GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

GEÇEN SEZON 5’TE 5 YAPAN DENİZ TÜRÜÇ İLK PENALTISINI KAÇIRDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

YILANIN ISIRDIĞI İŞÇİ AMBULANSLA HASTANEYE KALDIRILDI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

ZÜMRÜT CAMİİNDE YAZ KURSİYERLERİ İLAHİYLE COŞTURUP, TİYATROYLA NOKTALADI

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

AV. YAKUP UÇAR MUHTEŞEM DÜĞÜNLE DÜNYA EVİNE GİRDİ

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

YÜZME KURSUNA KATILAN 324 ÖĞRENCİ ARASINDA YÜZME YARIŞMASI YAPILDI

GENÇLER VE SOSYAL MEDYA
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 25 Mayıs 2015 - 18:49:16

İnsanlık, her yeni buluşla zihinsel değişim ve dönüşüme uğramıştır. Yazının bulunuşu, matbaanın icadı, elektrik ve elektronik döneme geçiş, insanlığın gelişmesinde köklü de­ğişiklikler yaratmıştır. Amerikalı psikolog Ong, insanlığın elektronik kültür dönemine geçişini ikincil sözlü kültür dönemi olarak tanımlar.

Teknoloji ile aracılanmış bu dönemde insanlar, birincil sözlü kültür döneminde olduğu gibi canlı ve katılımcı sözel anlatıma önem vermekte ve kalıp cümleler kullanmaktadır. Günümüzde özellikle gençler arasında yüz yüze iletişi­min yerini teknoloji ile aracılanmış ve kısaca medya olarak tanımlayabileceğimiz yeni iletişim ortamları ve yeni iletişim araçları almıştır. Elektronik kültürle yetişen gençlerin son yıllarda eğitim ve öğretim ortamında kendile­rini yazılı ve sözlü ifade etme güçlüğü yaşadığı fark edilmektedir. Ayrıca gençler arasında dikkat dağınıklığı ve yorgunluk belirtileri gözlemlenmektedir. Bunun çeşitli nedenleri ol­makla birlikte medya bağımlısı gençlerde görülen yorgunluğun nedeni gece boyunca bilgi­sayar başında yarı uyur yarı uyanık oyun oynama veya gelen mesajlara yanıt verme zorun­luluğu hissetmelerinden kaynaklandığı, bu kişiler tarafından ifade edilmektedir.

Özellikle bazı gençlerde kendini ifade ederken gözlemlenen, 1. Uygun sözcükleri bulamamak, 2. Düzgün cümle kuramamak, 3. Her anlatılana “Aynen öyle ”  “Yani ”vb. bir yanıt vermek, 4. Yazı yazarken konuşma dilini kullanmak, sorunlarına farkında­lık getirmektir. Dil, duygu ve düşüncelerin ses, yazı, resim, görüntü benzeri üzerinde toplumsal uyum sağlanmış araçlarla başkalarına iletilmesini veya saklanmasını sağlayan kendi içinde kuralları ve sürekliliği olan bir sistemdir. Dil ile düşünür, dil ile anla­şır, dil ile duygularımızı ifade eder, dil ile kültürümüzü inşa eder ve dil ile yeni­den üretiriz. Konuşma bireysel, dil ise toplumsal ve kültüreldir. Toplumdaki bireysel ve kültürel değerler, yaşantılar dil aracılığıyla toplumsallaşır, dil aracılığıyla yeni ku­şaklara aktarılır. Bu nedenle dil bireyler üstüdür. Bireyler dünyaya geldiklerinde dili hazır bulup öğrenirler. Dil dünyaya bakış açısının belirlenmesinde önemli rol oynar. Değişen toplumsal koşullar, gençlerin toplum­sallaşma süreçlerinin sağlıklı gerçekleştirilememesi, dilin toplumsal kültürün ak­tarıcısı olarak kullanılmasını sorunlu hale getirmiştir. Medya bağımlısı gençler, sosyal medyada ve kendi aralarında iletişim kurarken bir takım kısaltma ve sembollerden yararlanmaktadır. Bunun ya­nında kendi aralarında kullandıkları ve Türkçe kurallarına uygun olmayan bir soh­bet türü geliştirdikleri bilinmektedir.

Gençler, karşılıklı sohbet şeklinde gerçekleştirdik­leri yazışmalarda,“ne bilim ya, he öle dio ya,” ben­zeri kısa konuşma cümleleri, basit cümle yapıları, seslenmeler, söyleşi üslubundan olu­şan kalıp sözler ve söz öbekleri, eksik cümleler, durum bağlamına göre anlam kaza­nan sözceler kullanmaktadır. Gençlerin bilgisayar ve cep telefonu kullanı­mıyla edindikleri ikonografi ve farklı söz dağarcığından oluşan bu yeni dilini ebeveyn­ler ve yaşlı kuşak anlamakta zorluk çekmektedir. İletişimi engelle­yen diğer bir faktör, gençlerin oluşturdukları bu dil engelinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle gençler, günlük yaşamda ve derste uygun sözcükleri bulmakta zorluk çek­mekte, düzgün cümle kuramamakta, konuşmalara kalıp cümlelerle medyatik yanıtlar vermekte veya kendi arkadaş çevresinde kullandığı kısaltmaları günlük konuşma di­line yansıtmakta ve yazı yazarken farkında olmadan bu dili kullanmaktadır. Dolayı­sıyla gençler, kendilerini yazılı ve sözlü ifade etmekte sorun yaşamaktadır. Günümüz gençliğinin yarattığı eğlenceli ve çekici dil, giderek, eğitimci-yazar Debord’un belirttiği gibi gerçeği sahte olana dönüştürmektedir. Gençlerin yarattığı bu dil, sıkıntılarına çözüm olmak yerine yeni bir sorun olarak kendilerine geri dönmektedir.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz