Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ ÖZKANLI

KASABANIN FEDAİLERİ -10

Bu haber 13 Şubat 2019 - 10:45 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.
KASABANIN FEDAİLERİ -10

Balıklar yenmiş sıra top oynamaya gelmişti. Kendilerine göre uygun bir yer buldular. Dört kişiydiler, ikişerli eşleşerek futbol oynamaya başladılar. Osman ile İhsan, Hasan ile Bekir eşleşmişti. Maç çok heyecanlı geçiyordu. Karşılıklı goller sonucunda durum 3-3 berabere devam ediyordu. Hasan kaleye yaklaştı topa öyle bir vurdu ki top çok uzaklara gitti. Bekir de topun   arkasından koştu. Bekir’in topu getirmesini bekliyorlardı. Aradan iki üç dakika geçti ama gelen yoktu. Allah Allah! Bekir nerede kalmıştı. Hep beraber topun kaçtığı tarafa gittiler. Biraz yaklaştılar. Uzaktan bir bağırma sesi geliyordu. Yaklaşınca aman Allah’ım ne görsünler! Bekir, uçurumun kenarında ince bir dala tutunmuş:

– Kurtarın beniiii, kurtarınnn! diye bağırıyordu! Top uçuruma gitmesin diye topun ardından koşmuş, bu esnada ayağı kayarak kendisi de uçuruma yuvarlanmıştı. Ama Allah’tan uçuruma düşmeden bir dal parçasına tutunabilmişti Bekir.

 

Onu bu halde gören arkadaşlarının elleri ayaklarına dolaşmış, dilleri tutulmuştu adeta. Bu korkunç durum karşısında donup kalmışlardı. Bekir’in ufacık bir hareketi sonucunda ince dal kopmuş olsa, Allah korusun,  Bekir uçurumdan aşağı yuvarlanacaktı.

 

Hepsinin bacakları tir tir titremeye başlamıştı. Hepsinin gözleri adeta fal taşı gibi açılmış, hepsi korkudan ölecekti neredeyse. Çok sevdiği arkadaşları Bekir, gözlerinin önünde uçurumdan aşağı yuvarlanmak üzereydi. Hasan, kendi kendine söylenerek ağlamaya başlamıştı.

 

– Hep benim yüzümden oldu! Topa öyle çok sert vurmasam böyle olmayacaktı. diyerek hüngür hüngür ağlıyordu. Arkadaşları bir taraftan onu yatıştırmaya çalışıyor bir taraftan da Bekir’e moral veriyorlardı:

 

– Aman kardeşim. Gözünü seveyim. Biraz daha dayan Bekir kardeşim. Biraz da daha sabret. İyi tut dal parçasını. Hiç merak etme. Allah’ın izniyle seni kurtaracağız. diyorlardı. Osman’ın, aklına salıncak kurmak için getirdikleri kalın urgan geldi. Hemen koşarak  çantadan urganı alıp geldi. Urganı uçurumun kenarındaki ağaca bağladılar ve diğer ucunu da Bekir’e doğru uzattılar.

 

– İpin ucundan tut kardeşim. Biz hep birlikte seni yukarı çekip kurtaracağız.

 

Rabbimin de yardımıyla Bekir ipin ucunu yakaladı. Diğer taraftan Osman, İhsan ve Hasan, Bekir’in tutunduğu urganı yavaş yavaş yukarı çekerek Bekir’i uçurumdan kurtardılar. Bekir yukarı çıkınca, hep birlikte derince bir ohhhhh çektiler. Hepsi bir iki dakika hareketsiz bir şekilde yere ölü gibi uzandılar. Çok ama çok korkmuşlardı.

 

* Bizlere sayısız ve sonsuz nimetler veren, bizleri koruyan, esirgeyen ve bağışlayan Allah’a sonsuz şükürler olsun.

 

Bilmece Bildirmece

* Hangi kuşak bele bağlanmaz. (Gökkuşağı)

* Gökte gördüm bir köprü, rengi var yedi türlü. (Gökkuşağı)

* Bundan büyük kuşak olmaz, kimse beline bağlamaz,

Çok hoşa gider, süsler; tam yedidir renkleri

Yerde midir, gökte midir? Bilin bakalım bu nedir? (Gökkuşağı)

 

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA