Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

EKONOMİK KRİZİN, SİYASİ KURNAZLIĞI

Bu haber 17 Eylül 2018 - 11:00 'de eklendi ve 28 kez görüntülendi.
EKONOMİK KRİZİN, SİYASİ KURNAZLIĞI

Temmuz ayında battaniye olmadan yatamayacak  kadar zayıf halde olan ekonomi, zaten dışarıdan gelen vitamin hapları ile ayakta duruyordu.

Bunun üstüne bir de Trump denilen kış sebzesi hararetli konuşup cereyan  yapınca bizim ekonomi hapşırmaya başladı. Seçimden önce “Şu seçim bir bitsin, görürsünüz siz” diyenler, seçim geçince “Bu defa çok kalabalık geldiler valla” diye bahane buldular. Eğer durduk yerde rüzgar yapmasaydı bu kış sebzesi, ne hapşırık olacaktı ne de yüksek ateş. Bütün kabahat rüzgar yapan bu haçlı sürüsündeydi ve fırtınaya  dayanma gücü olan ekonomi, bir yellenme ile nezle oldu. Ekonomist kesilen haber spikerleri ve davetli olan konuklar “Valla billa bir şey yok, sabaha geçer” tavrı ile verdikleri bilgi ve yorumlara biz inandık. Ama dolar inanmadı ve  yeni yetme kız gibi haftada bir alıp başını gider oldu.

Elbette ki siyasiler boş durmuyor ve ellerinden geleni yapıyorlar. Önce dış müdahale olduğuna bizi ikna ettiler. İkna olduk ki kimse sormadı “Bu güçlü ekonomi nasıl olur da bir rüzgar ile bu hale gelir” diye. Sonra akıllarına, dışarıdan gelen ve geldiği gibi geriye giden ama bir gün gideceği hiç hesaba konmayan parayı, nasıl telafi ederiz diye kafa yormaya. İlk bulunan  çare kamuya ait dolar hesaplarının TL hesabına dönmesi oldu. Hatta bir partimiz buna öncülük ederek dolar hesabında ne varsa hepsini satarak emsal teşkil etti. Ardından işsizlik fonu idaresi siyasi iradeye bağlandı. Faiz artırımı yapılarak dolar yatırım aracı olmaktan çıksın istendi. Siyasi iradenin döviz üzerinden yaptığı ihale ve anlaşmalar iptal edilmedi ama vatandaş olarak dövize dayalı kira ve satış gibi işlemlerin Türk parasına döndürülmesi için bir ay süre verildi.
Geçtiğimiz günler de adına Varlık Fonu denilen ve devletin henüz satmadığı kamu şirketleri birliğinin yönetim hakkı da siyasi iradenin yetki alanına verildi. Varlık Fonu nedir derseniz eğer, gelişmiş bütün ülkelerde vardır ve şöyle çalışır. Bir ülke düşünün ki yıllık beş yüz milyar dolar dış satım yapıyor. Dışarıdan ise dört yüz milyar dolar alım yapıyor. Yüz milyar fazlası var. Bu fazla parayı bir fonda topluyor ve adına Varlık Fonu deniyor. Her yıl sattığı aldığından fazla ise bu fona aktarıyor. Sattığı az, aldığı fazla ise farkı buradan finanse ediyor. Hatta o fonu teminat gösterip istediği gibi düşük faizli kredi kullanıyor. Bizde ise hiç ihracat ithalattan fazla olmadı ki. Böyle bir fon oluşturmak işin özüne aykırı. Peki neden yapay olarak bu fon kuruldu bizde? Teminat gösterip kredi bulmak için. Tam bir şark kurnazlığı.
Üretime dayalı bir ekonomik sistem bu musibet ile on yıl gecikmeli olsa da yürürlüğe konacak gibi. Bu yolda her türlü desteği vermek hepimizin vatan borcu ve görevidir. Ancak samimiyet konusundaki sıkıntının aşılması gerekir ki bu da siyasi iradenin görevidir. Samimi bir siyasi iradeye Türk halkı destek verir hatta kendisinden fedakarlık ederek. Ama bu samimiyet şimdilik görünmüyor, neden?
Milli eğitim ile ilgili paket bir kararname içerisinde, kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda okumasına imkan veren bir düzenleme var. Bir okul uygulamak isterse yapabilir ve bir müdür “O yönde talep geldi, uyguladık” derse, buna bir engel yok. Kılık kıyafet, dini inanış, yemek yeme biçimi ve daha bir çok değer medeniyet ölçüsü olarak kullanılabilir. Elbette hepsinin medeni insan olma yolunda etkisi vardır. Bir tanesi vardır ki olmaz ise olmazdır. Karşımızdaki insanı kadın veya erkek olarak görmemek.
Toplumumuz ne yazık ki önce kadın sonra meslek görüyor. Bir doktor sadece doktordur cinsiyeti yoktur. Öğretmen, müdür, hakim, savcı, polis, vekil, bakan. Ne iş yaparsa yapsın kadınlığı veya erkekliği değil, işi önde olmalıdır. Ama bizde cinsiyeti maalesef önde ve cinsel suçlara zemin hazırlamaktadır.

İşte çocuklar küçük yaşta “Onlar kız veya onlar erkek” olarak ayırım yaşarsa ve iki farklı cinsin sadece evlenebileceği ama asla arkadaş olamayacağı düşüncesine inanır.
Ahali nasıl geçineceğim diye meşgul iken, hastalıklı düşünceleri uygulamaya kalkmayın EFENDİLER.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA