Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET KARAASLAN

GÖMÜRGEN’DEN KELİMELERİMİZ-2

Bu haber 05 Temmuz 2019 - 11:25 'de eklendi ve 67 kez görüntülendi.
GÖMÜRGEN’DEN KELİMELERİMİZ-2

ÇA: Keçilere bağırarak uyarma sözü, biçimi.

ÇAĞŞAH: Dağ yamaçlarından kayaların parçalanarak oluşturdukları birikinti.

ÇALGEÇİR: Düveni çeken “sürüt” denilen kısma, sürüte de boyunduruğa bağlayan “S” şeklindeki demir parça.

ÇALGI:  Genellikle dikenli çalılardan yapılan süpürge.

ÇALKAMA: İyice özemeden, gelişi güzel yapılan ayran.

ÇARHIT: Kullanılamayacak derecede bozulmuş ve yıpranmış olan şeyin hâli.

ÇELTEK: Yardımcı çoban (guyrukcu)

ÇEMKİRMEK: Büyüklere saygısızca karşılık vermek

ÇEMRENMEK: Kolları ve paçaları sıvayarak hazırlanmak

ÇEPEL: Kirli, çamurlu, bulaşıklı durum

ÇERİK: Çinikten (şinik) küçük bir çeşit tahıl ölçeğinin adı.

ÇEŞMEK: Bağlı olan şeyi çözmek.

ÇETEN: Saman, gübre, toprak taşımak için kağnı üzerine tahtadan veya kilimlerden kurulan düzenek.

ÇEVLİK: Derimevlerinin tepesinde bulunan çember biçimli iskeletin adı.

ÇIHLA: Tüm, bütün, hepsi, oldukça anlamlarında kullanılır.

ÇIKGAŞLIH: Gelin kıza damat tarafından takılan, verilen hediyelerin adı.

ÇIRAHMA: Sacdan yapılmış, koni biçimli gazyağı ve fitil ile aydınlanma sağlayan araç.

ÇITAH: a) Kavgacı, nizahcı. b) Boynuzları sivri ve çengel biçimini almış öküzlere takılan ad.

ÇİÇEKBAĞI: Derimevlerinde çevliği, direğe bağlamaya yarayan uçları püsküllü, süslü yünden örme ip.

ÇİLİNGİR: Gözer ile kalbur arası bir tahıl eleme aracı.

ÇİNGİL: Metalden yapılmış küçük su kabı.

ÇİRTME: a) Bir yemek yapma türü,  b) Küçük küçük doğrama işi.

ÇİTİL: Metalden yapılmış, en küçük su taşıma kabı, küçük helke. (çingilden küçük olanlar)

ÇİTİMEK: Örgü işlerinin yıpranan ve bozulan kısımlarını, tamir etmek amacıyla örme işi.

ÇOĞŞURMA: Kağnılarda ot, yonca ve sap taşımak için boyunduruk ile göp arasına ilave edilen, biri önde, diğeri arkada “V” biçiminde ve bunları birbirine bağlayan düz ağaçların oluşturduğu düzenek.

ÇÖĞDÜRMEK: Küçüklerin (çocuklar) ayakta küçük abdest yapma işi.

ÇÖKEK: Koyun ve keçilerin bilye biçimli dışkılarının genel adı.

ÇÖMÇE: Kepçe

ÇÖMEZ: Erkek hizmetçi

ÇÖRTEN: Damlardaki kar ve yağmur sularını aşağı akıtmaya yarayan ağaç, taş, pişirilmiş toprak oluklar.

ÇURRASI: Aşık oyununda, oyun dışından birinin dikili aşıkları alıp kaçması.

DADAH: Hoşa giden boş umut, aldatmaca söz.

DAĞARCIH: Kuzuların tuluk yüzülmesinden sonra birkaç işlem yapılarak azık koymak için yapılan deri torba.

DALAP =(GÜRE): Dişi eşeğin çiftleşme zamanını geldiğini belirten söz.

DAYZA: Teyzenin söylenişi.

DELİK: Pencere.

DENELEMEK: Hayvanların arpa, buğday gibi tanelerden çok fazla yiyerek şişmesi, bu sebepten ölmesi veya ölmek üzere olduğunu belirtir.

DENNEŞİK: Derli toplu, düzenli.

DEPELİK: Derimevlerinde çevliğin üzerine örtülen daire şeklindeki keçe (tepelik).

DEREMET: Tedarik etme, sağlama, bulup buluşturma.

DERİM: Yayla evlerinin duvar iskeletini meydana getiren, açılıp kapanabilen, çamdan yapılmış parmaklıklar.

DEŞİRİCİ: Dilenci, toplayıcı.

DEVLESÜĞÜN: Ertesi, bir sonraki gün.

DEVRE: Yanlış, ters

DIŞLIH: Neşe, sevinç, coşku

DİKE: Kurutulmuş et.

DİKEÇ: Kağnıların okları ile üst tarafına çakılan, yüklerin bağlanmasına yarayan kısa ağaçlar.

DODAHLI: a) Çok konuşan, b) geveze kadın.

DOĞ: Kulakları doğuştan kısa olan koyun.

DOMBALAH AŞMAH: Takla atmak.

DOMBALAH: Takla

DON: a) Kilot, b) Çamaşırların genel ismi, c) Görünüş, şekil, biçim, fiziki yapı; d) Buz tutma durumu.

DOYANACAH: İyice, doyana kadar.

DÖLEK: a) Arazilerdeki düz yer, ova,   b) Uslu ve ağırbaşlı duruş.

DÖLENDİRMEK: Düzeltmek.

DÖNAAN: Ağaçtan yapılmış koni biçimli topaç. (Bir sopanın ucuna ip veya bez bağlanır, önce elle dönmesi sağlandıktan sonra sopanın ucuna bağlanan şeyle vurularak dönmesi devam ettirilir.)

DÖŞ: a) Dağ yamacı. b) Sine, bağır.

DULDA: Soğuk tesirinden korunaklı yerler.

DUTMAÇ: Koyu kıvamlı hamurun erişte şeklinde kesilerek hazırlanan ve haşlandıktan sonra sarımsaklı yoğurt katılarak yenilen bir yemek çeşidi. Oğuzların millî yemeklerinden

DUTU: Rehin.

DÜĞDÜ: Keser ve çekiç gibi araçların çivi çakmaya yarayan arka kısımlarının adı.

DÜRME: a) Toplama, hazırlama,  b) Eti küçük parçalara bölmeden kemikten sıyırma işi. (Devam Edecek)

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER