Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

HEP BUNU YAPIYORSUN…

Bu haber 21 Kasım 2018 - 11:00 'de eklendi ve 46 kez görüntülendi.
HEP BUNU YAPIYORSUN…

Bildiğiniz gibi her Salı günü liderler, meclisteki gurup toplantısında kürsüye çıkar, konuşurlar…

Geçen haftayı değerlendirir, gelecek hafta için düşüncelerini ifade ederler…

Hafta başı Pazartesi günü, İslam aleminde “Mevlüt Kandili” diye kutlanan, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) doğum günü idi…

Yüksek ahlakın abidesi olan peygamberimizin, ahlakı ve İslam’ı anlatılışını bilerek andık mı acaba?

Hiç sanmıyorum…

Sanki rutin bir tören icra ediyor gibi, camilere doluşuyoruz. Dualar ediyoruz da neye ve ne için dua ediyoruz, orasının da çok farkında olduğumuzu sanmıyorum.

Ahlak göstergesinin en temel göstergesi, adalettir. Önce adalet…

Şimdi “Adalet” konusunda bir kaç bir şey söylemek istiyorum…

Önce Kuran’a bakalım mı?

Nisa Suresi 135. Ayet şöyle diyor: “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın): Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır). Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarptırırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”

İnsan, önce kendi içinde “Adaletli” davranmak ve kendine karşı “Adil” olmalı.

Peygamber Efendimizin bu konuda şöyle bir ifadesi vardır.

Peygamber, gündüzleri oruç tutup geceyi ibadetle ihyaya çalışan Abdullah b. Amr’a şöyle demiştir: “Abdullah! Duyduğuma göre gündüz oruç tutup gece ibadet ediyormuşsun. Böyle yapma! Bedeninin, gözlerinin ve hanımının senin üzerinde hakları vardır. Oruç tutabilirsin ama bazen de oruç tutma! Her aydan üç gün tutarsan hep oruç tutmuş gibi olursun.”

Aynı ifadeler Selman-ı Fârisî tarafından Ebu’d-Derdâ’ya söylenmiş ve Rasûlullah (sav) da bu sözleri onaylamıştır, zira “Her hak sahibine hakkı verilmelidir” adaletli davranmak için esastır.

Peygamber Efendimize, hızsızlık yapan bir kadını affetmesi için yakınları yanına gelirler ve “Affını” isterler.

Onlara şunu söyler: “Sizden öncekilerin helak olması, fakirler hırsızlık yapınca had uygulayıp nüfuzlu ve zengin olanları cezadan muaf tutmalarındandır. Vallahi Muhammed’in kızı Fatıma da hırsızlık yapsa onun elini keserdim.”

Demek oluyor ki “Adalet” İslam anlayışı başta olmak üzere hayatın olmazsa olmaz temel kurallarından biridir.

Adalet olmadan dünyanın dengesini oturtamazsınız. Eğer bugün dünyanın dengesi bozulmuş ise, orada çöküntü başlamış demektir.

Zaten çöküntüyü yaşamıyor muyuz!…

Mahkemelerde, hakimin arkasındaki yazıyı hatırlatayım: ADALET, MÜLKÜN TEMELİDİR…

Ancak bizim, ülkemizdeki “Adalet” konusunda kuşkularımız var.

 

Millet olarak gözbebeğimiz olan “Ordu”muza, kısa adı “FETÖ” olan Fetullah Gülen isimli vatan haini, din düşmanının kurduğu tuzaklar ile “Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy” gibi uydurma suçlamalar ile davalar açılmıştı.

İşte tam bu aşamada, o zamanın Başbakanı, şimdini Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Ben bu davaların savcısıyım” diyerek peşinen hemen hepsini mahkum etmiş, sonunda da bu suçlamalardan dolayı yargılananların hepsinin suçsuz olduğu, tuzak kurulduğu ortaya çıkmış, ordu içindeki hiyerarşik yapı alt-üst edilmiş, liyakatsiz kişiler ve FETÖ’nün adamları görev başına getirilmiş, ardında da 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmıştı.

Umulurdu ki Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bu durumdan ders çıkarmış olsun ve adaletin işine karışmasın.

Ne yazık ki olamıyor…

Bugüne kadar “Yargı”nın verdiği kararlarda, işine gelmeyen her konuda yargıyı suçlamış, kendi düşüncesinde suçlu saydığı kişiler hakkında da yargı devam ederken “Hakimlere, savcılara talimat verircesine” ifadeler kullanmıştır.

En son ifadesi ise, Salı günü gurubunda yaptığı konuşma…

Şöyle dedi: “Çevrecilik adına yakıp yıkanlar sokakları ateşe verenler gelip millet bahçelerine bakıp gerçek çevrecilik nedir görsünler. Öyle lafla çevrecilik olmuyor. Gezi olaylarında bu olayları yapanların finansörü konumundaki şu anda cezaevinde olan bu kişiyle iltisaklı birçok malum kişi akademisyenler de var. Bunlar geçenlerde gözaltına alındı. Malum çevreler batı dünyası açıklamalar yapılıyor. Türkiye’de de bu işlerin finansörü durumunda olanlar var. Bu içeri alınınca neden rahatsız oluyorsun?

Ne zaman yargıladın, ne zaman hüküm verdin ve mahkum ettin?

Hem ahlak ve adaletin timsali Peygamber Efendimizin doğum gününü kutlayacaksın, hem de temsil ettiği İslam dininin dışında hareket edeceksin…

Nasıl olacak bu?

Kuran’da yüce Allah’ın (c.c.) bir çok yerde hep ifade ettiği gibi; “…şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”

Hiç kimse kendini O’ndan kurtaramayacaktır…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, siz bunu hep yapıyorsunuz ve Allah (c.c.) bundan haberdar, inanıyoruz…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA