T.C.KAYSERİ 1. İCRA DAİRESİ ILN00668910

T.C.KAYSERİ 1. İCRA DAİRESİ ILN00668910

EŞREF BİTLİS PARKI VATANDAŞIN HİZMETİNDE

EŞREF BİTLİS PARKI VATANDAŞIN HİZMETİNDE

BAŞKAN PALANCIOĞLU KIRSAL MAHALLELERİ ZİYARET ETTİ

BAŞKAN PALANCIOĞLU KIRSAL MAHALLELERİ ZİYARET ETTİ

EMNİYETTEN  ASAYİŞ RAPORU

EMNİYETTEN ASAYİŞ RAPORU

KAYSERİ SAVUNMA SANAYİSİNDE MÜJDELİ HABERİ BEKLİYOR

KAYSERİ SAVUNMA SANAYİSİNDE MÜJDELİ HABERİ BEKLİYOR

İSTANBUL VE ORHAN PAMUK-ST. PETERSBURG VE DOSTOYEVSKY-I
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 29 Ağustos 2017 - 11:18:49

Dostoyevski 1837’de 16 yaşındayken, annesinin ölümü üzerine, aynı yaşlardaki kardeşi ve doktor babasıyla birlikte, çok sevgili şehri Moskovası’ndan ayrılıp Çarlık Rusyasının yeni başkenti Petersburg’a taşınır. Bu insanı anlama, insanı bütün psikolojik ayrıntılarıyla ortaya koyma çabası sonunda onu; içinde yaşadığı bu kentin insan dışı, sanki şeytanın yarattığı “büyülü” bir kent olduğu düşüncesine götürmüştür. Petersburg konusundaki bu değerlendirmeleri, onun “Yeraltı Dünyasından Notlar” adlı öyküsünde uzun uzun anlatılmaktadır. Bu kentin büyüklüğü, mimari yapısının eziciliği ve caddelerindeki göz aldatıcı ışık-gölge oyunları; insanları hayalet figüranlara dönüştürmektedir. Petersburg’lu diğer ünlü yazarların yapıtlarına da yansımış olan bu tema Dostoyevski’nin, romanlarında sık kullandığı bir temadır.
Gerçekten bu kent; kurucusu olan Büyük Petro’nun despot iktidarının ezdiği toplumlar için meydan okumanın simgesi olmuştur. Haris tutkuların yarattığı çarlığın yeni başkenti Petersburg; tutsak insanların sessiz isyanını yansıtır gibidir. Hayaletleşmiş insanlar, yozlaşmış memur, burjuva ve yoksul insanlar kenti Petersburg, Moskova’nın o sıcak ve şefkatli ikliminden uzaktır. Dostoyevski; bu kentte yazdığı romanlarının gerek fikri omurgasını, gerekse sanatının öz dokusu olan Rus insanının psikolojik dünyasına ait malzemeyi gene bu kentte yaşamış, ustaları saydığı, öncülleri Puşkin ve Gogol gibi soylu yazarlarda bulmuştur. Dostoyevsky nasıl hayal etmiş ve nasıl dile getirmiştir eserlerinde? Tabii ki coşkun, tabii ki ılımlı bir eda ve dille. Gecenin koynunda uykusuz gözlerle bir şehir: Petersburg! Sol yanında sancı, sağ avucunda yükselme inancı.
Uzaktan bilenlerin dudaklarında acı bir ezber sözcüğü, görüp de tanıyanların hâlinde pişmanlığın en güzeli. Dosdoğru tanınmaktır belki en büyük hayali. Gün, karanlık çarşafını indirirken yüzünden, güneşe selama duran uysal bir sessizlik olur Petersburg’da. Sokaklar sabahın ilk ışıklarıyla ısınırken, kuşlardan kurulu bir senfoninin ezgileri yükselir balkonlara doğru. Bu enerji dolu sesler, insana yeni günün sabahını müjdeler.
Şehrin göbeğine derin bir çizgi çekilmiş, insanı içine çeksin diye sanki.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz