POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

POLİSE ATEŞ EDEN 3 KİŞİ KOVALAMACA SONRASINDA YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KOLUNA ‘YURTTA SULH KONSEYİ’ DÖVMESİ YAPTIRAN BİR KİŞİ YAKALANDI

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

KAYABAĞ HALI SAHA FUTBOL TURNUVASI DOSTLUK VE KARDEŞLİK TURNUVASININ ŞAMPİYONU

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

DÜNYAM HASTANESİ’NİN ACI GÜNÜ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

KOCASİNAN’IN SOKAK OYUNLARI ŞENLİĞİ ERKİLETLİ ÇOCUKLARI MUTLU ETTİ

DİL-ELEŞTİREL DÜŞÜNCE’DE ÖĞRETMENLERİN VE ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 31 Mart 2015 - 21:55:00

Dünyada meydana gelen değişmelere paralel olarak bilgiyi edinme ve kullanmada da değişmeler ve gelişmeler meydana gelmiştir.

Bilginin bu şekilde hızlı aktığı yirmi birinci yüzyılda, gelişmiş bir toplum olabilmenin yolu, sorunu çözmede ya da herhangi bir konuda karar vermede bilgiyi eleştirel bir biçimde kullanabilen bireylerden geçmektedir. Günümüz toplumunda bireylerin yetişmesinde öğretim programları öncelikli yere sahiptir.  Yeniden gözden geçirilerek oluşturulan Türkçe dersi öğretim programları, öğrencilere düşünme becerilerini kazandırmaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Programlara göre yapılan eğitim öğretim sonunda düşünen, eleştiren, üreten, bilgiye ulaşma yollarını bilen özelliklere sahip öğrencilerin yetiştirilmesi hedeflenmiştir. Türkçe dersi öğretim programlarındaki değişikliklerle birlikte öğretmenin rolü de değişmiştir. Türkçe öğretmeni, bilgiyi hazır hâlde öğrenciye aktaran ve sınıfın tek otoritesi değil, bilgiye ulaşma yollarını gösteren, rehberlik eden, demokratik ortam sağlayan konuma gelmiştir.

Öğrencilerde ve öğretmenlerde eleştirel düşünme becerisinin oluşması ve gelişmesi için öğretmenlerin de eleştirel düşünmeyle ilgili eğitim almış olmaları ve bu yeterliliğe sahip olmaları gerekmektedir. Ülkemizde öğretmenlerin düşünme eğitimine yaklaşımlarını belirlemek amacıyla yapılan bir çalışmada, öğretmenlerden sekiz düşünme becerisini kendilerine göre bir önem sırasına koymaları istenilmiştir. Öğretmenlerin eleştirel düşünme becerisine son sırada önem verdikleri görülmüştür. Bu açıdan bakıldığında, Türkçe öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının eleştirel düşünme tutumlarının ne olduğu ve hangi değişkenlerden etkilendiği incelenmelidir. Alınan sonuçlara göre, öğrencilere verilecek eleştirel düşünme eğitiminin yönü de tayin edilmiş olur. Eleştirel düşünme eğitimi alan öğrencilerde bu eğitimin beklenildiği gibi eleştirel düşünme eğilimini güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. Dil bilimci Muharrem Ergin, dilin tanımını şu şekilde yapar: “Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta, kendine özgü kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanla, Dilbilim Terimleri Sözlüğü’nde dili, “Belli bir insan topluluğuna özgü, çift eklemli sesli göstergeler dizgesi” olarak tanımlamaktadır, “Düşünce, duygu ve isteklerin bir toplumda ses ve anlam yönünde ortak olan öğeler ve kurallardan yararlanılarak başkalarına aktarılmasını sağlayan çok yönlü, çok gelişmiş bir dizgedir” şeklinde dili tanımlarken; dili, “Duygu ve düşünceyi insanlara aktaran bir araç olduğu için insan topluluklarını amaçsız bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında duygu ve düşünce birliği olan bir “millet” hâline getiren değer.”, ise, “Aynı kültürü paylasan bir sosyal grup tarafından, iletişim amacıyla kullanılan ve rastgele, nedensiz seçilmiş ses sembollerinden oluşan bir sistem” şeklinde tanımlamaktadır. Tanımlara bakıldığında, dilin iletişim ve düşünce boyutu üzerinde özellikle durulduğu görülmektedir. Dil, düşüncelerin beyinde tasarlanmasında ve aktarılmasında aracılık etmektedir. “Dille düşünce arasındaki ilişki, insana bilinçliliği ve buna bağlı olarak da anlamlı iletiler yaratma yeteneği kazandırır”. Dil ve düşünce arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğu konusunda üç görüş hâkimdir: 1. Dil ve düşünme aynıdır /dil ve düşünme karşılıklı etkileşim içindedir 2. Düşünme dile bağlıdır / dil düşünmeyi etkiler 3. Dil düşünmeye bağlıdır / düşünce dili etkiler. Bu bağlamda, “düşünme ve dil ilişkisi” konusunda ileri sürülen başlıca görüşlerin temsilcileri olarak karşımıza üç önemli psikolog çıkmaktadır: Vygotsky “Watson davranışçı bir bakış açısıyla “düşünme ve dil eşdeğerdir” der. “Düşünme ve dil önceleri birbirinden ayrı gelişme göstermekte, zamanla eşdeğer anlama gelmektedir.” demiştir. Vygotsky; “Düşünme içsel bir konuşmadır. Gelişmiş çizgileri başlangıçta birbirinden bağımsız iseler de sonradan kesişmektedirler” diyerek kuramını düşünme psikolojisi başlığı altında ortaya koymuştur”. Vygotsky, dil ve düşünce arasındaki ilişkiyi şu formülle dile getirir: “Düşünme=Dil – Ses” . Dil ve düşünce arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğu hâlâ tartışılan bir konudur. Ancak kesin olan bir nokta vardır ki dil ve düşüncenin birbirinden ayrılamayacağıdır. Düşünme, beyinde gerçekleşen bir eylemdir ve çeşitli tür ve becerileri kapsamaktadır. Gelin grisini de siz düşünün değerli okurlar…

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz