Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com

HAYRETTİN DOĞAN’IN KALEMİNDEN  BUGÜN 29 EKİM

Bu haber 28 Ekim 2018 - 16:46 'de eklendi ve 141 kez görüntülendi.
HAYRETTİN DOĞAN’IN KALEMİNDEN  BUGÜN 29 EKİM

Yurdun dört bir tarafında davullar çalınırken,halaylar çekilirken bizim onlardan neyimiz eksik değil mi sevgili Kayserililer….”Bugün Cumhuriyetimizin 95.yıldönümünü doldurduk,kutlu olsun” derdi eminim bugün aramızda olsaydı Yüce Atatürk…..

O’nu anlamak onun şu anda yanımızda olmasını gerektirmez sanırım.Nasıl ki anne babamız öldüğünde de onları yaşatabiliyorsak,anabiliyorsak;Cumhuriyet’i bizlere armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını da aynı şekilde yaşatabiliriz diye düşünüyorum.O dememiş miydi,”Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.Ama Türkiye Cumhuriyet’i ilelebet payidar kalacaktır.”Atatürk bu sözüyle Cumhuriyet’in önemine ve yaşatılmasına dikkat çekmişse de bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bunu ne kadar uyguluyoruz,başarıyoruz o da ayrı bir tartışma konusu olsa gerek…..

O zamanlar top yoktu,tüfek yoktu….Her taraf düşman doluydu…Ordu yoktu,aş yoktu,ulaşım aracı yoktu.Ama bir tek gücümüz vardı o da inanç ve iman gücüydü.Ordu yoksa kurulur dediler,top yoksa bulunur dediler,her taraf düşmansa yıkılır dediler ve Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları onca olumsuzluğa rağmen yurdu düşman işgalinden kurtarmaya kararlıydılar.

Aradan tam 95 yıl geçmiş.Her şeyi devletten bekler olmuşuz,hazıra konmayı sever olmuşuz…

Üretmeden tüketmek en büyük ahlaksızlıktır felsefesi nerede biz neredeyiz?

Sonra da çıkıp Atatürkçüyüz demek herhalde belli bir etikete bürünmekten başka bir durum arz etmese olsa gerek.”İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batıracak” olursak hemen kabahati siyasilere atmak işin kolaycılığına kaçmak olur diye düşünüyorum.Ne de olsa “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”sözü aslında tüm gücün bizde olduğunu çok güzel özetliyor.Sen cumhursun,halksın.Halk olarak biran önce çalışmaya geçmek mecburiyetindeyiz.

Onlarda son model araçlar yoktu.Cep telefonunun adı dahi yoktu bırakın kendisini.Çok lüks yaşıyoruz yani vesselam.Benzin ve mazotun ithal geldiğini düşünmeden bas gaza yapıyoruz ne varsa….Iphone kırmak ise moda oldu son günlerde sanki onu kendi paramızla almamışız gibi.Biz toplum olarak maalesef kamera mikrofon görünce mangalda kül bırakmayan ama geri planda ise bu dediklerimizin tam aksini yapanlar olmuşuz kimse kusura kalmasın.

Sözlerimden herkesin alınmayacağını biliyorum ama bu alınmayan kesim maalesef toplumun çok az kesimini kapsamakta.Çocuğunun üzerindeki battaniyeyi top mermisine sarmak için çocuğunun üzerinden alan nenelerimiz nerde,şimdi makyaj yapmadan dışarı çıkamayan nesil nerede.

Aklım yılını hatırlamaya yetmese de bir zamanlar döviz alışverişi yasaktı.Sonra ise dövizsiz günler geçmez oldu.

Fast food dedilen hızlı yemek kültürü mü dersiniz,yabancılara benzeme güdüsü mü istersiniz ya da sosyal medya bağımlılığı mı dersiniz bilmem ama bunların hiçbiri Türk milliyetçiliği ile,Atatürkçülük ile bağdaşmıyor derim.

Nedense genellikle milli günlerde,ya da sorulduğunda hepimiz Atatürkçüyüz.Ama yukarda yazdıklarımda da mangalda kül bırakmıyoruz.Unutmayalım ki egemenlik kayıtsız şartsız toplumun elindedir.Ülkenin durumu hakkında ne dersiniz bilemem ama kimse bahaneye bürünmesin derim.

Gelelim 25 Ekim 2018’de saat 19:30’da gerçekleştirilen “Marşlar Korosu” etkinliğine.

Kayseri nedense öksüz bir çocuk gibi görülür genelde.Ama yukarda da biraz değindiğim gibi her şeyi devletten beklememek gerekir. Sevgili Sinan Karaoğlu ve eşi Sema Karaoğlu benim gözümde bu şehrin iki güzide emektarı.Asıl meslekleri doktorluk olsa da gerçek birer Atatürkçüler.”Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. ”sözünü özümsemişler ve bu şehre müzik alanında da çok değer katıyorlar.Dün yine bu yoldaki etkinliklerinden biri daha Kayserili sanatseverlerle buluştu.Etkinliğin adı “Marşlar Korosu”ydu.Etkinliğin adından da anlaşılacağı üzere etkinlik içerik olarak Cumhuriyet marşlarından oluşmaktaydı.8 güzel Cumhuriyet marşı,peşi sıra korodaki yüreği Atatürk sevgisi ile çarpan değerli insanlar tarafından seslendirildi.Etkinlikte birçok değerli ismin katkısı vardı.Değerli basın mensubu arkadaşlarımın yanında Türk Kadınlar Birliği başkanı sevgili Ayşe Uzunlu, Kigder (Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği) yönetim kurulu üyeleri,Tılsım organizasyon Nazlı Karakurt Erdoğan,avukat Zehra Özhamurkar bu etkinliğin gerçekleşmesinde emeği olanlardan aklımda kalanlardı.

Hepsine şahsım adına tekrar teşekkür ediyorum.

Sözlerimin başında da dediğim gibi ,eğer Atatürkçülüğü kendimize yaşam tarzı, felsefe olarak görmüşsek tıpkı “Marşlar Korosu” etkinliğinde olduğu gibi her şeyi devletten beklemeyeceğiz. Çünkü bu görev çok zor bir zamanda yapılmayı gerektirebilir.SAYGILARIMLA…..

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA