İYİ PARTİ LİSTESİ AÇIKLANDI

İYİ PARTİ LİSTESİ AÇIKLANDI

CHP LİSTESİ AÇIKLANDI

CHP LİSTESİ AÇIKLANDI

SAADET PARTİSİ LİSTESİ BELLİ OLDU

SAADET PARTİSİ LİSTESİ BELLİ OLDU

AK PARTİ’NİN MUHTEMEL MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ

AK PARTİ’NİN MUHTEMEL MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYLARI İÇİN KURBAN KESTİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYLARI İÇİN KURBAN KESTİ

DEİZM TARTIŞMALARI VE MASONLUK GERÇEĞİ
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Nisan 2018 - 12:36:55

Son günlerde medyamızda deizm tartışmaları aldı yürüdü. Basit tarifiyle deizm, insanın Tanrı’yı kendi aklı ile bulması veya peygamberlere gönderilen vahiy bilgisi ile bulması halinde, Tanrı’nın kainatı ve insanı yarattığına sadece inanmak dışında, kendi hayat düzenini Tanrı’nın buyruklarından uzak olarak kendi aklı ve iradesi ile belirlemektir. Yani iş, yalnızca “Tanrı’yı sadece ilk neden olarak ileri sürüp ve ona başkaca bir nitelik ve güç tanımayan akılsal din anlayışı” dan (mason Orhan Hançerlioğlu’nun tarifi) ibarettir. “Tanrı bundan sonra benim işlerime karışmasın, işlerimi kendim göreyim” demektir. Bunun varlığı, modern Batı düşüncesinde kendisinisekülarizm şeklinde göstermeye başlamıştır. Sekülarizm, “hayatın dünyalılaşması” demektir. İnsanın düşüncesi ve sosyal hayatından dinin çıkarılarak hayatını kendi aklı ile tanzim etmesidir. Bunun siyasete fiili olarak yansıması, laisizm düzen anlayışını doğurmuştur. Deizmin en ileri şekli ateizmolup, bunun anlamı, “Tanrı tanımamazlık” tır.
Deizmin tersi teizmdir. Teizm, hem Allah’a inanmak ve hem de hayatı, Allah’ın emir ve buyrukları yanında, insan akıl ve düşüncesine göre tanzim etmektir. Bu, Tanrı’sına inanan her dindar ve muhafazakarın düşünce ve fiiliyat yapısıdır ki, o dinin “şeriatını yaşamak” anlamına gelir.
Toplumumuzda Deizmin Sebepleri
Deizm, İslam düşüncesi ve şeriatına aykırı bir düşüncedir. Bu sebepten Müslümanlar tarafından büyük reaksiyonla karşılanan cereyandır. Son günlerde deizmin birçok sebeplerden toplumuzda dal budak sararak bir nevi “İslam’dan uzaklaşmak” adına büyük tehlike teşkil ettiğine yönelik tartışmalar ve çözüm yolları sürüp gitmektedir. Medyada ülkemizde deizmin yükselen sebeplerine yönelik olarak en gerçekçi bir genellemeyi Kemal Öztürk yapmıştır. Onun aşağıdaki bu görüşlerine bu satırların yazarı olarak ben de katılıyorum.
“1-Dindar olarak kendilerini ifade eden insanların din anlayışı, yaşam bicimi, davranışlarıyla gösterdikleri derin çelişkiler.
2-Dini kurumlar gibi gözüken tarikat, cemaat, vakıf, örgüt ve okul gibi yerlerde yaşanan tutarsızlıklar, cahillikler, ahlaksızlıklar ve düşmanlıklar.
3-Çok büyük bir hızla ilerleyen zamana rağmen, çağın sorunlarına, sıkıntılarına ve açmazlarına yeni cevap üretemeyen, yeni yollar açmayan, yeni ufuklar bulamayan dogmatik din adamları, aydınlar ve düşün insanlarının yetersizliği.
4-Toplumu hızla dönüştüren dijital devrimin beraberinde getirdiği değersiz, sığlık, içe kapanıklık, maddiyatçılık ve gerçek ötesi yeni bir yaşam formuna doğru insanların itilmesi. Buna cevap verecek bir fikir ne batıda ne doğuda henüz keşfedilmiş değildir.” (Yeni Şafak, 10 Nisan 2018)
Sayın Öztürk’ün görüşlerine, “tarihi seyir” in sebeplerinden olarak ekleyeceğimiz husus, Osmanlı’nın son yıllarından beri, eğitim sistemimize hakim olan sekülarist ve laik eğitim anlayışının genç nesillerde din aleyhine doğurduğu atmosfer olmuştur.
Son yıllarda ise, deizmi körükleyen önemli bir etken de “dini cemaat” görünümü altında FETÖ’nün küresel emperyalizmin ülkemizde “Vekalet Savaşçılığı” na yönelik 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi olmuştur. Bunun etkisiyle, özellikle genç nesiller ve buna yaşlıların çoğunluğu da dahil, din adamlarının yüzüne bakamaz ve dini kitapları okuyamaz hale gelmişlerdir.
Masonluk Gerçeği
Deizm tartışmaları sürüp giderken “Masonluk Meselesi de nereden çıktı?” diyeceksiniz. Şuradan çıktı: Deizmin masonluğun topluma vermek istediği düşünce ve hayata nizamı olması.
“Bilimsel endişe” ve “akademik duyarlılık” la yazdığım iki masonluk kitabımda (Masonluk ve Masonlar, Sorularla Bilinmeyen Masonluk) “Masonluk gerçeği” bütün boyutlarıyla işlenmiştir. Okuyucularım bana “Masonluk nedir?” diye sorunca verdiğim en kısa cevap, “hayatın dünyalılaşması” olmuştur. Yani, insan düşüncesi ve hayatından Tanrı ve dinlerin tamamen çıkarılarak, her şeyin insan aklı ile tanzim edilmesi. Masonlar bu doğrultuda kendi tezlerini savunmak için yayınlarında sürekli olarak Tanrı, Kainatın Ulu Mimarı, Ruhun varlığı, Evrim teorisi, Deizm ve Teizm vb. üzerinde durmuşlardır ve durmaya devam etmektedirler.
Çoğu masonik yayınlarda, Tanrı’nın varlığı tartışılırken, masonlar Tanrı’ya inandıklarından bahisle bunun “Kainatın Ulu Mimarı” olduğundan bahsederler. Biz Müslümanların ve diğer dinden olanların inancına göre bu “ Ulu Mimar” (Bazı masonların kabul etmedikleri halde) bizim inandığımız Allah değildir. Masonların kendilerinin de itiraflarıyla, kainatın ve insanın yaratılmasına sebep olan “tabiat olayları, tabiatın kendi itici güçleri” nden olarak bunun bir “enerji” veya “evrim” olabileceği üzerinde durulmuştur. Yani onlara göre Tanrı diye bakılan “enerji ve evrim” dir. Bu sebepten Masonlar Enerjetizmve Darvinizme büyük önem atfederler ve savunurlar. Onlar nezdinde “Kainatın Ulu Mimarı” bunlar olsa gerektir.
Ruhun dinlerde büyük yeri ve önemi vardır. Onlara göre ruh vardır. Masonlar ise, sık sık işledikleri ruhu genelde inkar ederler. Onlara göre ruh, bedendeki candır. Can çıkarsa her şey biter. Bizim Kur’an gerçeği ve Hadislerde ruh vardır. Kitabımızda, onun gerçeğini ancak Allah’ın bileceği ifadesi mevcuttur.
Masonların, evrim teorisine sarılmaları ise, peygamberlere dayalı Allah tarafından gönderilen “vahiy bilgisi” ni giderek inkara yönelik bir düşünce biçimidir. İslam “bilgi teorisi” ne göre, insan üç bilgi kanalından bilgilere ulaşır: Vahiy bilgisi, beş duyu ve akıl. Masonların çok az bir kısmı vahiy bilgisini kabullenmelerine rağmen çoğunluğu bunu kabullenmez; yalnızca beş duyu ve aklı yani “İnsanı merkez” alır. Bu da masonlukta esas olan “Hayatın dünyalılaşması” na sebep olacaktır. Deizm de zaten bir nevi bu demektir.
Masonik yayınlarda, deizmle birlikte teizm de sık sık ve yan yana işlenir. Teizm, deizmin zıddı “dindarlık” olunca, adı geçen yayınlarda, insanlığın tekamülü sayesinde giderek teizmden koparak deizme yöneleceği işlenir ve bundan da öte bu istenir. Bütün dinlerin giderek ortadan kalkacağı ve “insan merkezli” denilen “Masonluk dini”nin çatışmalardan uzak olarak insanlığa barış ve huzur getireceği kehanetlerinde bulunulur. Çoğu anti –masonik çevreler tarafından bu din anlayışı, “Şeytanın dini” olarak nitelendirilmiştir. Masonluğa, “deist – ateist -sekülarist aydınların tarikatı” da denilmiştir. Ayrıca, masonluğun “Batı emperyalistyayılmacılığının truva atı” (Misyonerlik için de “ileri karakolu” denilmiştir) olması yanında, “Yahudilik ve Siyonizm’e hizmet etmesi” görüşleri de karşımıza onun hakkında diğer değerlendirmeler olarak çıkmaktadır.
Deizmin giderek “Masonluk dini” ne dönüşeceğinin izahı ve itirafı, Türkiyeli masonların yayınlarında da yer almıştır. Bu cümleden olarak mason Cemil Sena kitabında şunları yazar: “Biz, bize karışmayan bir Allah’a karışmayalım. Ve mümkün olursa onu işimize de karıştırmayalım. Ancak bu suretle ilahi kudretin azamet ve ulviyetini ispat eden bir meziyet ve liyakat kazanırız. Müspet ilim maneviyatla uğraşmaz ve demokratik bir idarenin yegane vasfı lâdini (dinsiz) oluşudur… Eğer bir Allah mevcut ise o bizden kendisini düşünmemizi, kendisine minnet etmemizi değil, bizzat kendimizi düşünerek kendimize hizmet etmemizi ister. Binaenaleyh her insan görünmeyenden ziyade görünene koşmalı. Müspet bir ilim ve medeniyetin ahlak ve faziletlerini, en ilahi bir din gibi benimsemelidir. Her cemiyet, mazinin derinliklerinde kalan büyüklerini içtimai (sosyal) hafıza ve te’lih (Tanrılaştırma) etmiş olduğuna göre, bugünün cemiyeti de kendi büyüklerini daha ş’eni ( yeni iş, olay) olarak te’lih etmeye mecburdurlar. Binaenaleyh, bu günün mabutları, ibadet istemeyen, mabet istemeyen, bizim olan bizden olan büyüklerdir. İşte bu itibarladır ki, büyüklerimizi laik mabutlar diye tasvir edebiliriz ve etmeliyiz.” (Cemil Sena, Allah Fikrinin Tekamülü Taassup Düşmanları ve Laiklik Kahramanları, Semih Lütfi Sühulet Kütüphanesi, İstanbul, 1956. S. 276) Sena, sonuç olarak, deizm savunuculuğunun son merhalesi olarak “Masonluk Dini” nin peygamberlerinin “insanlığa çığır açan” denilen günümüzün büyük filozofları ve bilim adamları olduğunu açıklayarak, adı geçen dinin varlığını masonik bir itirafla tescillemiştir.
Görülüyor ki, medyamızda deizm konusu işlenirken, bunun ortaya çıkmasında yıllardır medyamıza ve bürokrasimize hakim “Masonluk gerçeği” nin de bir diğer sebep teşkil ettiğini gözardı etmemeliyiz.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz