Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

DİYANET’İN İŞLERİ

Bu haber 12 Kasım 2018 - 12:17 'de eklendi ve 27 kez görüntülendi.
DİYANET’İN İŞLERİ

Diyanet işleri başkanımız onca işin gücün arasında bir fırsatını bularak Kadir Mısırlıoğlu’na “Geçmiş olsun” ziyaretinde bulunmuş. Eminim Kadir Bey de karşısında cübbesi ile sayın başkanı görünce çok mutlu olmuş ve hastalığına bir nebze olsa derman bulmuştur. Eğer cübbe olmamış olsaydı sadece  kendini getirmiş olacaktı ama cübbe sırtında olunca, bütün Diyanet işleri orada olmuş oldu. Zaten zurnanın zırt dediği yer de tam orası. Yoksa hasta ziyareti insanı bir yaklaşım olup,  bütün hastalara iyi gelen bir durumdur.
Kadir Bey daha önceki açıklamalarında “Keşke Yunan kazansa idi” diye bir söz etmiş ve Kurtuluş Savaşına katkı veren herkesi hayır dua ile yâd eden insanları rencide etmişti. Bu şekilde resmi kıyafet ile yapılan bir ziyaretten “Valla biz arkandayız Kadir abi. Sen sallamaya devam et” mesajı verir ki hiç hoş değil. En başta Kurtuluş Savaşında Şehit olanlara, gazilik onuruna kavuşanlara, o günlerde Yunan eziyet ve tacizlerine maruz kalanlara ayıp. Bırakın işin Milli tarafını, hangi Müslüman bir Hıristiyan eziyetini tercih edebilir? Tamam raporu var, cezai ehliyeti yok ve istediği gibi konuşabilir ama bu itibar niye?
İtibar da gösterilebilir ona da sözüm yok. Ama temsil ettiği kurum “Kanarya Sevenler Derneği” değil ki. Bir ağırlığı, bir itibarı var ve Başkan o kurumu saygın halde tutmak zorundadır. Kadir Bey ilginç insan bunu biliyoruz. Yakın tarihte bir teşekkür mesajı paylaştı  Kadir Beyin oğlu. Güya Devlet Kadir Bey için anı pulu bastırmış ona teşekkür ediyor.

İşin aslını öğrenmek için araştırdım ve aslında pulları kendi parası ile bastırmış ama oğlu Devlete teşekkür ediyor. Amaç, Devlet Kadir Beye hürmet ediyor intibaı vermek.
Hürmet de edebilir ama şahsi olarak. Ne Devleti nede Diyanet İşleri başkanlığını o hürmete ortak etmesi hiç yakışık almaz. Sayın Başkan istediği kadar ziyaret edebilir, gece yatısına kalabilir hatta evlatlık dahi olabilir ama bireysel olarak. Mesai saatleri dışında olmalı ki almış olduğu maaşa haram karışmasın. Bendeniz gibi, bazı konularda kafa karışıklığı yaşayan insanlarımızı aydınlatma yolunda çalışma yapsın, yaptırsın. Mesela Kadir gecesi dışında dinimizde “Kandil” olarak bilinen özel gün var mı-yok mu diye ve bu konuya açıklık getiren bildiri yayına versin veya basın toplantısında izah etsin. Diyanet sitesinde, Kadir Gecesi haricinde başka özel gün olmadığı belirtiliyor ama ilaveten de bu günde şu işlerin yapılması uygun olur diye açıklama geliyor. Anlama zorluğu yaşıyorum.
Bu açıklamaya ters yorum yapacak olursak şöyle anlamamız gerekiyor. “Dinimizde yaş günü kutlaması diye birşey yoktur ama o günde pasta yapıp eş-dost ile bir araya gelinmesi uygundur” der gibi bir durum ortaya çıkıyor. Varsa tavsiye de bulun anlarım ama yoksa niye tavsiye veriyorsun? Başka bir konu daha var efendim şöyle ki; Peygamber efendimiz sefere veya başka bir işi için seyahat etmesi gerektiğinde yanına eşlerinden bir tanesini alırmış. Kim olacağına ise kura yolu ile belirlermiş haksızlık olmasın diye. Mantıklı bir yol gibi görünüyor.

Ancak İslam Alimi Ebu Hanefi bu duruma karşı çıkıyor ve “Bu kumara girer” diyor. Bende merak ediyorum, çok eşli değilim ama çocuklar daha küçükken onlar arasında kura ile gidilecek bir yeri belirlediğim olmuştur. Kura haram mı, değil mi?
Her konuda olduğu gibi inanç konusunda da samimiyet ve ciddiyet eksiğimiz var. Makam gücünü kendi gücümüz zannedip paşa gönlümüze göre hareket etme gafletimiz var ve makamların kalıcı olduğunu zannedecek kadar deva bulmaz bir haldeyiz. Bize rehber olması gereken insanlar, makam sevdası ile rehberlikten çıkarsa, öbür dünyada kimden rehber olmasını isteyecektir? Bizlere yanlış öğrettikleri bir davranışın bedelini nasıl ödeyeceklerdir? Bunca insanın vebalini nasıl taşıyacaklardır?
Asıl sorun ise Din üzerinden bir ötekileştirme gayreti var ki çok tehlikeli.

İnsanları bölerek kalıcı olma ihtimali kesinlikle yok ama birleştirerek kalıcı olma ihtimali çok fazla. Biliyoruz ki birlikten kuvvet doğar ve o kuvvet her zorluğun hakkından gelir.

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA