CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

HEDEF ÜLKE TÜRKİYE-14
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 12 Şubat 2018 - 11:42:50

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NİN ORTADOĞU’YA YÖNELİK HEDEFLERİ
Bu, CIA Veri Tabanı’nın neden ABD desteğiyle Suriye’ye saldırdığını da açıklıyor. Suriye, hepsi de ABD –İsrail imparatorluğundan bağımsız kalmak isteyen Hamas, Hizbullah İran ve Rusya’nın da facto müttefikidir.
Fakat CIA Veri Tabanı sadece Amerika’nın Arap lejyonu değildir. Sadece ABD –İsrail imparatorluğu düşmanlarını istikrarsızlaştırmak için yerleştirildiği kandırılmış cihatçılar ve askerler veri tabanından ibaret değildir.
CIA Veri Tabanı, her şeyden önce, bir psikolojik savaş operasyonudur. Müslümanlarla Batılılar arasında bir yarılma yaratmaya ve onları bir ‘medeniyet çatışması’ içinde birbirleriyle savaş haline getirmeyi amaçlamaktadır. Aynı zamanda da Sünni ve Şii Müslümanlar arasında yarılma yaratıp Ortadoğu’da daha fazla ABD –İsrail nüfuzu için kapı açmayı amaçlamaktadır,
ABD ve İngiliz istihbaratına danışmanlık yapan Siyonist İslamafob Bernard Lewis , ‘medeniyetler çatışması’ terimini icat etti. Kanıtlar, Lewis’in ayrıca tutkulu bir şekilde istediği ‘medeniyetler çatışması’ nı başlatmasının bir aracı olarak CIA Veri Tabanı’ nı icat ettiğini gösteriyor. Lewis, 11 Eylül saldırılarından hemen sonra George W Bush’u ziyaret eden ilk danışmandı.
Bernard Lewis, kariyeri boyunca Ortaçağ’daki İsmaili Haşhaşilere hayranlık duydu. Tezinin ve ilk kitabının konusu da buydu. Haşhaşiler, Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran ve siyasi yapılarını zayıflatan, Avrupalı haçlıların Kudüs’ü fethetmesine izin veren bir radikal Müslüman tarikattı.
Benjamin Netenyahu’nun ‘Batı Nasıl Kazanabilir?’ kitabında – ‘terörle savaş’ın habercisi olan ve stratejilerini ortaya koyan manifostada- da yer alan son demecinde Lewis, Batı’nın Müslüman Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırmak ve yeni, Siyonist haçlıların fethine açmak için İsmaili Haşhaşilerin modern bir muadilini (benzerini, aynısını) yaratmak gerektiğini savunmuştu.
Batı, Lewis’in tavsiyesini hemen izledi. İsmaili Haşhaşilerin modern bir versiyonunu yarattı: CIA Veri Tabanı, ya da bilinen Arapça ismiyle ‘El Kaide’.
CIA Veri Tabanı’nın tek yaptığı şey, onbinlerce Müslümana öldürmek ve hükümetlerini istikrarsızlaştırmak değil. Aynı zamanda Amerikalılara nefret edilen bir düşman kazandırıyor ve gezegenin her yerinde gerçekleşen sınırsız ABD ‘müdahaleciliği’ ne (daha uygun ifadesiyle ‘saldırı savaşları’ na) meşruiyet kazandırıyor.
Belki daha da önemlisi, El Kaide Müslümanlara karşı bir psikolojik savaş aracı işlevi görüyor. Meşru Müslüman antiemperyalizmini Müslümanların % 80 ‘inin ve gayrimüslimlerin % 99’unun nefret ettiği bir marka adıyla tanımlayarak, bu antiemperyalizmin altını oyuyor ve Müslümanların bağımsızlıkları için mücadele etme isteğinin temellerini yıkıyor.
Bütün iletişim uzmanları, bu fikrin yayılmasını önlemenin en iyi yolunun o fikri itici bir sözcünün ağzına yerleştirmek olduğunu bilir. CIA Veri Tabanı’ nın marka ismi ‘El Kaide’, İslam birliği, ant – emperyalizmi ve anti Siyonizmi, terörizm, stratejik anlamsızlık, cani mezhepçilik ve gericilikle tanımlamak yoluyla, tüm bir İslami uyanışı ‘mahvetmek’ ve Müslüman ülkelerin Batı ve Siyonizm tahakkümünden kurtulmasına engel olmak için kullanılagelmiştir.
İşte bu nedenle Suriye’deki CIA Veri Tabanı tarafından – başka kim olabilir ki zaten – ve Ortadoğu’nun ABD işgalindeki Müslüman çoğunluklu ülkelerindeki varlıklar tarafından silahlandırılıyor ve eğitiliyor.
Hiç şüphe yok ki, Bernard Lewis, kendine cihatçı diyen çok sayıda kişinin gerçekte CIA Veri Tabanı için çalışmasından ve desteklediğini düşündükleri davaya karşı savaşıyor olmalarından çok eğleniyordur.” ( Ozan Kemal Sarıalioğlu (Haz.) ,Suriye Savaşının Gizlenen Gerçekleri İsrail İçin Suriye’yi Yok Etmek, Önsöz Yayıncılık , İstanbul, 2001. s. 278 – 280)
El Kaide hakkında, gerçekler ve varsayımlarla ilgili “senaryolar” ve “komplo teorileri” çok çeşitlidir. Yukarıda bahsettiğimiz, El Kaide’nin “Amerika tarafından kuruldu, İslam dünyasını istikrarsızlaştırmak ve giderek yok etmek için CIA ‘nın Veri Tabanı” olarak kullanılması” nın yanında, El Kaide’nin lideri Usame Bin Ladin nezdinde, “İslamiyet’in en büyük iki düşmanı” olarak görülen Komünizm ve Kapitalizmden, Komünizmin, SSCB’ni in Afganistan’ı işgali sırasında onu buradan çıkarmanın aktörlerinden birisi olarak Bin Ladin’in ABD –Batı ile işbirliği yaparak Rusya’yı buradan çıkarmasının ardından SSCB’nin çöktüğü görüldükten sonra, Bin Ladin’in bu sefer de “İkinci Düşmanı” olarak gördüğü Kapitalist dünya ABD –Batı’yı çökertmek için harekete geçtiği ve –eğer olayı gerçekten kendisi düzenlemişse – 11 Eylül 2001 büyük terör saldırısı ile “ABD’nin çöküşüne milat başı” oluşturmak olayının, bazı değerlendirmelere göre, “gerçekten Amerika’nın çöküşünün başlangıcı olduğu ve bununla ‘terörle mücadele’ adı altında ABD’yi İslam dünyası üzerine çekip, burada Rusya’nın Afganistan’da yıpratıldığı gibi onun da yıpratılarak, ardından “çöküşünün sağlanacağı” na yönelik görüşlerden bazı görüşler şöyledir: Chomsky, Amerika’nın “terörle mücadele” yi bahane ederek Afganistan ve Irak’a müdahalesinin onun çöküşüne bir başlangıç olduğundan bahisle “Bin Ladin hedefine ulaşmıştır” görüşlerine yer verir. “Irak ve Afganistan’daki Bush ve Obama savaşlarının faturası artık 4.4 trilyon doları bulmuş durumda ve bu, Amerika’yı tuzağa çekerek onu iflas ettirme aracı olduğunu açıklayan Usame Bin Ladin için büyük bir zafer.
2011 yılı ABD askeri bütçesi – neredeyse dünyanın geri kalanının toplam bütçesine denk – enflasyona göre ayarlanmış reel terimlerle II. Dünya Savaşından bu yana en yüksek seviyededir ve bunun daha yükseğe çıkması planlanıyor…
El Kaide ve İŞİD (DEAŞ) hakkında yapılmış özel çalışmalar, ABD ve müttefiklerinin bunların oyun planını izlediklerini gösteriyor. Gerçekte bu örgütün amacı, ‘Batı’yı mümkün olduğunca derinden ve aktif bir şekilde bataklığa çekmek’ ve ‘ABD’yi ve Batı’yı bir dizi uzatmalı denizaşırı maceraya sürekli olarak angaje etmek ve zayıflatmak’, böylelikle bizatihi kendi toplumlarının altını oymak, kaynaklarını tüketmek ve Polk’un incelediği dinamikleri harekete geçirerek şiddetin düzeyini artırmaktır. (Devam Edecek)

  • Etiketler

You must be logged in to post a comment.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz