Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

FIKRA ve BAŞKA BİR KONU…

Bu haber 11 Temmuz 2019 - 12:26 'de eklendi ve 49 kez görüntülendi.
FIKRA ve BAŞKA BİR KONU…

Bir TV yarışma programında, İneğin süt için yavrusuna ne isim verilir sorusuna verilen yanlış cevap, sosyal medyayı çalkalandı…

Dün de yazdım…

Bu gün de dünkü yazımdan ötürü bir fıkra aklıma geldi, onu aktarayım. Belki bileniniz çoktur da, gençler yeni duyuyor olabilirler. Çünkü onların döneminde kara saban yoktu… Bilmeyen gençlere; Karasaban, şimdilerin tarla sürme işini yapan canlı traktörü gibidir.

Fıkra şöyle…

Köylünün ahırında bir öküzü bir de ineği varmış. Sabah tanyeri ağarmaya başlayınca, öküz ineğe seslenmiş; “Hazır ol az sonra ağa gelecek, çifte gideceksin” demiş.

İnek hiç oralı değil, “Hele gelsin de”  demiş.

Öküz, ısrarla ineğe birkaç kez daha “Hazır ol az sonra ağa gelecek, çifte gideceksin” diye tekrarlasa da, inek hiç oralı olmamış…

Biraz sonra sahiplerinin karşıdan geldiğini gören öküz, daha telaşlı bir tavır ve sesle tekrarlamış…

 “Hazır ol az sonra ağa gelecek, çifte gideceksin.”

İnek yine oralı değil, köylü gelmiş, öküzü almış, sabana koşmuş ve tarlanın yolunu tutmuşlar…

İnek arkalarından seslenmiş; “Çabalayanı çifte çekerler…”

XXX

Fıkrayı anlattım, buzağıdan aklıma geldi de. Yoksa bir başka konuya sakın bağlamayın. Ben bugün size bir başka konu anlatacağım…

XXX

Önce Devlet Bahçeli’nin yine o bildik ağzından söz edeceğim…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sesleniyor…

 “Sayın Kılıçdaroğlu Cumhuriyet tarihinde bize tek bir tarafsız Cumhurbaşkanı göstersin. Sayın Kılıçdaroğlu’nun keyfinin kaçması amaçsız siyaset hastalığıdır. Borun pazarıçoktan bitmiş, Niğde yolu gözükmüştür. CHP Genel Başkanı’nın 5 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul’a yaptığı ziyaret esnasında İBB Başkanı’nın siyasi çap ve çeperini genişletmesinden anlaşılan biraz ürkmüştür. İstanbul’da sorulan bir soruyu şu ilginç ve her tarafa çekiştirilecek cevabı veren Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Kılıçdaroğlu, “Eski sisteme dönülmeyi biz de istemiyoruz” dedi. Sayın Kılıçdaroğlu için bazen hüzünleniyorum. Demedi demesin, beni dinlesin. Gidişat hayra alamet değildir. Sayın Kılıçdaroğlu için çemberi daralıyor, suyu ısınıyor.”

Önce düşündüm bu sözler üzerine. Öyle ya ben de düşünmeden, düşüncesiz söz etmeyeyim, ayıp olur. Düşündükten sonra aklımı yokladım, analiz ettim ve sonuca vardım.

Birincisi; aslında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “…amaçsız siyaset hastalığıdır…” sözleri ile kendini anlatmış.

Amacı sadece geleceğini kurtarmak olan Bahçeli’den ibret verici bir söz…

İkincisi; aynı devlet Bahçeli, “Eski sisteme dönülmeyi biz de istemiyoruz” sözü ve genelde de İstanbul ziyaretine ilişkin olarak…

 “Sayın Kılıçdaroğlu için bazen hüzünleniyorum. Demedi demesin, beni dinlesin. Gidişat hayra alamet değildir. Sayın Kılıçdaroğlu için çemberi daralıyor, suyu ısınıyor.”

Demiiiiiş…

Tam da kendi ruh halini anlatmış.

Birincisi; “Eski sisteme dönülmeyi biz de istemiyoruz” sözünden anladığı son derece yanlış. Kılıçdaroğlu’nun “Eski sistem” dediği, 12 Eylül sonrasındaki sistem. Kendisi bu sistemi savunuyor mu acaba?

Örneğin yüzde 10 seçim barajı!…

İkincisi; Ali Babacan’ın, başarılı olur veya olmaz, o konu ayrıca irdelenecek konu. AKP’deki çatlağın derinleşmesi ve gün yüzüne çıkmasını gösteren çabasından sonra, MHP’nin ve dolayısıyla Devlet Bahçeli’nin kendisi için de “…Gidişat hayra alamet…” olmadığı ve “…çemberi daralıyor, suyu ısınıyor…” olduğunu görmesidir.

Ben de buradan kendisine sesleniyorum…

Sayın Devlet Bahçeli…

Ne kadar da sağa sola çaldakıl (sırnaşsan) olsan da aslında anlaşılmayan davranışlarının sonucu senin akıbetin çörten…

Bugünlük de bu kadar, bitti…

XXX

Aslında bitmedi…

Diyanet İşlerinin “eğitim ile din” konusu ile ilgili sözde düşüncesine girmek isterim de, düşündüm ki hangi inanca mensup oldukları belli olmayanlar ile tartışmanın anlamı yok…

Benim inancımda eğitim önemli…

Alak suresi 1. Ayet;(bu ayet ilk inen ayettir)”Yaratan Rabbinin adıyla oku!” emridir. Nasıl olur da eğitim ile inancı ters orantılı gösterir de okuyanın dinden uzaklaştığını ifade edersin?

Be hey…

Dedik orada bıraktık…

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER