Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
RECEP ÇALKANER

HER YERDE O, HER DERDE O, HER DARDA O-2

Bu haber 03 Ekim 2018 - 11:48 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.
HER YERDE O, HER DERDE O, HER DARDA O-2

Yıl 1975 şehir içi naklıyatcılığı yapıyorum, güzel bir arabam var. Günlerden bir gün çok sevip saydığım, aynı zaman da çok samimi bir arkadaşımın ağabeyi Mustafa ağabey durağa geldi ve kartınlıktan fırın taşı kestiğini onu şehire getirmemizi istedi.
Gönüllü gönülsüz kabul ettim Niye gönülsüz çünkü sakar bağlarından sonra kartınlık dediğimiz kayalıklara belli bir yol yok ancak tarlalardan, çakır çukur yerlerden keklik gibi sekerek gideceğiz. Gönüllü gideceğim çünkü sevip saydığım insanlar, burada arabanın, yolun , emeğin sözümü olur dedik ve gittik.
Dediğim gibi sakardan sonra kartınlığa ulaşabilmek için taşlardan kayalardan sıçrayıp sekerek taşların olduğu yere gelip arabanın aldığı kadar taşı yükledik, ikinci seferinde ise arabam akis kesti, Yani tekerlekleri döndüren dişli mili koptu.
Dağ başı ve tarla ortasında mudahale edecek hiçbir şey yok. Tek şey kırılan parçayı söküp sanayiye götürmek ama nasıl.
Neticede binbir zorlukla parçayı söküp yollara düştüm.
Bağ zamanı olmadığından yollarda arabanın A sı yok. Yaya olarak saatlerce yürüdükten sonra sakar çifliğinden gelen bir at arabasına binip şehire oradanda dolmuş, otobüs derken sanayiye ulaştım.iyi bir usta müdahalesi sayesinde eskisinden daha sağlam yapıldı. Şimdi esas sorun arabamın olduğu yere nasıl ve neyle gidecektim.
Taksi tutamazsın çünkü gitmez ,kamyon tutacakda halim yok. Sanayiden bir dolmuşla hürriyet beş yola kadar geldim. Oradan yürüyerek şehir mezarlığı önündeydim. Her gelen arabaya el kaldırdım çoğu durdu, durdu durmasınada hepsi hacılara gittiğini söyleyerek yanından uzaklaştı.
Anlaşılan ben hacılar, sakar yol ayırdımına gitmezsem sakara giden arabaya raslayamıyacağım. Ve sakar yol ayırdına bir arabayla geldiğimde akşam ezanı okunmuş, tüm araçlar farlarını yakmışlardı.
Sakar yolu üstünde bir taşa oturup düşünmeye başladım.Acaba bu saatte ve bu mevsimde sakara giden bir araba olur mu, çok zor. Çünkü bağcılar bağda göçülü değil, o dönemde bağlarda kışlayanlarda yok. Bu düşüncelerle ne kadar zaman geçti bilmiyorum.
Bildiğim tek şey var; tüm şehirden gelen arabaların farları bana doğru yaklaşmasında bir ümit, sonra dönüp hacılar tarafına gitmesinde bir moral bozukluğu yaşadığımdır.
Saatler saatleri kovaladı ben bütün arabarı farlarıyla getirdim, hacılar yoluna gözlerimle götürdüm.zaman ilerledikçe bende ümit duygusundan eser kalmadı. Elimdeki aks milini yolun kenarına diktim, bir taşın üzerine de oturdum.
Arabaların ışıklarıyla aydınlanıyor, onları öbür yöne dönmeleriyle karanlıklarda kalıyolordum.hafif hafif esen dağ ruzgarının içimi ürpertiğini de fark ediyordum.
İki sıgaram kalmıştı birini daha yaktım. Sıgaramdan derin bir nefes çektim ve daldım. Yolcuyum, yalnızım, çaresizim karanlıklar içinde bocalıyorum ve düşünceler beni daha da karamsarlığa sürüklüyordu.
Bir anda içimden okuyup, uflemek, yaratandan yardım talep etmek geçiyor, çünkü bu ıssızda bir ben varım bir de O.
Hani diyorum, O, ihtiyaç duyanların ihtiyacını giderirdi. Hani O, yalnızların, yolcuların, darda kalanların yardımcısıydı, hani nerde.
Hani nerde lütfu, keremi. Darda kalmışlara gönderdiği hızır nerde.
İşte ben yolcuyum, yalnızım, dardayım ve yardıma da çok muhtacım derken gözlerimden akan yaşların yanaklarımdan süzüldüğünü fark ettim.
İleri gidiyor, günaha giriyorum düşüncesiyle kendimi topladım bildiğim kadarıyla birkaç dua okudum bu halvetle ne kadar zaman geçti bilmiyorum.
Artık arabalarda eskisi kadar geçmez olmuştu.
Ümitlerimin bittiğini fark ettiğim sırada bir parlak farlı vede oldukca eksoz gürültülü bir aracın mezarlık tarafından çıktığını gördüm.
Gitgide sesi daha da artıyor, adeta eksoz sesi dağları bir birine kavuştuyordu. Farları sanki gözlerimi kamaştırmaktaydı, bakamıyordum. (Devam Edecek)

HER YERDE O, HER DERDE O, HER DARDA O-3
Bir anda bir şey oldu. Hayretten dona kaldığım bir durum. Araba yol ayırdımını geçmiş sakar yoluna dönmüştü, yani bana doğru geliyordu. Hemen ümitlendim, sonra arabanın gelmesi ölemliydi ama bakalım adam beni arabasına alacak mıydı.
Bu düşünce beni olduğum yere mıhladı.Ne yerimden kalkacak hâlim nede el edip gelen arabayı durduracak dermanım kalmıştı, sadece bakıyordum.
Araç geldi, geldi, geldi ve önünde müthiş bir firen sesiyle durdu, bense donmuş halde hâla bakıyordum. Arabadan bir ses yükseldi
-Hey arkadaş, araban yoldamı kaldın, hadi atlada götüreyim diyordu.
Ben ne olanlara nede kulaklarıma inanamıyordum. Acaba hayalmi idi ben taş gibi dururken adamın sesi yeniden yükseldi
-Haydi arkadaş al şu akiside gidelim.
Kalktım sendeleye sendeleye yürüyerek akisi aldım ve şoför mahalline korkarak yürüdüm, baktığımda normal bir adam, basbayağı bir şoför, yani hızır aleyhiselam falan değil.
Selam verip yayına oturdum o anda aklıma şu beyit geldi.
Hak kulundan intikamın kul eliyle alır
İlmi hakkı bilmeyenler onu kul yaptı sanır.
Demekki dedim Allahn birilerine yardım edecekse birilerini vesile kılar, birilerinin işini bir bir yerlere düşürür ve kul kula sebep olur.
İşte beni son derece etkileyen bu olayda o tamperli kamyon bel başına taş götürüyormuş (benim gideceğim yerin yarısı bile değil) sanayide işi uzun sürdüğünden bu zamana kalmış, falan, filan. İşin aslı Allahın yardımı ile birini birine taşıtmaktan başka bir şey değil.
Neticede adam beni arabamın olduğu yere kadar götürmek lutfunda bulundu. Allah kendisinden razı olsun.
Yani işin özü bizler havadan yaşamıyoruz,olaylar tesadüflerin getirdiği bir takım rastlantılar değildir.Allahın yardımı herkesi her zaman her yerde kuşatır. Bunu iyi bilmemiz vede ıdrak etmemiz lazım diye düşünüyorum.Buna benzer olaylarla o kadar karşılaşıyoruz ki
Her birini yazsak kitaplar kitaplar almaz
Varken Allahın lütfu insanlar darda kalmaz.

BİRDİR ALLAH

Gökte,yerde vardır ALLAH
Her kuluna yârdır ALLAH
Kâinatta birdir ALLAH

Kerim,Rahim,Rahman odur
Her dertlere derman odur

O yaratan,yaşatandır
Uyku veren,uyatandır
O her şeyi kuşatandır

Tükenmeyen vefâ odur
Gönüllere şifâ odur

Veren tüm güçleri
Odur doyuran açları
Affedendir tüm suçları

Hekim, Hâkim Hamit odur
Çaresize ümit odur

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA