BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

HZ. ALİ İLE BERABER
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 22 Eylül 2016 - 15:12:53

HZ. ALİ İLE BERABER
Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) hilafet makamına geçtiği bir gün kardeşi Ebu Talip’in oğlu (Ugayıl) kardeşi Hz. Ali’ye gelerek şu teklifte bulundu; “Ya Ali şimdi sen müminlerin Emir’i oldun, bizle ise senin yakınlarınız, beytül maldan bizlere yardımda bulunmanızı istiyoruz” derler. Hz. Ali kendisinden yardım isteyen kardeşine “şimdi git akşam gel” der. Rivayetlere göre, Hz. Ali ısıtılmış bir demir parçasını hazırladığı bir anda, akşam karanlığında gelipte hazırladın mı Ey Ali” diyen kardeşi Ukayle, “al ey Ukayil” deyince, Ukayıl almak için elini uzattığında Ukayıl’ın eli yandı ve HZ. ALİ’YE bakarak yere düştü. Biraz sonra kendine gelen Hz. Ali Ey Ukayıl, eğer dünya ateşinde senin durumun böyle olursa, ya Ahiret ateşi karşısında senin durumunla benim durumum nasıl olur Ey Ugayıl, her kim Müslümanların mallarına hıyanetlik ederse, Yüce Allah kıyamet gününde ateşten bir kor olarak cehennem üzerine bir köprü yapar. Hıyanetlik yapan kişi köprünün üzerine ulaştığında ayağının altında eriyerek cehenneme yetmiş arşın derinliklerinde boğulur. Her kim olursa olsun eline fırsat geçti diye amme olan halkın malını kendine emanet edildiği bir sırada şu akrabaya, şu emmim, şu dayım deyipte milletin malını onlara tahsis ederse, yarın büyük mahkemede kendini kurtaracak korumasını hazırlasın.
**
VEDA ZİYARETİ
Rahmet damlası Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz dünyasını değişmeden biraz evvel kendisini, Abdullah ibni Mesut başkanlığında bir sahabe topluluğu ziyarete gelirler. Ziyaretçiler gelipte yerlerini aldıkları sırada, Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz yüzünü kendisini ziyarete gelenlere çevirir ve şöyle der, “Merhaban bikun, Allah sizlerin ömürlerinizi uzun, Hayırlı ameller lütfeylesin.”
“Allah bana ve size takva üzere olmamızı emir buyurdu” dedi. Allah’ın mülkün de ona karşı kibirli olmaktan uzak olmamızı, yine benim ve sizin için gerçek ahiret, yeryüzünde kibirlenmeyi, gururlanmayı, fesat çıkarmayı arz etmeyip ahiret ancak takva sahipleri ve Allah’tan korkmayı beyan ediyor.
Bu arada ziyaretçilere başkanlık eden İbni Mesutla Hz. Peygamberimiz arasında karşılıklı şu sözler cereyan ediyor İbni Mesut, “Ey Allah’ın Rasulü, ecel yakın mı?” Hz. Peygamberimiz “Ey İbni Mesut, yüce makama kavuşmak az kaldı, bütün vazifelerim sona erdi” dedi. İbni Mesut (Allah ondan razı olsun) Hz. Peygambere “seni kim yıkayacak?” Hz. Peygamber ehli beytim ve su anda burada olupta sizlerin göremediğiniz melekler yıkayacaklardır” dedi.
İbni Mesut, “Seni ne ile kefenliyelim Ey Allah’ın Rasulü” der? Hz. Peygamber beni beyaz bir bezle kefenleyin” ibni Mesut, “senin namazını kimler kılacak Ey Allah’ın Rasulü” der? Hz. Peygamber S.A.V. Efendimiz, “Ey İbni Mesut, beni yıkayıp, kefenleyip aynı zaman da kabrime koyduğunuzda, Önce benim dostum ve kâinatın Rabbisi Allah kılacak, sonra Cebrail, Mikail ve ölüm meleği Azrail kılacaklar, daha sonrada sahabem, cemaat, ya da ferdi olarak cenazemi kılacaklar, Ey İbni Mesut, sizler burada bulunmayan dostlarıma selamımı tebliğ yani ulaştırın” diye emir buyurdu. Daha sonra, “Şahit olunuzu her kim (LAİLAHE İLLALLAH, SALATU SELAM SENİN ÜZERİNE OLSUN DİYEN HERKESE BENİM SELAMIMI SÖYLEYÎN” buyurdu. Ve nihayet herkes yüce huzurdan ayrılarak, amcası çıktılar Hz. Peygamberimizin yanında yalnız kızı Hz. Fatıma kaldı. Bu arada Fatıma babasının yüzüne bakarak, babasının yüzündeki ecel terlerini hem siliyor, hem de şöyle duada bulunarak, “Allah’ım ölüm anında herkesin durumunu kolaylaştır” diyerek mübarek dudaklarından şu cümleler dökülüyor, “Babamın üzerindeki bu zorluk nedir, Ey Allah’ım” diye figan etmeğe başlayınca, cihan sultanı Efendimiz, kızna, “Ey yavrucuğum sil gözünün yaşını bundan sonra baban için zorluk yoktur” der ve ruhunu yüce Allah’a teslim eder. Yukarıdaki makaleden anlaşıldığına göre, dünyaya gelen herkes (Can)sahibi dünyaya geldiği gibi, tekrar dünyadan göç etmeğe mahkûmdur. Bir Allah dostunun söylediği gibi (ANNE RAHMİNDEN ÇIKTIK GELDİK BİR KEFEN ALDIK TEKRAR DÖNDÜK MEZARA).

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz