Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
RECEP ÇALKANER

ESKİ KOMŞULAR VE KOMŞULUK İLİŞKİLERİ-2

Bu haber 13 Mart 2019 - 11:01 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.
ESKİ KOMŞULAR VE KOMŞULUK İLİŞKİLERİ-2

Mahallenin kadın ve kızının namusunu gözetmek bütün mahalle erkeklerinin görevi sayılırdı. Buna karşı kadın ve kızlar mahallenin erkeklerine özel saygı duyar, onların yanında hiçbir zaman şımarıklık yapmaz daima edepli ve terbiyeli dayranırlardı. Sabahları kapı önü süpüren kadın ve kızlar komşu erkeklerin yanlarından geçmesi halinde süpürmeyi durdurur ve de “Allarasgetire “ diyerek işe uğurlarlardı.  Bazan  su getirmek için mahalle çeşmesine giden kadınlar eve gelirken bir erkeğin işe gittiğini görürse  onun yolunu kesmez, ne kadar uzak olursa olsun asla bir erkeğin önüne geçmezdi.

Erkeklerde kadın ve kızları öz ana ve bacıları gibi görür onları kem gözlerden sakınırlardı. Böyle gördük ve hep bu görüşle yaşadık. Mesela mahallemizden bir kız bir oğlana gülse o oğlanda gülmeyi fırsat bilip kıza laf atsa önce oğlan dövülür sonra kız azarlanır “Bir daha böyle bir şey görürsem çok fena olur, hem ben döğerim hem de babana söylerim” denildiğinde mahallenin hangi kızı olursa olsun ayni öz ağabeyi kızıyormuş gibi görür, asla karşılık vermez hatta utanır yüzü kızarır (yüzü kızarmayı tarif etsem mi acaba diye aklımdan geçti, unuttukda) evine kaçardı. Bu olay bir daha görüşüldüğünde ne bir daha tekrarlanır nede üstünde durulurdu.

İşte böyle karışma ve müdahaleler yakınlığın en açık göstergesiydi.

Bir misal vermek istiyorum; Bizim evimiz Caferbey mah. Karaca sokak dibi çıkmazda idi. Sokağımız L tipi bir sokak olduğundan evimiz sokağın başından görünmezdi. Üç odalı olan evimiz (sonradan iki katlı yapılmıştı) uzun bahçeli, bahçe kapısından  diğer mahalleye (kesim sokaka) çıkılırdı.

Hemen yanımızda babamın süt kardeşi  olan mahallede ilk hacca giden olduğundan, büyük küçük herkesin hacıbabası sayılan Demirci Hacı Babamız vardı. Hanımı Hayriye annemiz, onun yanında hayat içi yaşayan Hacı Babanın ağabeyi Hamdamcamız vardı mahallede bir tek ona amca denirdi çünkü o yıllarda İstanbul’da okumuş kültürlü bir insandı. Hatta mahallemizin tüm devlet işleri ona havale edilirdi. Onun hanımı Şevkat annemiz vardı. Kızları Nejla, Fatma ve Sevim aplalarımız, sol yanımızda İstanbulluların Makbule hala denirdi (istanbuldan gelin geldiği için öyle söylenirdi) sonra mahallenin başına doğru sağlı, sollu ve karşılıklı oturan şu anda pek çoğu hayatta olmayan (Allah kendilerine rahmet etsin ve de hepsini cennette cem etsin, Amin) mahallemizin Zekiye amesi (Herkes ona öyle hitap ederdi) karşısında Fatmanne, Naci, Esad ve Alağbi, yanlarında Hacahmet emmi, karısı Hatıcağla, karşılarında Hayrullah emmi karısı Esmağla, Hasan abi, Hikmetabba, karşılarında, Arabacı Memedemmi karısı, Müybağla onların karşısında Çıkrıkçı Alibaba, Mısdafemmi, Esmana, Hafızağla, Memedağbi, Fatma yinge Nafiz ağanın  ve mahallenin  Elmas anası, Tükmenlerin Şaban emmi karısı Müybağla ve okumuş Memedağbi (devlet dairesinde çalışan mahallemizin ilk memuru) karısı ise Saadetabba. Kunduracı Hacelemmi- Nütüyağla –Recebemmi karısı Sadiyağla daha adını sayamadığım çok renkli simalar emmiler halalar ağbi ve yengelerimiz vardı.

Bunları neden yazdığıma gelince dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var. Evet dikkat ediyormusunuz eski mahallelerde yaşayanlara hitap ediş şeklimize, emmi, dayı, hala, ame, apla ağbi, inişde vs. Yani sözün özü, demek ki eskiden  bir mahallede yaşarken  bir mahallede değil sanki  bir evde yaşar gibi yaşarmışız. Ne güzel günlermiş. Şimdi ise komşulara şaşıyoruz… Apartımanda yaşıyoruz….

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA