YEMLİHA YOLU’NU KULLANAN SÜRÜCÜLERE UYARI

YEMLİHA YOLU’NU KULLANAN SÜRÜCÜLERE UYARI

BAĞLAMIŞ, “ AMACIMIZ ŞEHRİMİZE VE ÜLKEMİZE HİZMET ETMEK”

BAĞLAMIŞ, “ AMACIMIZ ŞEHRİMİZE VE ÜLKEMİZE HİZMET ETMEK”

YOL ÇİZGİLERİ MELİKGAZİ BELEDİYESİNCE YAPILIYOR

YOL ÇİZGİLERİ MELİKGAZİ BELEDİYESİNCE YAPILIYOR

NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU

NUH NACİ YAZGAN ÜNİVERSİTESİNDE MEZUNİYET COŞKUSU

ERÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 4 BÖLÜMDEN 500 ÖĞRENCİ MEZUN OLDU

ERÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 4 BÖLÜMDEN 500 ÖĞRENCİ MEZUN OLDU

DEVLET ADAMI….!
  • FARUKERGAN
    • FARUK ERGAN
    • faruker@kayserihakimiyet2000.com
    • 9 Mart 2018 - 11:57:20

Devlet adamı, kendisini Devlete adayan kişidir.
O kendisini Devlete ait bilir, artık kendisi yok,
Devlet vardır.
Devlet adamı olmayan politikacı, Devletin kendisine ait olduğunu sanır. Gerçek Devlet adamı odur ki, kendi hırsı ve toplum yararı arasında denge kurabilir. Toplum zararını doğuracak her davranıştan sakınır, onun kişisel hırsı toplum yararının başladığı yerde biter.
Sevgili okurlar, yukarıdaki sözler 1600 lü yıllarda yaşamış olan Hollandalı yazar, ünlü felsefeci BARUNCH SPİNOZA’ ya ait.
Demek oluyor ki kamuda görev yapan hiç kimse kendini düşünemez, tüm özelini ve hobilerini evinin bir köşesinde bırakır, sadece Devlet çıkarlarına odaklanır. Şaibeye fırsat vermemeli, icraatlarının tamamını halka soramaz ama ekibini, bürokratlarını ve danışmanlarını çok iyi organize ederse, alacağı karaların ekseriyeti halk tarafından olumlu karşılanır ve kabul görür. Eleştirilere açık olmak gerekir.
Halk, yöneticilerin aldığı kararları beğenmeyebilir, tepki gösterebilir ve makul seviyede protesto edebilir ama kırıp dökemez. Devleti yönetenler, bürokratların ve danışmanların sorunlarını ve projelerini dinlemeli, bire bir ilgilenmeli, varsa tavsiyelerini almalı ve birlikte çözüm üretmelidirler.
Devlet yöneticileri, yerelde neler yaşandığını anında takip edemeyebilir, yereldeki yöneticilerde kamu hizmeti yaptığına göre vatandaşa sevgi ve şefkatle davranmalıdırlar. Kendilerine gösterilen saygıdan, gurura kapılıp büyüklük taslamamaları gerekir. İnsanları ikna etmek bir şeydir, emretmek ise başka bir şeydir. Biri tartışmalarla kabul görür, diğeri cezalarla.
Toplum olarak, kırıp dökmeden tartışmalara çok alışık değiliz, başlangıçta güzel gibi görünen tartışmalarımızın ortasında ve sonlarında mutlaka hakaret hakim olmaktadır.
En tepede yapılan kavga, şiddetlenerek alt seviyelere kadar inmektedir, hoşgörü ve müsamaha göstermeyi unutuyoruz. İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz