ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL  DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

‘EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ’ MUSTAFA GÜZELGÖZ 2
  • AHMETCENGİZ
    • AHMET CENGİZ
    • AHMETCENGiZ@kayserihakimiyet2000.com
    • 22 Ekim 2017 - 14:55:22

Mustafa Amca’mız hem hayallerinin, hem köylerin yollarına düşer.

“Sandıkların üstüne “Kitap İare Sandığı” yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar. Kütüphaneye de bir yazı asar: “Sadece Pazartesi ve Cuma günleri açıyoruz.” Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.”

Mustafa Amca’nın hayallerinin ve yollarının ilk durağı Karlık köyüdür.

“İlk durağı Karlık köyüdür. “Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak” der. Köylünün okuma alışkanlığının oluşması için de ilk önce; Karacaoğlan, Âşık Garip, Hazreti Ali’nin Hayber Kalesi Cengi gibi kitapları götürür. Daha sonraki zamanlarda halkın yararına olacak tarım, hayvancılık vb.leri konularda kitaplar bulundurur. Zaman içerisinde okuma zevki gelişen köylüler tarih, tarihi romanlar, dini kitaplar, tarım ve sağlık konularındaki kitapları ve Dünya klasiklerini okumaya başlarlar. Özellikle Karain köyünde ‘Balzac’ okunmaya başlamıştır artık.”

Mustafa Amca’nın çabaları sonuçlarını göstermeye başlar.

“Mustafa Amca yavaş yavaş sevilmeye sayılmaya başlanır. Çünkü emekleri etkisini göstermiştir. Halk kendisine fayda sağlayan görevliyi saymaktadır. Bu faydalar öyle noktalara kadar varır ki, kız kaçırmayı düşünen bir genç, Mustafa Amca aracılığıyla ulaştığı Türk Ceza Kanunu kitabında bunun idama kadar varabilen bir suç olduğunu, en iyi ihtimalle 7 sene hapis yatabileceğini öğrenir. O dönem hayli popüler bir etkinliğe dönüşmüş olan kız kaçırmanın bu kadar büyük bir suç olduğunu bilmeyen genç, ‘Eşekli Kütüphaneci’ sayesinde bu sevdasından vazgeçer; hatta Mustafa Amca’ya daha sonra bu durumu anlatan bir mektupla hayatını kurtardığı için teşekkür de eder.”

Mustafa Amca artık yolu gözlenen-beklen ünlü bir kişi olmuştur.

“Mustafa Amca artık; Ürgüp’teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel’le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar ‘Eşekli Kütüphaneciyi’ her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca’nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa Amca’nın ‘eşeği Yüksel’ yediği otu hepsinden daha fazla hak etmektedir.”

Kütüphane hak ettiği değere yavaş yavaş kavuşuyor.

“Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlarlar. Yıllık okuyucu sayısı 24 bin kişidir. Kadın okuyucu sayısı ise 2 bin kişidir. Mustafa Amca bakar ki kütüphaneye kadınlar istediği sayıda gelmiyor. Köylü kadınların o zamanın geleneklerinden dolayı; erkeklerin yoğun olduğu yerlere gitmeme eğilimi gösteriyor, aynı zamanda işlerinin yoğunluğu da eklenince kütüphaneye gelmeleri de pek mümkün olmuyor. Erkeklere oranla kütüphaneye çok az gelen yöre kadınlarını kütüphaneye nasıl çekerim diye düşünen Mustafa Amca, bu konuyu da halletmek için iyi bir formül buluyor.”

Türkiye’de belki ilk sayılacak sponsorluk işini yapıyor.

“Kütüphanelere dikiş makineleri alarak kadınların kütüphaneyi daha çok amaçlı kullanmalarını sağlamayı planlıyor. Kütüphanenin tatil olduğu Salı günlerini sadece kadınlara açıyor. Zenith ve Singer firmalarına mektup yazıyor: “Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım” diyor. Gönderilen bu mektup karşılığında; Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi gönderiyor. (İlk sponsorluk faaliyeti girişimi bu olsa gerek). Salı günlerini kadınlar günü yapıyor. Kumaşı alan kadınlar kütüphaneye koşuyor. On makine yetmediği için de sıralar oluşuyor. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap veriyor, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce de halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gidiyor. Aynı zamanda halıcılık kursları başlatıp, bölgede halıcılığı canlandırıyor.”

Mustafa Amca’dan köyün evli erkeklerine nasihat (Ayar).

Eşekli Kütüphane sistemiyle Bakanlığın ve dünyanın ilgisini çeken Güzelgöz kadınları da kütüphaneye çekmenin yollarını planlarken şöyle diyor; “Baktım kadınlar gelmiyor, demir parmakların ardından bakıyor; içeri giremiyorlar. O zamanlar Zenith marka dikiş makineleri yeni çıkmıştı. Hemen bu kuruma bir mektup yazdım reklamlarını da yapacağımı belirterek her kitaplığa birer dikiş makinesi istedim. İyi insanlarmış; tez vakitte bir Singer, dokuz tanede Zenith marka dikiş makinesi yolladılar. Makineleri kütüphaneye yerleştirdim. Masaların üstlerine Ören Bayan’ın dikiş nakış örneklerini içeren broşürler koydum. Sonra da köyün erkeklerini toplayıp onlarla konuştum. Salı günleri hanımın buraya gelecek, burada oturacak dedim. Beklemeye başladım. Gencecik güzel güzel bayanlar, çeyizlerini düzmek üzere kütüphaneye gelmeye başladılar.”

Mustafa Amca Dünyada bir ilke imza atıyor ülkesi adına.

“1963 yılında Amerika’da yapılan bütün dünya ülkelerinin yaratıcı insanlarının yarıştığı bir yarışma düzenlenir. Türkiye’nin de yarışmaya aday bildirmesi istenir. Yazı Devlet Planlama Teşkilatına ulaşır. DPT yetkilileri Güzelgöz’ün yaptığı çalışmaları düşünerek yarışmaya onun katılmasına karar verir. Evrakların yarışma yetkililerine ulaştırılmasından kısa bir süre sonra Amerikan Haberler Merkezi’nden 3 kişi incelemeler yapmak üzere Ürgüp’e gelir. Konuklar köyün muhtarını da yanlarına alarak Güzelgöz’ü hiç işe karıştırmadan incelemelere başlarlar. Köyde eşeğin sırtında gitmekte olan köylüyü durdurup ona bir kitap uzatarak kitap okumasını isterler, köylü okumaya başlar. Daha sonra sırasıyla köylü kadınlara, yaşlılara, gençlere kitap uzatırlar ve kimden uzattıkları kitabı okumasını isteseler hep olumlu sonuç alırlar. Bu rapora, inceleme esnasında çektikleri birbirinden ilginç ve güzel fotoğrafları da ekleyerek yarışma jürisine sunarlar. Yarışma sonuçlanır ve Güzelgöz, “The Lane Bryant Uluslararası İnsanlık Hizmetinde Gönüllü Takdirnamesi”ni alır.” (Devamı Yarın)

 

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz