AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

AGÜ’DE TÜRKİYE-GÜNEY KORE ORTAK SEMPOZYUMU

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

NURULLAH AYDIN’IN KALEMİNDEN ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI ÖZDEMİR’E ÖZVATAN’DA YOĞUN İLGİ

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

ZEHİR TACİRİ İKİ KİŞİ YAKALANDI

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

MELİKGAZİ EMLAK VERGİSİ İÇİN VEZNELER HAFTA SONU AÇIK

HİÇ BİR ŞEY YOKTUR Kİ BEDELİ OLMASIN…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Mart 2018 - 12:20:45

Olağan günlerde, olağan görüntüleri izliyoruz Televizyon’un haber kanallarında. Yine Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, toplamış bir kalabalığı, konuşuyor.
Görüntü, birden salona çevrildi, ben dilimi yuttum, hani “…dilim boğazıma aktı…” gibilerinden. AK Saray’ın o koca salonunda hukuk cübbeli gençler oturuyorlar.
Ne ola ki diye dikkat kesildim, göreve başlayacak hâkim ve savcıların atama kuralarının çekilmesi törenindeler miş!..
Merakla izlemeye devam ettim, konuşmanın bir yerinde “Ben sizin arkanızdayım” dedi…
Tam bu sırada da salondaki hâkim ve savcı adaylarından bir alkış tufandır koptu.
Gözlerin, yerinden fırlayacak gibi oldu. Bu gençler, tayin oldukları yerden başlamak üzere, görev yaptıkları süre içinde halka adalet dağıtacaklar değil mi?
Umuyorum ve diliyorum ki öyle olur. Bir gün önlerine “Arkasında” olduğu kişinin, kişilerin ya da yandaşlarının dosyası/dosyaları gelince de adalet dağıtabilecek kadar yürekli olursa, alnında öpülecek kişi olur işte o zaman.
Görüntü, hukukun bağımsızlığı bağlamında doğru bir görüntü değil. O salona belli ki bilinçli olarak getirilmişler. Gençler de “İşsiz gezerim de ben o salona gitmem” diyecek durumda değiller. Emek harcamışlar, dirsek çürütmüşler, o noktalara gelmişler, şimdi papaz uğruna orucu bozmak, elbette olmazdı, ben de onları suçlamıyorum zaten.
Ancak AKP iktidarının hukuka bakış açısı bu işte… Kendileri ile bağlantılı, kendilerine bağımlı hukuk sistemi oluşturmak.
Ayıp ama ayıptan anlayan kim!
Burada gençlere bir sözüm olacak.
Cumhuriyetin kurucu lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir keresinde şöyle söylemiştir.
“Vatana ihanetin nedeni olmaz! Er ya da geç bedeli olur.”
Vatana ihanet, ihanetlerin en üst seviyesidir, bunu biliniz. Ancak o noktaya gelinceye kadar bazı ihanetler de vardır ki, sonunda “Vatana ihanet” noktasına erişmiş olursunuz. O noktaya varmanın birinci ayağı ise MESLEĞE İHANET ETMEK, ikinci ayağı sizin için HUKUKA İHANET ETMEK olur. Bilesiniz…
XXX
NASIL OLDU DA AFRİN’E PAT DİYE HÂKİM OLUNDU…
18 Mart günü, Türk Silahlı Kuvvetleri önderliğine ÖSO önde, Afrin şehir merkezine her hangi bir direniş olmadan girildi.
Haber kanalları, bu haberi dünyanın her tarafında birinci ve gazeteci diliyle ACİL HABER olarak geçti.
Öyle ya, bütün dünyada başta biz gazeteciler başta olmak üzere sözüm ona “Uzman” kılıklılar, TSK’nın Afrin merkezinde direnişle karşılaşacağını, sokak çatışmalarının günlerde sürebileceğini, buna göre PKK/YPG/PYD’nin gerekli alt yapıyı oluşturduklarını söylüyorduk, söylüyorlardı.
Deyim yerinde ise bu yönde düşünen hepimiz, ağzımızın üzerine toprağa adeta yapıştık, ne yalan söylemeli!
Buradaki tahminlerden biri doğru çıktı, tüm hazırlıklarını tam yapmışlar, dehlizlere mühimmat depolamışlar, “…kullanırız gari…” demişler, burası tuttu. Ama alamadan bırakıp arkalarına bile bakmadan kaçmışlar.
Şimdi herkes (elbette ben de dâhil) bunun nasıl olduğunu merak ediyoruz.
Diyor ki AKP’nin yandaşları, televizyon kanalındaki goygoycuları, -Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimselere de biraz benzerler- PKK/PYD/YPG terör örgütlerinin, TSK’dan korkup kaçtıklarını söylüyorlar.
Önce şunu söyleyeyim. Terör örgütlerinin tümü, TSK’dan korkar, çekinir, tırsır. İstisnası yoktur, bu güne kadar da hiç olmamıştır, birincisi bu…
Esas mesele bu değil ve elbette bütün gerçeği bu gün bilmiyoruz, belki de ileride gerçek tarihler yazılana kadar da bilemeye biliriz.
Yine her zamanki gibi, akılı ve düşünme yetisini öne koyarak, fikir yürütmekten ibaret olacaktır. O da şöyle olacaktır.
Bir defa terör örgütlerinin aklına 60 gün sonra “Korku” gelmedi elbette. Çünkü o noktaya gelinceye kadar 3600 ün üzerinde kayıp verdiler.
Konu elbette “Korku” olamaz.
O halde nedir?
Elbette ben bilsem, size de söyleyeceğim ama terör örgütlerinin arkasında duranlar, TSK’nın kararlı yürüyüşlerini gördüklerinde, kendilerinin de bu ordu ile karşı karşıya gelebileceklerini gözden kaçırmadılar. Tam da bu noktada terör örgütlerine “Sizi koruyamayız, takviye yapamayız, eğer orada kalırsanız tümünüz yok olursunuz” demeye getirdikleri uyarıda bulundular. Eh can tatlı, arkalarına bakmadan kaçacaklardır çünkü aralarında yönetim kadrosu da mutlaka vardı. Afrin, terörün yönetim ve yerleşim yerlerinden biri idi. Çoğu Kandil’den gelenlerdi, geri gittiler, içeridekiler de sivil kıyafetlerine döndüler…
Peki, şimdi ne olacak?
Mümbiç’e doğru yürümeye başlayacağız. Bu kez yorumlarımızda daha dikkatle olacağız. Elbette kendi adımıza korku dolu yorumlar bugüne kadar yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız.
Birinci ve önemli önerim şu olur bu noktada, askeri müdahale ile birlikte diplomatik girişimlere daha çok önem verilmesi ama hiç kimseye Türk Milleti adına taviz verilmemesidir.
İkinci ve bir o kadar önemli (Uluslar arası algı anlamında) şu olur, ÖSO’nu gözden geçirin…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz