ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

ILN00707901-KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2017/502KARAR NO : 2017/486

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL  DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

BAŞKAN ÇOLAKBAYRAKDAR, “KOCASİNAN, KENTSEL DÖNÜŞÜMLE PARLAYACAK”

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

ASAMOAH GYAN 32. YAŞ GÜNÜNÜ TAKIM ARKADAŞLARI İLE KUTLADI

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

KAYSERİSPOR, MEDİPOL BAŞAKŞEHİR’E BİLENİYOR

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

YORGAN DİKİMİ NESİLDEN NESİLE MELİKGAZİ’DE DEVAM EDECEK

EY EBUBEKİR ALLAH SANA RAHMET ETSİN
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 18 Aralık 2014 - 15:40:32

“Yine nur ordusunun şanlı komutanı, Halife Ebubekir. Allah ondan razı olsun. Bir gün rahatsızlanarak yatağa düşer, Ancak manevi inci süzmesi, kızı Hz. Aişe sana bir tabip çağıralım mı ey Babacığım? Hz. Ebubekir kızı Hz. Aişe’ye, ben dokla karşılaştım, Aişe babasına, doktor sana ne dedi? Ey babacığım? Ebubekir kızına şöyle cevap verdi. Kızım ve ciğer parem, yavrum, doktor bana, ben emrolunduğum görevi yerine getirmekle emrolundum dedi. Ey babacığım, sen dünyan değiştiğinde sana kefen olarak ne yi saralım? Ebubekir kızım bana, Hz. Peygamberin arkasında namaz kıldığım elbisemi sarmış der. Hz. Aişe Ey babacığım o giymiş olduğun elbise oldukça yıpranmış vaziyette, Müsaade buyur da sana daha yeni bir kefen alayım deyince Peygamber okulunun yüce talebesi Ebubekir. Kızım, yeni giysileri giymek ölülerden daha fazla hayattakiler layıktır. Çünkü Ölüm demek fani demektir. Zira elbise ise daha kıymet ifade etti için hayatta olanlar benden daha layıktır. Ciğer parem kızım, Allah kefenin yeniliği ile değil de, Makbul ameliyle huzuruna çıkanlardan eylesin.

İYİLERİN SABREDİŞİ

Bir zamanlar ahlakı düzgün biri, tam aksine kötü ahlaklı, gündüzünü gece eden, Yani hayatını cehenneme çeviren bir kadınla evlenir. Dostlarından biri bir gün, kardeşim hayatını karartan bu kadını boşa ki, hayatta gülesin, şayet bu kadından ayrılırsan hayata kavuşursun, çünkü biz senin hayatının karardığını hissediyoruz derler. Dostlarından bu sözü dinleyen salih kişi, dostlarına şöyle cevap verir. Şayet ben kötü ahlaklı ailemi boşayacak olursam, bir başkası ile de evlenir, onun başıma bela olur, bu yüzden ona eziyet eder, bundan dolayı da ben o kişinin eziyet çekmesine ve günahkâr olmasına sebep olacağından korkarım diye cevap verdi. Daha sonra dostları o salih kişiye ailesi konusunda ne yaptım diye sordular. O salih kişi bu konuda, Hz. Peygamberimizin şu mealdeki hadisini anlattı. (HER HANGİ BİR ŞAHIS AİLESİNE KARŞI SABREDERSE ALLAH ONA EYYUB PEYGAMBERE LÜTFEDİLEN SEVABI, AKSİNE HERHANGİ BİR SALİHA KADINI KÖTÜ AHLAKLI EFENDİSİNE KARŞI SABREDERSE -FİRAVUNUN AİLESİ ASİYEYE VERİLEN SEVABI (MÜKAFATI ) hatırlatarak cevap verir. Her hangi hususta olursa olsun sabrın açamayacağı kapı yoktur. Bunlar toplum içinde, aile, gerek fertler, arsında olan zorlukları sabır sayesinde halledileceği vurgulanmaktadır.

 

İSLAM HALİFELİĞİ

İslam’ın nurlu pınarından hikmet suları içen İslam’ın ikinci halifesi Hz. Ömer (Allah ondan razı olsun).Soğuk bir akşamda yanına almış olduğu yüce sahibi Abdurahman bin Aff olduğu halde Medine caddelerinden birinde ilerlerken karanlıkta bir ateş etrafında üç yavru ile bir ihtiyar kadın görür, yanlarına yaklaştığında şöyle sözler kulağına gelir. Çocuklardan biri ağlayarak, gözümün yaşına acıda bana bir lokma ver, ikincisi anneciğim, nerde ise öleceğim bana bir lokma ekmek, üçüncüsü anneciğim ölmeden bana bir lokma ekmek diye avaz, avaz çağrıştıklarına şahit oluyor, Hz. Ömer bunları duyar, durmadan hemen yanlarına yaklaşarak oturup ve kadına, şöyle söyler bunlar niçin ağlaşıyorlar.

Kadın bu yabancının kim olduğunu bilmeden, Allah, Ömer’den bizim hakkımızı alsın diye söylenir.  Hz. Ömer kendisini bildirmeden kadına, Ömer sizin halinizi nerden anlasın(bilsin)der. Kadın peki bizim halimizden anlamıyor da, neden hilafet vazifesini kabullendi cevabını alır. Kadından bu sözü duyan, Ömer hemen orayı terk edip, kendisini beytülmal kasasında bulur, kapıyı açan Ömer’e beytülmal görevlisi, bu hal nedir Ey Müminlerin emiri diye seslenir. Görevliye cevap vermeden depoya dalan Ömer, bir torba un, bir çanak yağ, bir çanak bal indirerek beytülmal görevlisine cevap vermeden bunu sırtıma kaldır diye bekçiye seslenir. Bekçi ise sana mı ey Ömer sen bunları bana (benim sırtıma kaldır diye Ömer’e teklifte bulunur, çünkü bu yükü taşımağa ben senden daha layığım der. Bu arada sinirine hâkim olmayan Ömer, bekçiye bana kaldır diye ikinci defa ikaz eder, şöyle der annesi kahrol sıçanın oğlu, sen o çuvalı benim sırtıma kaldır der, Çünkü kıyamet gününde sen benim gönül ahımı yüklene bilir misin?

Nihayet un çuvalını, bal ve yağ çanağını, Ömer yüklenerek kadının yanında soluğunu alır. Kendi eli ile yemek hazırlar, kendi eli ile üç küçük yavruya yedirip doyurur. Bu durumu seyir eden kadın kendisini tutamayarak şöyle der, Allaha yemin ederim ki esas halifelik Ömer’den daha fazla sana layıktır der. Bunun üzerine kadına, Hz.Ömer, Ey Allahın kulu, yarın Ömer’e gelirsen ben senin durumunu Safire arz ederim der, oradan ayrılırlar, biraz ileride bir taşın arkasında durumu takip ederler, Çocuklar ne yapıyorlar diye gözetlerler. Halifenin yanında bulunan Abdurahman bin Avf hava dondurucu soğuk gidelim burada fazla tahammülüm kalmadı ey Ömer der Bunun üzerine Ömer, Allah’a yemin ederim ki bulunduğum yeri terk etmem, hatta onlar (yavrular) yanlarına ilk defa geldiğimizde ağlıyorlardı, şimdi ise gülmedikçe yerimi terk etme diye cevap verdi, gülsünler, sevinsinler ona göre gideyim dedi.

Sabah olunca çocukların anneleri halifenin bulunduğu yere gider, içeri girdiğinde, Hz. Ali ve İbni mesudun arasında oturan halife Ömer’i görünce Kadın Allah’a yemin ederim ki akşam bana yardım eden sensin diye Ömer’in huzurunda mahcubiyetini gizleyemez, Hz, Ömer, üzülme bu tür şeyler bizim vazifemizdir, Ey Allahın kulu akşamlayın karanlıktaki çileni bana kaça satarsın diye kadının gönlünü alan Ömer, kadından helallik diler, Halifeden böyle sıcak alaka gören kadın, aman ya Ömer ne münasebet, sizler bizi bağışlayın; karşılığını verir. Sonunda aynı duygularla sızlayan Ömer, kadına, Allaha yemin ederim ki karanlıktaki şaka çektirdiğim zahmeti bana helal etmedikçe seni buradan göndermem diye yakındı. İşte Mesuliyet duygusu.

 

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz