KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

KAYSERİSPOR 10 KİŞİ KALDIĞI MAÇTA BJK İLE PUANLARI PAYLAŞTI:1-1

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

BEŞİKTAŞ ŞEHİTLERİ ANDI

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

KIZ ARKADAŞLARINI DÖVERKEN KEŞFEDİLDİ, DÜNYA 3.’SÜ OLDU

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

GENÇ YEŞİLAY ÜYELERİ MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE EDECEK

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

ŞEHİT OSMAN BÖRKLÜOĞLU ANILDI

EMRAH BEKÇİ’NİN KALEMİNDEN SEYYİD BURHANEDDİN TİRMİZİ’NİN VASİYETİ

Tabir yerinde ise, senelerce ‘’çayırda otlayan inekler gibi, tarih/ İnanç/ Kültür konularında eski eserleri okurum, etüt ederim/ etmekteyim.’’ Yaklaşık, 25 senem bu şekilde geçti. Kimilerine göre ziyan vakitlerdi. Bazı arkadaşlarım; git kendine karnını doyuracak bir iş bul…! Hitaplarına. Bazılarının ise; kardeşim işin gücün mü yok, bu işler boş şeyler…!! Dediklerine şahit oldum. Ama bir müptela gibi eski küflenmiş sayfalara tutsaktım, bunu anlatamadım/ halende anlatamıyorum…

Vaziyeti halim ile ruhi durumum böyle olunca, gerek günümüzde bazı hataları görerek düzeltmeye. Gerek ise; isminin baş tarafında bir çok ünvan bulunduran ‘’Hoca’’ diye tabir ettiğimiz tayfaya, ‘’Cahilliğin ve Cehaletin geleceğe naklinden öte gidemiyorsunuz…!’’ (İstisnai Alimlerimiz Hariçtir)  diyecek kadar, yaptıkları hataları ‘’160’ncı köyden de kovulsam’’ yüzlerine söyledim/ Yine de söyleyeceğim…Bunun nedeni ise Hz. Peygamberin ‘’Doğruyu söylemeyen dilsiz şeytandır..’’ Hadisi ile insan olmak ve kişilik meselsidir.

Gelelim konumuza. Kayseri Anadolu’nun önemli şehirlerinden biridir. Kayseri denildiğinde aklımıza ‘’Bekçioğlu Emir Afşin Bey, Seyyid Burhaneddin, Mevlana, Mimar Sinan, Davud-i Kayseri…gibi başlıca isimler gelir.’’ Bendeniz bir vilayeti ve beldemizi ziyaret edeceğim vakit, genelde o yöreyle alakalı bir çok kitap okumuş ve azda olsun bilgi sahibi olurum. Ayrıca yöreye vardığımda, yörenin yerel yönetiminden tedarik ettiğim, kitap, dergi, broşürlere göz atarım.

İşte Kayseri’de de böyle yaptım. Tarih merakı ve bilgisi olan, Kayseri’de öğretmenlik yapan Nuran Hoca Hanımefendiden, Kayseri tarihi ve kültürüyle alakalı bir kitap istedim. Hoca hanım, kendi kütüphane arşivinden bendenize ‘’Mayıs 2006 İstanbul Basımı, Kayseri Koca Sinan Belediyesi, Tarih-Sanat-Kültür başlıklı 320 sayfalık, Proje danışmanı Doç. Dr. Şükrü KARATEPE, Tarih danışmanı Halit ERKİLETLİOĞLU, Redaksiyon Yrd. Doç.Dr. Ahmet Tevfik OZAN’ın yaptığı’’, Kayseri’yi tanıtıcı, birinci hamur kağıda basılı fotoğraflı bir tanıtım kitabını gönderdi. Nuran Hocamıza Teşekkür ediyorum alakasından dolayı. Var olsunlar.

Bendenize gönderilen bu kitabın sayfalarını okumaya başladığımda ‘’55’nci sayfada’’, naklinin tarihe yanlış olarak aksettilen önemli bir hata ile karşılaştım. Mevcut eserin ‘’Tanıtım ile ilgili olması, hazırlayanların akademisyen olması, üzüntümü artırdı…’’. Eserin 55’inci sayfasında Seyyid Burhaneddin ile ilgili bölüm yer almakta ve şu cümleler ile başlamakta…’’İsminin Hüseyin, doğum yeri ve tarihinin Tirmiz 1165 olduğu, Ahmed Eflaki’nin Ariflerin Menkıbeleri adlı eserinden öğrendiğimiz…’’. Şeklinde devam etmektedir. Ahmed Eflaki Ariflerin Menakıb’ları (Ariflerin Rivayet ve Söylencesi) isimli kitabında, Seyyid Burhaneddin yerine Hz. İsa burada yatıyor diye yazsa, Allah muhafaza bizim ilim camiası hemen konuyu nakledecekler..(!)

Bu metinde ki yani 55’inci sayfada ki cümlede/ nakilde, hata şurasıdır. Seyyid Burhaneddin’in adı ‘’Hüseyin’’ değildir!

 

***

Seyyid Burhaneddin Tirmizi kimdir?

Adı, Seyyid Burhaneddin, lakabı Muhakkık veya Seyyid-i Sırdan, nisbeti ise Hüseyni dir. Gerçekleri iyice araştırıp kavradığı için kendisine ‘’Muhakkık’’ denildiği gibi, gizli sırları bilmesinden dolayı da ‘’Seyyid-i Sırdan’’ denilmiştir. 561/ 1165-66 yılı civarında günümüz Özbekistan’ın güneyinde, Afganistan’ın ‘’Tirmiz’’ şehrinde doğmuştur. Daha sonra ilim ve irfan için Belh şehrine gelip, Sultanü’l Ulema Muhammed Bahaeddin Veled’e intisab etmiştir.

Seyyid Burhaneddin, Hz. Hüseyin’in neslinden olduğu için kendisine ‘’Hüseyni’’ denilmiştir.

Yoksa-bazı kitaplarda yazıldığı gibi-adı Hüseyin değildir.

Kendisine Seyyid denilmesi de Hz. Hüseyin’in neslinden olduğu içindir. Zira Hz. Hüseyin’in neslinden olan kişilere ‘’Seyyid’’ veya ‘’Hüseyni’’ denilir.

Seyyid Burhaneddin, (Hakim Senai) Ebü’l-Mecd (Hasan) Mecdüd b. Adem el-Gaznevi den çok etkilenmiştir. Daha sonra ki vakitlerde, ‘’Farsça tasavvufi-Mesnevi tarzının kurucusu ilan edilen ‘’Feridüddin-i Attar ile Mevlana’nın öncüsü kabul edilir. / Kaynak olarak: Cami, Nefehatü’l-Üns, Kayseri Raşid Efendi Kütüphanesi No:1105 ve 1111; Lamii Çelebi, Nefehatü’l-Üns tercümesi s.515; Bediuzzaman Fürüzanfer, Mevlana Celaleddin s.48; Konya Mevlana Müzesi Kütüphanesi Yazmalar Kataloğu, cilt III/ 248. http://aydinlarocagi.org/2014/12/turk-bilgesi-mevlana/#.VJxhTsgGA,Kayseri’de Meşhur Mutasavvıflar, Ali Rıza KARABULUT, s.7.’ye bakınız.

***

İkinci üzülecek durum ise, Kayseri’de Seyyid Burhaneddin’in kabrini ziyaretimde yaşadım. Bu hadise yukarı da ki isminin tarihe yanlış olarak düşülmesinden daha da düşündüren bir hadise. Seyyid Burhaneddin Türbesi, Kayseri Talas Caddesi üzerinde bulunan ve kendi adı ile anılan mezarlığın içinde bulunmakta. Bu türbe 8 Şevval 1310 (12 Nisan 1893) tarihinde Mesnevi mütercimi ve Ankara Valisi Abidin Paşa’nın yardımı ile, Kayseri Mutasarrıfı (Valisi) Mehmed Nazım Paşa tarafından yaptırılmış, kabir üzeri kubbe ile kapatılmıştır.

Sanırım 18 asır ortalarında, 19 asır başlarında çalkantılı Anadolu’da Seyyid Burhaneddin’e ve kabrine iyilik yapılacağı düşünülerek kabrin üstü örtülmüş olarak düşünüyorum. Seyyid Burhaneddin hakkında biraz içerikli bilgiye sahip olan bir kişi, kesinlikle Türbenin ve Seyyid Burhaneddin’in kabrinin üzerini örtülmesine müsaade etmezdi.

Çünkü; Seyyid Burhaneddin Kabrinin üstünün açık olmasını vasiyet etmiştir. Bu vasiyete günümüzde uyulmamaktadır. 1893 senesinde türbe üzeri kapatılarak Seyyid-i Sırdan, Muhakkık, Seyyid Burhaneddin’in vasiyetine aykırı gelinmiştir. Bu vasiyet nerededir ve nasıl bir vasiyettir, onu izah edeyim…

Kayseri Reşid Efendi Kütüphanesinde ki el yazmaları etüt edildiğinde. Seyyid Burhaneddin hakkında şu bilgilere ulaşılacaktır.

Seyyid Burhaneddin vefat ettikten sonra:

‘’…Seyyid Burhaneddin’in ölüm haberi Sahip Şemsettin’e ve ileri gelenlere büyük ve küçükleri başlarını açıp hizmete koştular. İman ehli hakkında yaptıkları gibi, hafızlar Kur’an okuyarak, şeyhler zikrederek, alimler sarıklarını perişan bir vaziyette sararak ve müezzinler sala vererek Seyyid Burhaneddin’i kendi mübarek mezarlığına defnettiler. Sahip Şemseddin İsfahani (Anadolu Selçuklu Devleti Veziri) bir hayli mal harcayarak merasimler tertip etti. Hatimler indirdiler. Sahip Şemseddin, Seyyid Burhaneddin’in mezarı üzerine türbe yapılmasını emretti. Birkaç gün sonra türbe yıkılmış olarak görüldü. Tekrar yapılmasını emretti. Üzerine bir kemer (açık türbe) yaptılarsa da, oda yıkıldı. Bir gece Sahip Şemseddin İsfahani, Seyyid Burhaneddin’i rüyasında gördü. Seyyid O’na:

-Benim üzerime türbe yapmayınız!

Buyurdu. …Kaynakça olarak: Celaleddin el-Hemadani, Sevaqıbü’l-Menaqıb yk. 12b-14-b; Mesnevihan Mahmud Dede, Sevakıbü’l-Menakıb terc. Yk. 26a-31a; İslam Ansiklopedisi 12/ 1 s.389-90 ‘’Tirmizi maddesi’’ Tezkire- Devletşah II/249. Kayseri’de Meşhur Mutasavvıflar, Ali Rıza Karabulut, s.16-17.

Yukarıda düşmüş olduğum kaynaklı şerhler ile, bendeniz üzerime düzen bilgilendirme vazifesini yapmış bulunmaktayım. Anadolu’muzun önemli şehirlerinden biri olan Kayseri’de isminin baş tarafında akademik ünvanları bulunan, ve belki her defasında bu Ulu kişi ismiyle övünen birçok kişi mevcut olduğunu bilmekteyim. Bu kesim ruhen yurtlarında taşıdıkları isimleri terennüm etmedikçe ‘’Alimin allamesi olsalar’’ fayda etmeyecektir.

Hz. Seyyid Burhaneddin Tirmizi’yi en derin ruhi sevgi ve saygılarımla anıyor. Tesadüfün olmadığı iki cihanda, tevafuk ile bu satırlarımı başta Kayseri’li sonra da İslam camiasına hediye arz ediyorum.

Saygı ve Sevgilerimle

 

 

  • Etiketler
  • Açıklama
  • Tabir yerinde ise, senelerce ‘’çayırda otlayan inekler gibi, tarih/ İnanç/ Kültür konularında eski eserleri okurum, etüt ederim/ etmekteyim.’’ Yaklaşık, 25 senem bu şekilde geçti. Kimilerine göre ziyan vakitlerdi. Bazı arkadaşlarım; git kendine karnını doyuracak bir iş bul…! Hitaplarına. Bazılarının ise; kardeşim işin gücün mü yok, bu işler boş şeyler…!! Dediklerine şahit oldum. Ama bir müptela […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz