Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ ÖZKANLI

KASABANIN FEDAİLERİ -8

Bu haber 06 Şubat 2019 - 11:50 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.
KASABANIN FEDAİLERİ -8

DOĞA BEKÇİLERİ

Osman’ın bir başka arkadaşı da dev bir Kangal köpeği olan Duman’dır. Renginden dolayı bu ismi aldığı anlıyoruz. Bu köpek, Osman’a Ömer ağabeyinden bir hediyedir. Osman küçükken Ömer elinde küçük bir köpek yavrusuyla çıkar gelir evlerine. Bu benim size hediyemdir. der. Bu hediyeyi Osman o kadar çok sever ki, ailesi de Osman’a “Sen yavru, o yavru; ikiniz birlikte büyürsünüz.” der. O günden sonra Duman adını verdikleri bu küçük köpek Osman’ın can dostu olur. Osman onunla oynar, yediği her şeyden ona da verir, gittiği her yere onu da götürür.

Çoban Ömer, askerden geleli birkaç yıl olmuştur. Kasaba dışındaki kendi yaptığı küçük çiftliğinde yaşar. Annesinden başka kimsesi yoktur. Kıymet teyze evladına çok düşkündür. Ona gözü gibi bakar. Tek isteği evladını hayırlısıyla ahlâklı, edepli bir kız ile evlendirmektir. Ömer, ilkokuldan sonra okumamış ama kendini iyi yetiştirmiştir. Kitap okumaya bayılır. Osman  ile çoğu zaman kitap değiştirirler. Sonra okuduklarını birbirlerine anlatırlar. Çoban Ömer doğanın dilinden çok iyi anlar.

Bilmece Bildirmece

* Ağacın parçasıdır. Rüzgar ile sallanır.

Rengi yeşildir ama Sonbaharda sararır. (Yaprak)

* Yaşarken yerinden ayrılmaz

Öldükten sonra gezer. (Yaprak)

 

* Kayalardan ezilir,

Yeryüzüne dökülür.

Yetiştirmek için bitkiler,

Oraya dikilir. (Toprak)

 

Korkularından Kulübeye Zor Sığındılar

Osman ve arkadaşı Cemil, yaylaya doğru serin hava almak, doğanın güzelliklerini hissetmek, tepeden kasabalarını izlemek için yola düşerler. Mahalleden epeyce bir uzaklaştılar. Her yerin yemyeşil ormanla kaplanmış olduğunu görünce, yeryüzünde kasabalarından daha güzel bir yer olduğunu düşünmüyorlardı.

Epeyce bir gezdikten sonra artık dönmeye karar vermişlerdi. Bir anda havanın karardığını hissettiler. Akşama daha çok vardı. Yağmur mu yağacak, gökyüzünü kara bulutlar mı kapadı acaba diye başlarını kaldırınca sürüler halince uçan kuşları gördüler. Önce meraklı bakışlar, sonra bu bakışlar korkuya dönmeye başladı.  İşin kötüsü kuşlar gittikçe  alçaktan uçmaya başlıyordu.

Bir an önce buradan uzaklaşmamız gerek diye düşünerek adımlarını hızlı atmaya başladılar. Alllah Allah! İlk defa böyle  durumla karşılaşıyorlardı. Etrafa dikkatlice bakınca biraz uzakta bir kulübenin olduğunu gördüler. İki arkadaş sığınabilecekleri bir yeri görünce biraz rahatlamışlardı.

Bu arada kuşların üzerlerine doğru geldiklerini görünce panik içinde son sürat koşmaya başladılar. Kalpleri küt küt atmaya başlamıştı bile. Kuş sürüsü korkunç bir ses çıkarıyor ve adeta onların üstüne doğru geliyorlardı.

Kulübeye epeyce yaklaşmışlardı. Korkudan bacakları titriyordu, nefes nefese kalmışlardı ama son sürat koşarak kulübeye ulaşmak istiyorlardı. Kuşlar sesler çıkararak başlarına çarpmak üzereyken kendilerini tepe başındaki terk edilmiş bu ıssız mekana zor da olsa atmayı başarmışlardı. Ohhh, diye derin bir nefes aldılar! İkisi de gözlerinde oluşan korkuyu hissediyorlardı. Beklemeye başladılar. İyi de kuşlar bir türlü kulübeyi terk etmiyorlar, etrafında sesler çıkararak çok hızlı bir şekilde dönüyorlardı.(Devam Edecek)

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA