AGÜSPOR TÜRKİYE KUPASINDA YAKIN DOĞU’DAN FARK YEDİ

AGÜSPOR TÜRKİYE KUPASINDA YAKIN DOĞU’DAN FARK YEDİ

JANDARMADAN UYUŞTURUCU OPERASYONU

JANDARMADAN UYUŞTURUCU OPERASYONU

HACILAR BELEDİYE BAŞKANI EKİCİDEN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

HACILAR BELEDİYE BAŞKANI EKİCİDEN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

KALKAN: EĞİTİME HAZIRLIK ÖDENEĞİ TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARINA ÖDENMELİ

KALKAN: EĞİTİME HAZIRLIK ÖDENEĞİ TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARINA ÖDENMELİ

KİTABININ GELİRİNİ ŞEHİT VE GAZİLERE BAĞIŞLADI

KİTABININ GELİRİNİ ŞEHİT VE GAZİLERE BAĞIŞLADI

EĞİTİMDE KALİTEYİ ARTIRMAK İÇİN NE YAPMALI?
  • ALİÖZKANLI
    • ALİ ÖZKANLI
    • aliozkanl@kayserihakimiyet2000.com
    • 12 Şubat 2018 - 11:33:58

Eğitimin kalitesini artırmak için eğitimciler, pedagoglar ve üniversiteler el ele vererek çalışmalı, ülkeyi geleceğe hazırlayan gençlerin eğitimine gereken önem verilmelidir. Öncelikle okul öncesi eğitime gereken önem verilmeli, çocuklarımıza kendi ana dilleri çok iyi bir şekilde öğretilmeli. Bunun yanında mutlaka bir yabancı dil ve bilgisayar iyi derecede bilinmeli.
Okullarda eğitim tam gün olmalı, öğrenciler sabahleyin ders, öğleden sonra da kültürel ve sportif etkinliklere katılmalıdır. Atalarımız: “Sabah giden işe gider, öğle giden boşa gider.” “İş sabahın, aş sabahın.” “Erken kalk, işine bak.” demişlerdir.
Derslerin dışında temel yetenekleri geliştiren matematik, okuma ve anlamayı geliştiren özel çalışmalara gereken önem verilmelidir. Hür düşünceli, soru sorabilen, hakkını arayan, araştıran, sorgulayan bir gençlik yetiştirmek her eğitimcinin ilk görevi olmalıdır. Matematik ve fen dersleri işlenirken teorik problemler yerine günlük hayatın içinden problemler seçilerek çözülmesi daha yararlıdır.
Öğretmenler çok iyi yetiştirilmeli, öğretmenler maddi ve manevi yönden motive edilip desteklenmelidir. Giyim-kuşamdan daha çok eğitimin kalitesiyle uğraşılmalı, ellere ve ayaklara prangalar vurularak değil, gençlerin önlerindeki duvarları yıkarak işe başlanmalıdır. Gençleri anlamalı, dinlemeli, aramızda sevgi köprüleri oluşturmalıyız.
İLKÖĞRETİMDEKİ YENİ PROGRAMDA NELER VAR?
Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın tarihimizi, kültürümüzü öğretmenin yolu şüphesiz ki eğitim ve öğretimden geçmektedir. Bilginin çok hızlı ve yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme becerilerine bağlı bulunmaktadır. Bu becerilerin kazanılması ve hayat boyu sürdürülmesi ezberlemeyi değil, bilgi üretimine dayalı çağdaş bir eğitimi gerektirmektedir.
Bunun için eğitim sisteminde yeni ve köklü değişikliklere gidilmektedir. Günümüzde hızla gelişen bilim ve teknoloji, eğitimin her alanını etkilemekte, özellikle eğitim yaklaşımlarında köklü değişimleri zorunlu kılmakta, eğitim yaklaşımlarının sürekli değişip geliştiği bu bilgi ve teknoloji çağında, çoklu zekâ ve yapılandırıcı eğitim yaklaşımlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu yaklaşımlarla eğitim sürecinde, öğretmen merkezli anlayışla öğrencinin davranışlarını değiştirmek yerine; öğrenci merkezli anlayışla öğrencinin zihinsel becerilerini geliştirmeye ve bilgiyi yapılandırmaya ağırlık verilmektedir.
Bu gelişim sürecinde öğrencilerin; anlama, sıralama, sınıflama, sorgulama, ilişki kurma, eleştirme, tahmin etme, analiz, sentez yapma ve değerlendirme, bilgiyi araştırma, keşfetme, yorumlama ve zihinde yapılandırma, kendini ifade etme, iletişim kurma, arkadaşlarıyla iş birliği yapma, tartışma, problem çözme, ortak karar verme ve girişimcilik gibi çeşitli zihinsel ve üst düzey becerileri kazanmaları beklenmektedir.
Bu becerilerin kazanılması ve geliştirilmesi sayesinde toplum hayatında yerini alan, birbirini sayan, seven, millî, manevi ve insani değerlere önem veren, paylaşan, anlaşan, hoşgörülü insanların yetişmesi sağlanmış olacaktır.
2005 yılı Kasım ayında Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesinde “Yeni Eğitim Programlarını Değerlendirme Sempozyumu” yapıldı. Sempozyumda konuşan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdür Yardımcısı Sayın Selahattin ŞAHİN; dünyanın çok hızla değiştiğini, eğitim sisteminin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini, eğitimin siyasal, kültürel ve ekonomik gelişmenin en önemli aracı olduğunu, bunun için bakanlık olarak bu eğitim-öğretim yılından itibaren yeni programı uygulamaya konulduğunu belirtti.
Ayrıca bu program, 12 yıllık zorunlu eğitim öngörülüp 9 ülkenin eğitim modeli incelenerek 114 akademik çalışmanın bilimsel verileri ışığında hazırlanmıştır. Programlar için 37 sivil toplum örgütü, 697 müfettiş, 2133 öğretmen, 9192 veli ve 26304 öğrencinin görüşü alınmıştır.
Selahattin ŞAHİN: “Yeni program günlük hayatla bağlantılı, öğrenci merkezli olup öğrencilerin; Türkçeyi doğru kullanma, problem çözme, iletişim, bilgi teknolojilerini kullanmayı, bilimsel girişimcilik ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır” dedi.
Sempozyumda konuşan Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Sayın Abdullah SAYDAM: “Eğitim sistemimizin çeşitli sıkıntılar sebebiyle öğrencileri hayata hazırlamakta yetersiz kalmış, bunun için ilköğretim programlarının değiştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. OECD’nin yaptığı araştırmada 15 yaşını tamamlamış zorunlu eğitimini bitirmiş öğrenciler yönelik okuma, matematik, fen bilgisi ve problem çözme alanlarında yapılan testlerde 41 ülkeden 250 bin öğrencinin değerlendirilmiştir. Bu araştırmada Türkiye matematik ve fen bilgisi alanlarında 36. okuma alanında 37. ve problem çözme alanında 31. oldu. Genel sıralamada ise 36. sırada yer aldı. Türkiye’nin gerisinde Tayland, Brezilya, Tunus ve Endonezya sıralandı. Başarının okullara göre farklılık göstermesi ve ailelerin gelir düzeylerinin öğrenci başarısına etkisinin farklılaşması alanında ise Türkiye 1. oldu” dedi.

  • Etiketler

You must be logged in to post a comment.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz