GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

İMAM GAZALİ’YE GÖRE AKIL VE DÜŞÜNME
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 25 Haziran 2015 - 16:28:12

Kur’an-ı Kerim düşünmeyenleri “kör, sağır ve dilsiz” olarak nitelendirir. Düşünmeyen insan sıradan canlıdan farksızdır. Her türlü olgu ve olayı düşünmek, araştırmak ve anlamaya çalışmak insana mahsus bir özelliktir. Ama bilgi altyapısı olmadan düşünce olmaz.
Efendimiz (S.A.V); “İlim rütbesi tüm rütbelerin üstündedir.” buyurmuştur. İşte felsefe ilmi, evrendeki her olayın, varlığın ve hayatın mahiyetini anlamaya yöneliktir, felsefi bilgi sorgulayıcı bir bilgidir, “neden” sorusu üzerinde durur. Yani bilim bir şeyin nasıl olduğunun cevabını vermek üzere varken, nedenini, sorgulamanın ve ortaya çıkarmanın yolunu açan felsefedir.
Tabii ki buradaki düşünceden varlık üzerinde tutarlı-sistemli- disiplinli düşünme kast edilmektedir; “Bir anlık düşünce bir yıllık nafile ibadetten hayırlıdır.” hadis-i şerifi ile de anlatılan düşünme, düşündükçe insanoğluna Yaratanın yüceliğini kavrayabilme imkânı sunan düşüncedir.
Bilgiye ve onun ayırıcı vasfına “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ayeti de işaret buyurur. Varlığın kudretini temaşa edebilmek için düşünerek, bilerek yaşamak bizlere yaşama sevinci kazandırır.
Gazali adeta bizim düşünce tarihimizde bir köşe taşıdır, fıkıh, kelam, felsefe, mantık, ahlak, tasavvuf, kritik olmak üzere yedi yol ortasında bir abidedir. Gazali aynı zamanda büyük bir eleştirmendir. Gazali, “ Eleştirmek, Allah’ın benim ruhuma doğuştan kattığı bir duygudur.” der ve insanın kendisini kıstasa vuracak bir eleştiri duygusu içerisinde olmasının önemini vurgular. Gazali’nin yaşadığı dönemin ilimlerine eleştirel bakışını bu ölçüt belirlemiştir. Bu konularla çalışacak kişilerin yolu mutlaka Gazali’ye uğramak zorundadır. Gazali’nin yaptığı katkıları dikkate almaksızın bu alanlarda bir şey yapmak imkânsızdır.
Kelam ilmi, akıl ve mantık yoluyla ilahi hakikati temellendiren, İslam’a yöneltilen eleştirileri cevaplandıran, din dışı bir takım inanç ve telakkileri reddeden sistematik bir ilimdir. O yüzden kelamcılar İslam’ın savcıları, koruyucu askerleri olarak nitelendirilmiştir.
Gazali kendinden önceki kelamcıların, İslam’ı akıl ve mantık yoluyla temellendirmeye yönelik metotlarının verimsiz olduğunu gördü ve hatalarını tespit etti. Gazali’nin kelam ilmine sağladığı katkı sebebiyle Gazali öncesi kelamcılar “Mütekaddimin” olarak anılırken, Gazali sonrasındakilere “Müteahhirin” dendi. Gazali’nin düşünceleri, o dönemde İslam dünyasının karşı karşıya olduğu sosyal, siyasi, dini ve kültürel problemler iyi bilinmeden sağlıklı değerlendirilemez.
Gazali’nin yaşadığı zamanda Mısır’da Batini görüşe mensup olan Fatımi’lerin Abbasi devletini yıkmaya yönelik çalışmaları vardı ve iktidara gelmek için ilmi, ideolojilerine alet ediyor, dinde bozucu yaklaşımlar sergiliyorlardı. Onuncu yüzyıldan itibaren Basra’da etkin olan İhvan-ı Safa geleneği, Antik Yunan felsefesini, Yeni Eflatunculuğu, Eski İran düşüncesini, Mezopotamya kültürünü harmanlamış ve batıl düşüncelerini İslam kisvesi altında İslam coğrafyasında yaymaya başlamışlardı bu devirde.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz