AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

EFSANE ADAM-BOZAHMEDİN OSMAN-23
  • YÜKSELKALKAN
    • YÜKSEL KALKAN
    • YuKSELKALKAN@kayserihakimiyet2000.com
    • 25 Şubat 2016 - 14:26:11

OSMAN KONUŞULUYORDU

Şehrin tanınmış ulemalarından saygın Şeyh Nurlu Külekçi Hacı Ali Efendi Hoca’dan dualı olan Osman, bozkırların, insan ayağı değmedik ulu dağların, Yılanlı Dağı, Erciyes çevresi, Sultan Sazlığı ve çevre köylerin yalnız eşkıyasıydı. Osman, dağlarda, köylerde dostlarını çoğaltmış, onların güvenini kazanmış, uzun ve soğuk kışları dostlarının evlerinde, davetlerde geçirmişti. Şehir halkı Osman’a alışmış, âdeta onlarla bir bütün olmuştu. Kimin kapısını çalsa hemen içeri buyur edilip sahip çıkılıyordu. En küçük çocuk dahî Osman’ın kötü bir şey yapmayacağına inanmıştı. Artık çocukların bile gözünde sevilen, saygı duyulan bir efsane kahramanıydı…

Dağların yalnız eşkıyası Osman, kimsenin ırzına, namusuna yan bakmayan, zenginden alıp fakir- fukaraya dağıtan bir insandı. Bu gibi güzelliklerini duyan halk Osman’ı daha çok sevmeye, koruyup kollamaya, ekmeğini paylaşmaya başladı. Osman’ın olaylarını kulaktan duyanlar neler anlatıyorlardı neler:

-Efsunlu Osman, bugün jandarmayla Yılanlı -Dağı’nın öteki yüzünde Ağ Yazı’da, Armutluk’ta, Salıbayır, Yedi Ağaç’ta, Çarık’ta, Seygalan’da, Çağaşak’ta da karşılaşmış, Rüzgâr’ın üzerinde kuş olup uçmuş…

-Dün, bizimkiler de Akkaya, Hasan Dağı,İncik, Sallıbayır, Çukur Kuyu, Deve Taşı, Obruk, Sesli, Gölgeli Kaya, Akkaya, Kulaklı da, Tollu Gedik’te görmüşler…

Camızlar konağındaki çatışmada jandarmanın gözü önünde yere düşen yeğenini kartal gibi kapıp atının önüne almış, çemberi yarıp iğdeli yolundan çıkmış…”

Halkın dilinde dolaşanlar bunlardı.

Osman’ın maceralı hayatını dinleyen halk, dağda yalnız gezen eşkıyaya hayranlık duyuyor, sevgi besliyordu. Görmeyenler, “Kim bu kahraman” diye görmek için can atıp tanımak istiyorlardı…

Güneş, Erciyes dağının zirvesinde gözükür olmuş, kızıl renkleri dağları sıvamaya başlamıştı. Yavaş yavaş Yılanlı Dağı’nın zirvelerinde kendisini hissettiriyordu. Tabiattaki çiçek tomurcuklarının güne uyandığı görülüyordu. Dağa yansıyan güneşin renkli ışıkları, halı deseni gibi bulunan kayaların üzerinde kuş yuvalarına vurmaya başlamıştı. Sabahın kırağı düşmüş ceketsiz üşüten rüzgârlı havası, hem karşıdan esiyor hem de üstten vuruyordu. Günün mızraklı ilk ışıkları ile birlikte uyanan kuşların ötüştüğü duyuluyordu. Vadi güneşin doğmasıyla birlikte usta bir ressamın fırçasından çıkan tablo misali şekiller resmediyor, bin bir ebemkuşağı renkleri yeryüzünden ufuklara yansıyordu. Osman’ın yarasalı virane mağara evine teklifsiz giren karanlık, utanarak kaçıp gitmek zorunda kaldı. Dağ yamacındaki bağların içinde kayalara yaslanan üzüm asmalarının yapraklarının rengi bir başka gizemli görünüyordu. Börtü-böcek, canlılar, adeta hayata tutunmak için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı…

Kuşların cıvıltıları daha da artarak kayalarda, dallarda sallanıp birbirinin etrafında dönmeye başladı…

Kayalardan kayalara üst üste yarış eden sığırcık kuşları, ayaklarını karınlarına çekip ok gibi süzülerek uçuyor. Dağların efsanesi yiğit Osman’ın yüksek tepelerde olduğunu haber veriyor, kendilerini emniyette hissediyorlardı…

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz