SÜPER LİG KULÜPLERİNE ‘VAR’ EĞİTİMİ VERİLİYOR

SÜPER LİG KULÜPLERİNE ‘VAR’ EĞİTİMİ VERİLİYOR

MELİKGAZİ’DE ÖNCELİK; SERİ, GÜVENLİ VE AKIŞKAN ULAŞIM

MELİKGAZİ’DE ÖNCELİK; SERİ, GÜVENLİ VE AKIŞKAN ULAŞIM

PALANCIOĞLU YOL ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

PALANCIOĞLU YOL ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

ANILARLA YOLCULUK

ANILARLA YOLCULUK

İÇ ÇAMAŞIRINDA UYUŞTURUCU İLE YAKALANAN ZEHİR TACİRİNE 8 YIL 4 AY HAPİS

İÇ ÇAMAŞIRINDA UYUŞTURUCU İLE YAKALANAN ZEHİR TACİRİNE 8 YIL 4 AY HAPİS

DAĞLARDIR ORMAN OLMASI GEREKEN YERLER!

Nüfusun hızla arttığı ve buna tezat ekilebilir verimli arazilerin konut, işyeri, turizm, otoban, fabrika, aşırı kullanım, aşırı gübreleme gibi nedenlerle hızla azaldığı dikkate alınırsa.
Erozyona maruz kalmayan verimli araziler orman olmamalıdır.
Bu arazilerde ya tahıl ya da meyve ağaçları yetiştirilmelidir.
Orman olacak yerler daha çok erozyona maruz kalan ve ekilemeyecek olan eğimli arazilerle dağlar olmalıdır. Verimsiz ormanlar daha verimli hale getirilmelidir, vadiler, rüzgâr erozyonuna maruz kalmakta olan tarlaların kenarları ve yol kenarları ağaçlandırılmalıdır.

NEDEN EĞİMLİ ARAZİLER VE NEDEN DAĞLAR?
Yüksek bir dağa çıkarken önce ormanlarla, sonra çalılarla, sonra otlarla, sonra çimenlerle, sonra yosunlarla ve son olarak likenlerle karşılaşırız.
Yükseklerde.
Zirvelerin altında bazı kayaların sarımtırak – yeşil renk aldığını ve kenarlarının bir haritanın kenarları gibi girintili çıkıntılı ince bir örtü ile kaplı olduğunu görürüz.
Bu yükselti kış – yaz karla ya da buzul’la örtülü olan basamağın hemen altıdır.
İşte onlar yükseklerde, rutubetli kayaların üzerinde yer alan Likenler’dir (HARİTA LİKENLERİ).
Onlar saldıkları asitlerle kayaları aşındırır, kemirir ve gevşetirler.
O likenlerin vücutları çürüdüğünde beraberlerinde kayalardan küçük parçalar da kopararak ayrılırlar ve yerlerine yeni likenler gelir.
Böylece o liken artıklarından oluşan humus içerisinde küçük cüsseli yosunların barınıp geçinebileceği bir ortam hazırlanmış olur.
(Likenlerin atıklarından sadece yosunların barınabileceği kadar humus oluşabilir).
Liken yükseltisinin bir kademe daha aşağısında bu defa yosunların atıklarının yıllarca çoğalması ve kayaların ufalanması sonucu oluşan toprak humus açısından zenginleşir.
Yıllar sonra yosunların atıkları çoğalır ve bu humuslu topraklarda rüzgârlarla uçup gelmekte olan çimen tohumları tutunabilir.
Döngü devam eder ve yıllar sonra bu defa yosun kademesinden bir kademe aşağıda çayırların hazırladığı humuslar la kökleri daha derine inebilen otlar büyür.
Bu büyük otların bir kademe altında ise toprak daha çok zenginleştiği için çalılar büyür.
Çalıların bir kademe altında ise çalıların oluşturduğu zengin humuslar la kalın gövdeli ağaçlar (ORMANLAR) büyür.
AĞAÇLARIN OLUŞTURDUĞU HUMUSLAR İSE EN ALT KADEMEYE, YANİ TARIM ARAZİLERİNE İNER VE MAHSULLER BÜYÜR.
Eğer dağın doruğunda bir fırtına çıkarsa ya da bir sel gelirse likenlerin, çimenlerin ve yosunların yıllar boyu hazırladığı ince humus tabakası bir bereket toprağı olarak vadilere iner ve yukarılardaki döngü sil baştan tekrar başlar.
Maalesef. Yukarıdaki döngü tamamlanmadan çok daha önce rüzgâr ya da su (yağmur, sel…) erozyonu ile vadilere inmiş olan verimli topraklar uçup ya da akıp gider ve tarlalar kuraklaşır.
Veyahutsa fazla gübre, sıkıştırma, fazla yüklenme ile zor durumda kalan topraklar yukarıdan beklenen yeni topraklarla beslenemeyeceğinden dolayı kuraklaşır.
Kuraklaşan tarlalar tekrar verimli hale gelebilmek için ekolojik toprak döngüsünü bekler.
Doğa uzun yıllar bekler, bekleyebilir ancak insanlar ve hayvanlar bekleyemez.
Özellikle o bölgede yaşamakta olan bazı canlıların nesilleri tükenir.

Kaç kuşağın uzun yıllar boyu aşama, aşama emek harcayarak oluşturduğu ormanlar şayet kesilecek olursa, ya da yakılacak olursa ve o ormanlardan boşalan yerlere ekin ekilirse belki bir iki yıl o arazilerden ürün alınabilir.
Lakin ekin ekilmeye elverişli olmayan o topraklar çabucak akıp gideceği için oralara daha fazla ekin ekilemez (verim olmaz) ve oradaki ormanlar kesilerek ya da yakılarak elde edilmiş olan arazi çırılçıplak kaya parçalarından ibaret kalır.
Artık ormanların yerinde sadece kaya parçaları kaldığı için aşağıdaki arazilere humus inmez ve o araziler yukarıda anlattığım döngünün aksaması nedeni ile kuraklaşmaya başlar.
Tabii. Ağaçlar olmayınca ot büyümez ve ot olmayacağından dolayı hayvancılık ta biter.
Kıtlık başlar, açlık başlar…
Orada yeniden bir orman oluşabilmesi için ise en azından bir yüzyıl daha beklemek gerekir.
Doğanın yeryüzünde yaşamın devamını sağlamak için harcamış olduğu yüz yıllar süren emekler insanların eli ve hırsı ile ortadan kaldırılmamalıdır.
Ormanlarımıza sahip çıkalım ve “ANADOLU ÇÖL OLMASIN”.
Saygılarımla.

  • Etiketler
  • Açıklama
  • Nüfusun hızla arttığı ve buna tezat ekilebilir verimli arazilerin konut, işyeri, turizm, otoban, fabrika, aşırı kullanım, aşırı gübreleme gibi nedenlerle hızla azaldığı dikkate alınırsa. Erozyona maruz kalmayan verimli araziler orman olmamalıdır. Bu arazilerde ya tahıl ya da meyve ağaçları yetiştirilmelidir. Orman olacak yerler daha çok erozyona maruz kalan ve ekilemeyecek olan eğimli arazilerle dağlar olmalıdır. […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz