NURULLAH AYDIN YAZIYOR… KİŞİLİKLER VE YAŞAM ANLAYIŞLARI

NURULLAH AYDIN YAZIYOR… KİŞİLİKLER VE YAŞAM ANLAYIŞLARI

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN TAHTA AT

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN TAHTA AT

İŞKUR VE OSB “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ” İMZALADI

İŞKUR VE OSB “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ” İMZALADI

BETONART MİMARLIK YAZ OKULU AGÜ’DE BAŞLADI

BETONART MİMARLIK YAZ OKULU AGÜ’DE BAŞLADI

KAYSO “7143 SAYILI YAPILANDIRILMA KANUNU” HAKKINDA BİLGİLENDİRİLDİ

KAYSO “7143 SAYILI YAPILANDIRILMA KANUNU” HAKKINDA BİLGİLENDİRİLDİ

İKMAL
  • MUSTAFAACAR
    • MUSTAFA ACAR
    • MUSTAFAAC@kayserihakimiyet2000.com
    • 9 Şubat 2018 - 12:01:46

Dört şair arkadaşla ,bir günlüğü’ne Ankaraya gidip dönmemizin akabinde,yolda görüp hissettiklerimi anlatan bir yazı kaleme almak niyetinde idim.
Aklıma üslup olarak ,merhum ilahiyatcı şair Dilaver CEBECİ ağabeyin ,40 yıl kadar öncenin, önemli dergilerinden DEVLET dergisindeki “SEYYAHI FAKİR-EVLİYA ÇELEBİ” köşesindeki yazı tarzı geldi.Hocamın yazılarının benzerini kaleme almak iddiasında olamayız,ancak bir öykünme diyelim.Şükür haddini bilenlerdeniz. Bu düşüncelerle ,oturup eski dili kullanarak, bolca Osmanlıca deyim ve terkiblerden yararlanarak ,bir defterin 10 sahifesini yazarak ,anlatacaklarımın dörtte birini kağıda geçirmiş oldum. Kalan kısmı kafamda şekillenmiş ancak daha yazılmamış.
Merakım bırakmıyor ki ; devamını yazayım.Acaba okunur mu? yoksa ,yarım asra yakın süre tutan ,edebiyat,şiir,hikaye v.s. gayretim misali güm’emi gider,benimle dalga mı geçilir? Kafam bu şüphelerle dolu olarak, edebiyat sahasındaki yeterliliği ve dilimize hakimiyetinden emin olduğum,emekli öğretmen,şair dostum Köksal AKÇALI ‘ya okudum.Hoca belki de iyiniyetini zorlayarak ,güzel olduğunu, devam etmemi ifade buyurmasın mı.
Siz bendeki heyecanı görmelisiniz, bir an evvel kafamdakileri kağıda döküp, bir şekilde yayınlatarak ,tabir caizse yazıyı görücüye çıkarmak.Tramvayla eve ulaşıncaya kadar, kafamda yazacağım kısımla ilgili espriler,kah güler yüzlüyüm, kah asık suratlı.Yazacaklarımı unutmamak adına ,aceleci tavırlarla fakirhaneye ulaştığımda,kapıda birçok ayakkabı. Meğer iki kızım ,iki damadım ve üç torun ,ziyarete gelmişler.
Yemekten sonra, sigara kahve molası ve benim ,
-Dinleyin. direktifimle, hanım dahil beş kişi,okuduğum yazıyı dinlemeye,benim dikkatimin dağılmamasını temin için azami gayret sarfetmeye başladılar.
Okuma faslı bitince,biri hariç dördünden olumlu cevabı alınca,güvenim biraz daha arttı.Neredeyse içimden-oldu bu iş deyip bir sigara tellendirecektim ki: biraz önce sessiz kalan damat,
-Babacığım bir şey söylemem lazım, deyince
-Söyle evladım.çekinme. sözümü takiben anlatmaya başladı.
-Geçen gün bizim büroda defteri olan bir inşaat firması ile ilgili bir yazı yazdım,ilgili kuruma gönderdim.Yetkili şahıs – bu ne biçim yazı ,anlaşılır halde yazın ,getirin diye terslemiş bizim elemanı.Meğer biz inşaatın tamamlandığını belirtmek için “İKMAL” kelimesini kullanmışız kabahatimiz bu imiş..
Bizim damat sözüne devam etmek niyetinde iken,birden konuşmasını keserek,
-Tamam evladım, mesaj alınmıştır,iyiniyetinden zerre şüphem yok,sen diyorsun ki; İkmal kelimesinden rahatsız olan ,onu anlamayı bile kendisine yük sayan,rehavet ehli bir topluma,neyi yazıp neyi anlatacaksın demek istiyorsun.Ben de sana iki kelime söylüyorum; Maalesef haklısın..
Ey etkili ve yetkili olduğunu söyleyenler, ey isimlerinin önüne akademik titr lerini özenle yazdıranlar,edebiyat fakültelerinde kürsü sahipleri, dil ile kültür ile alakalı kurumların,rahat koltuklarını meşgul edenler, dil ne hale gelmiş, bu kadar az kelime ile konuşarak hangi medeni toplumun refahına ulaşılır,bunlarla hangi muasır medeniyet ile yarışılır, bu kadar kelime ile hangi çağlar atlanır?
Sadece merak ettiğimden,öğrenmek için soruyorum.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz