya koyarsan her hangi bir konuyu, gelecek sermaye bundan ürker ve endişe duyar. Yabancı sermaye, karanlık dehlizleri sevmez, şeffaflık ister, gözünün önünün ve geleceğini net bir şekilde görmek ister. Getireceği sermayenin sorgulanmasından hoşlanmaz…

Bir başka tipik özelliği, girer ve belli bir süre sonra torbasında artılarla çıkar. Sürekli kalıcı olmak onun naturasında yoktur.

Yabancı sermayenin beklediği koşulların yerine getirilmesi de görünüşe göre öyle çok kolay olacağa benzemiyor.

Elbette biz bunları söyledikçe jurnalci, vatan haini v.s. oluyoruz.

Ne var ki gerçekler bunlar…

Kaç yıldır iktidarsınız, 16 yıldır…

O günden bu yana hep nutuk çekiyorsunuz, israf içindesiniz, lüks yaşıyorsunuz, sonra da milleti, sanayiciyi, esnafı, çiftçiyi, işçiyi anladığınızı söyleyip sabır bekliyorsunuz…

Herkesten “Sabır” beklerken, Okluk koyunda, Ahlat’ta saraylar yaptırıp, TBMM’nin halılarını değiştirirken, israftan kaçınmıyorsunuz maşallah…

Gelişmiş ülkelere bakın…

Onlarda da elbette zaman zaman sıkıntılar, krizler mutlaka oluyor. Ancak, demokrasi ve şeffaf yönetimin etkisi ile ülkeyi etkilemeden ya da etki sınırında krizi geçiriyorlar.

Oysa Türk Milleti olarak biz hiç bir şey bilmiyoruz.

Ancak “Sabır” diliyorsunuz…

Her ne kadar “Sabrın sonu selamet” dense de, bazı sabırlar vardır, sonu selamet değildir

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA