VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

GÖRÜNEN KÖY ARTIK KILAVUZ İSTEMEZ
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 26 Aralık 2014 - 16:26:49

Yeni iç güvenlik yasası ile Türkiye Cumhuriyeti devleti, terörü önleme ve iç güvenliği sağlamak için bazı tedbirlerin alınması gerektiğini kararlaştırdı. Ancak alınacak bu tedbirler, devletin o bölge üzerinde ve terör karşısında en zayıf olduğu, egemenliğin yok olacağı bir duruma rastlaması alınacak kararların pek fazla caydırıcı olmayacağı yönündedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve özellikle Güney Doğu Anadolu bölgemiz, bölücü, ayrıştırıcı PKK teröründen sonra ikinci bir önemli tehdit olan ve kendilerine “Selefiler”(IŞİD) denilen terör örgütünün yayılma alnına gireceği ve tehdit altında kalacağı anlaşılmıştır.

Çözüm sürecinde dönüm noktasını oluşturacak tehlikeli bir kavşağa gelindi, görüşmeler hız kazandı; hükümet- İmralı- Kandil ve HDP dörtlüsü ile yürütülen görüşmelerde karşılıklı varılan mutabakat çerçevesine göre bu bölgenin belli sınırları içerisinde “özerk bölge” statüsünün verilmesine, diğer taraftan dağdaki teröristlere ise genel af çıkartılması noktasında anlaşmalarının sağlandığı gizli olarak el altından ifade edilmektedir. Bu bölge de en tehlikeli iş ise, devletin güvencesi altında olan ve devletin yanında yer alan korucuların ve ailelerinin PKK’nın insafına terk edilmesidir. Millete anlatılan ve saklanan bazı gerçekler o bölgede, o saha da ve fiiliyatta hiçte görüldüğü ve anlatıldığı gibi değildir. Dünyadaki gelişmeler, bölgedeki kırılmalar, terör örgütünün lehine gelişmeler göstermektedir. Devletin en ufak bir sertlik göstermesi, bende varım demesi o bölgeye hâkim olan ve sokakları ellerinde tutan terör unsurları bir ayaklanmadan hatta bir “halk savaşından” bahsetmektedirler. Bu durum çok endişe verici ve tehlikeli bir durumdur. Terör unsurları ve siyasetteki uzantıları zorla devletten kotarılan “özerklik” ve devamı olacak “federasyon” kapısını aralamak için iç barışı bozucu, kamu düzenini felç edici her türlü tehdit ve şantajları yapmaktadırlar. İmralı ziyaretleri daha sık yapılmakta ve verilen tavizler yazılı açıklamalarla duyurulmaktadır. Yeni çıkarılan iç güvenlik yasası Türk milletinin ve devletinin güvenliğini tam olarak sağlama durumda değildir. Yapılan görüşmelerinin ve kapsamlarının dar bir çevre ile yapıldığı üniversite, bilim adamları ve millete danışılmadan, gerekli açıklamalar yapılmadan müzakerelerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ister istemez milletin kafasını olumsuz yönden endişelere sevk etmektedir.

YENİ İÇ GÜVENLİK YASASINA GÖRE JANDARMANIN KIYAFETİ DEĞİŞECEK

Hazırlanan yeni iç güvenlik yasasına göre jandarma İç İşleri Bakanlığına bağlanacak ve kıyafeti değiştirilecektir.  Jandarma devamlı hükümetin emrinde olacak ve ona göre yönetilecektir. Bu durumun ne getirip ne götüreceği pek belli değildir. Şu anda AB ve ABD ile olan münasebetlerimizin sertleştirilmesi çözüm süreci üzerinde devletimizin aleyhine terör unsurlarının ise lehinedir. Böyle bir zıtlaşmaya ve sertleşmeye gidilmemelidir. Devlet şu anda İmralı’ya muhtaç olmuş gözükmektedir. Esas karar verme merkezi ise Kandil olmuş durumdadır. Devleti yönetenlerin bu görüşmelerde yer alanların ve özellikle danışmanların, “Kır gerillası” , “gerilla şehir yapılanmaları” ile ilgili teorik ve uygulamalı bilgiye sahip olmaları gerekmektedir. Bu durumları bilmeyenler gerekli tedbirleri de alamazlar. Bu bölge de terör unsurları tavizden taviz koparmış, vatandaşı sindirmiş ve kendi yanına almış durumdadır. Hatta kimlik sorma, vergi toplama, yargılama, özel mezarlıklar inşa etme, kendilerine mahsus hapishaneler inşa etme gibi duruma gelmişlerdir. Devlet ve onun güçleri ise bu durumları sadece seyretmekte ses çıkaramamaktadırlar. Çözüm sürecine bir zarar gelmesin diye korkutulmuşlar elleri, kolları ve ağızları bağlanmış durumdadır. Üstelik şu anda Avrupa ve AB birliği ülkeleri ve medyası Türkiye’yi açıklamalarıyla hedefe koymuş ve incitecek açıklamalarına pervasızca devam etmektedirler. Yaptıkları her siyasi hamle devletimizin aleyhine bölücülerin ise lehine olmaktadır.  Allah yöneticilerimize, özellikle bugün görüşmelerde yer alan, görev üstlenen insanlarımıza akıl, basiret ve feraset nasip etsin, devletin egemenlik haklarını bir hak kan savunmalarını ve direnmelerini nasip etsin. Yaşasın Türk milleti, Kahrolsun Bölücüler ve yandaşları. Allah milletimizin yar ve yardımcısı olsun. Saygılarımla..

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz