BY LOCK KULLANAN DOKTORA 6 YIL HAPİS

BY LOCK KULLANAN DOKTORA 6 YIL HAPİS

KURAN KURSU ÖĞRENCİLERİ15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI

KURAN KURSU ÖĞRENCİLERİ15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİ ANDI

FETÖ’NÜN ASTSUBAYLARDAN SORUMLU MAHREM İMAMINA 10 YIL HAPİS

FETÖ’NÜN ASTSUBAYLARDAN SORUMLU MAHREM İMAMINA 10 YIL HAPİS

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AR-GE VE İNOVASYON SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AR-GE VE İNOVASYON SEMPOZYUMU TAMAMLANDI

FETÖ’NÜN KİTAP VE CD’LERİNİ YAKARAK İMHA EDEN KADINA HAPİS CEZASI

FETÖ’NÜN KİTAP VE CD’LERİNİ YAKARAK İMHA EDEN KADINA HAPİS CEZASI

KATLİAM, KAOS VE BÖLÜNME -6

İran ve özellikle konumuz olan Irak bölünürse, “şer üçgeni” için bir güvenlik sorunu kalmaz, bunlar rahat ederdi. ABD’nin Irak’ı işgalinin en önemli sebeplerinden birisi bu idi.
Irak’ın bölünmesi, BOP ’un bölünme projesine önderlik eden İsrail’listratejisyen Oded Yinon’un 1982’de yazdığı “İsrail İçin Strateji”in Ortadoğu’da ülkelerin bölünmesine yönelik olarak ilk başlangıç olacaktı.
BOP’un Ortadoğu’yu Irak’tan başlayacak “böl-yönet oyunu” bir kaynakta şöyle dile getirilir: “Irak Cumhuriyeti’ni küçük uydu devletlere bölecek olan ‘Yugoslavya Çözümü’ de (ABD Dış İlişkiler Konseyi eski başkanı, Siyonist MuhafazakarLeslieGelp’in ‘Üç Devlet Çözümü’ olarak adlandırdığı formül) bir seçenek olarak ortada durmaktadır ve Baker Komisyonu bu seçeneği de kesinlikle gündemde tutmaktadır. Bu plan, Hillary Clinton, Charles Schumer ve Joseph Biden gibi Demokrat Partili şahinlerin de favori planıdır. Bu plan Irak’ı ABD’nin ve İsrail’in gündeminde bir dizi mini devletçiğe bölmeyi öngörmektedir. Bağdat’ın sefalet içinde teslim alınmasını ve Kuzeyde Kürtler, Orta-Batı’da Sünni feodal liderler ve Güneyde de Şiilere devlet kurdurtulmasını önermektedir. Bu karmaşık, zor ve şiddet yüklü bir süreç olacaktır. Zira bu sürecin işletilmesi, küresel bir etnik temizliği ve milyonların yerinden edilmesini getirecektir. Dahası doğal kaynakların aşırı derecede eşitsiz dağılmış olması, en direnişçi grup olan Sünnileri zengin kaynakların bütünüyle dışına itecektir… Bunlar, Irak’ı haritadan silmek ve İsrail’in yolundan çekmek için yürütülen bu acımasızca kampanyayı gözler önünü sermektedir.” (James Petras- Robin E. Abaya, İsrail Siyonizm ve Ortadoğu, İstanbul, 2007, s. 26-227)
“ABD, savaşlar kazanma ihtiyacı duymaz. Onun ihtiyaç duyduğu şey, basit olarak karşı tarafta karmaşa yaratmak ve kendisiyle mücadele edebilecek derecede büyük bir güç oluşumunun meydana gelmesini engellemektir. Bu sebepten, yirmi birinci yüzyıl, askeri operasyonlardan daha fazla Birleşik Devletlerin karşısındaki güçlerin kuvvetini zayıflatmak için yaptığı gizli müdahaleler dönemi olacaktır.” (George Frıedman, Gelecek 100 Yıl 21. Yüzyıl İçin Öngörüler, Çev. İ. Şener-E. Günsel, Pegasus Yayınları, İstanbul, 2009, s. 23). Bunlardan, 19. yüzyılın süper gücü İngiltere’nin ülkeleri sömürgeleştirirken takip ettiği “böl-yönet metodu”nun ABD tarafından da 21. yüzyılda kullanılacağı anlamı çıkmaktadır.
Henry Kıssınger de, Irak’ın bölünmesine bir merhale olmak için Kuzey’de Kürtler ve Güney’de Şiilerden bahisle “Birleşik bir Irak için federal bir yapı kesinlikle olasılık dahilinde olmalıdır” şeklinde görüş belirtir. (Henry Kissinger , Amerika’nın Dış Politikaya İhtiyacı var mı?, Ankara, 2002, s. 273)
Amerika, Irak’ı işgal ettikten sonra, Irak’ın federal yapılanmasını esas alan yeni bir anayasa yapılması ısrarı ve dayatmacılığıyla 2005’de adına “Federalizm Anayasası” denilen yeni bir anayasanın yapılmasına sebep olacaktır. “Irak’ın yönetimine hakim Sünnilerin en çok zarar gördüğü” denilen bu anayasadan, Irak’ı bölmede “kilit unsur” Kuzey’de Kürtler daha çok kârlı çıkacaklardır. (AnthonyArnove, Irak’tan Çekilmenin Mantığı, s. 93-95). Kürtlerin daha önce kendi aralarında ilan ettikleri “federal yönetim” böylece resmiyet kazanacak, federalizmle güçlenen Kürtler giderek bağımsızlıkları uğrunda yeni bir merhale olarak bağımsızlık isteyecekler, bunun referandumu 25 Eylül 2017’de yapılacak ve oylamadan bağımsızlık kararı çıkacaktır.
4-Enerjinin kontrolü: Özellikle ABD ve Batı için Irak’ın işgalinin en başta gelen sebebi enerji kaynakları petrol ve doğal gazın kontrolü idi. Dünyanın en zengin petrol ve doğal gaz yatakları Irak’ta bulunuyor, Irak, coğrafya olarak Ortadoğu petrol denizinin tam ortasında bir “ada devlet” özelliği gösteriyordu. Buradaki zengin petrol-doğal gaz yataklarının denetiminin yanında İran, Basra Körfezi, Suudi Arabistan ve Suriye petrollerinin üzerinde denetimin sağlanmasının merkezi de Irak olacağından, burasının sürekli kontrol altında tutulması elzemdi. “Irak’ın işgal edilmesi terörizmle, El-Kaide ile ya da 11 Eylül’le ilgili değildi. İşgalin sebebi, dünya kapitalist sisteminin asli bileşenlerinden olan, her temel endüstride (ordu dahil) üretim ve nakliye için hayati önem taşıyan petroldü… Saddam Hüseyin eğer daha az stratejik bir bölgede (örneğin Doğu Afrika’da) bulunan bir ülkenin vahşi diktatörü olsaydı ve-en kötü suçlarını işlediği yıllarda yaptığı gibi-Beyaz Saray’dan gelen emirleri uygulamaya istekli davransaydı, rejimi kesinlikle yerinde kalırdı…
Washington’un Irak’ta kendine itaatkâr bir rejim istemesinin sebebi basitti: Irak’ın bilinen petrol rezervi yaklaşık 120 milyon varildi. (Onu bir tek Suudi Arabistan geçiyordu) ve bu, çıkarılması çok kolay ve fiyatı ucuz olan yüksek kaliteli petroldü… Washington on yıllardır, arzını ve akışını denetleyecek petrolü başka ülkelere, özellikle de Asya ve Avrupa’daki ekonomik ve siyasal rakiplerine karşı bir silah olarak tek başına kullanabileceği bir düzen sağlamaya çalışmaktaydı.” (AnthonyArnove, Irak’tan Çekilmenin Mantığı, s. 5-7)
“Petrol Savaşı” ile ilgili olarak, işin daha da ilginci veya “perde arkası”, Başkan Jimmy Carter’den başlayarak, Başkan George W. Bush’a kadar gelen başkanların ve en üst düzey Amerikalı yöneticilerin kendilerinin de petrol şirketleri olması veya bu şirketlerde yöneticilik ve danışmanlık yapmalarıydı. Haliyle bunlar, şirketlerinin çıkarlarını korumaya yönelik eylemlerin içinde bulunmaları kaçınılmazdı. Bununla ilgili olarak McCartney’in yazdıkları: “Başkan George HerbertWalter Bush servetini, Texas’ta Zapata Petrolleri ile yaptı. KevinPhilips 2004 senesinde yayınladığı Bush ailesi hakkındaki ‘AmericanDynsty’ isimli kitabında şöyle yazmıştı: ‘ Dört nesil boyunca Bushların meslekleri, finans, petrol ve doğal gaz üzerine olmuştu. Texas tecrübelerinin baskın olduğu bu geçmişleri, ekonomik dünya görüşlerini açıklamaya yeterli olmuştur; iyi bir ekonominin ne anlama geldiği, bunu ölçmek için kullandıkları araçlar ve gerekli sonuçlara ulaşmak için Beyaz Saray’ın uyguladıkları politikalar.’
George W. Bush’un Başkan Yardımcısı DickCheney, Bush’un yönetiminde Savunma Bakanı olarak görev yaptıktan sonra dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Halliburton’da CEO olarak çalışmıştı. Halliburton, hem Irak hem de Afganistan’daki savaşlarda ABD ordusu tarafından tutulan büyük özel yüklenici şirketlerden biriydi.
Ronald Reagan döneminde Dışişleri Bakanı olarak görev yapan George Shultz , bir zamanlar dev mühendislik şirketi olan ve bunun yanında petrol rafineleri de işleten Bechtel şirketinde başkandı.
George W Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleeza Rice, Dışişleri Bakanı olmadan önce dünyanın en büyük petrol şirketlerinden olan Chevron’un yönetim kurulunda çalışmıştı.
ABD’nin 30 yılı aşkın bir süredir Ortadoğu’da sürdürdüğü politikaları anlamak ve açıklamak yolunda Jimmy Carter’ı (1976-1980 döneminde başkanlık yaptı) bu yapının mimarı ve onun ardından gelenleri de uygulayıcıları olarak görmek durumundayız. Bu yıllara ait tarih, her iki siyasi partiden gelen yönetimlerin ABD’nin Basra Körfezinden gelen petrolün sevkiyatına büyük çıkarları olduğuna inandıklarını göstermektedir. Diğer bir deyişle ABD’nin Ortadoğu’daki savaşlarında çıkarı vardır.” (James McCartney, Amerikan Savaş Makinası, Ankara, 2017, s. 169-170
Amerika’nın Irak’ı İşgalinin “Sahte” ve “Yalana” Dayalı Oluşu
Amerika’nın Irak’ı işgalinin asıl sebebi petrol olunca ve bunda bütün süper güçlerin gözü bulununca, dünyayı ürkütmemek için “Ben Irak’a petrol için müdahale ediyorum” diyemezdi. Bunu, uydurduğu yalana dayalı sahte sebeplerle kamufle etmek isteyecekti. Tırman, bu gerçeği şöyle dile getiriyor, buna “petrol için kan ideolojisi” diyordu. “ABD, 2003 yılında petrolün geçerli bir neden olduğunu sürekli yadsıyarak işgal etmek için sahte bahaneler uyduruyordu.” (John Tırman, Dünyayı Sömüren Amerika., İstanbul, 2007, s. 51 – 53) “Bush yönetimi, Irak’ı işgal etme politikasının dayanağını bir dizi aldatmaca üzerine kurmuştu:” (AnthonyArnove, Irak’tan Çekilmenin Mantığı, s. 84)
“Sahte belgeler ve yalan suçlamalar, 1997 sonbaharından beri, ABD ve İngiltere’nin Irak politikasının vazgeçilmez bir ögesi olmuştur.” (SeymourHersh, Emir Komuta Zinciri 11 Eylül’den Ebu Gureyb’e Uzanan Yol, İstanbul, 2005, s. 202)
“Balyoz’un bir sonraki hedefi (Afganistan’ın işgalinden sonra) Irak’tı. İnandırıcı bahanelerden tamamıyla yoksun Amerikan-İngiliz işgali 21. yüzyılın en büyük suçudur. Bu işgal ülkede yüzbinlerce insanın ölümüne yol açtı. Amerika ve İngiltere tarafından uygulanan yaptırımlar, buradaki sivil nüfusu perişan etti… Yapılanlar ‘soykırım benzeri’ olarak değerlendirildi.” (NoamChomsky, s. Güç Kimin Elinde?, İstanbul, 2017, s. 138)
“Dünya, ABD’nin, daha sonra ortaya çıktığı üzere, hiçbir sebep olmaksızın Irak’a nasıl saldırdığına şahit oldu.” (A.g.e., s. 71 (İsrailli askeri tarihçi Martin Van Crevald’ın yazdıklarından.) (Devam Edecek)

  • Etiketler
  • Açıklama
  • İran ve özellikle konumuz olan Irak bölünürse, “şer üçgeni” için bir güvenlik sorunu kalmaz, bunlar rahat ederdi. ABD’nin Irak’ı işgalinin en önemli sebeplerinden birisi bu idi. Irak’ın bölünmesi, BOP ’un bölünme projesine önderlik eden İsrail’listratejisyen Oded Yinon’un 1982’de yazdığı “İsrail İçin Strateji”in Ortadoğu’da ülkelerin bölünmesine yönelik olarak ilk başlangıç olacaktı. BOP’un Ortadoğu’yu Irak’tan başlayacak “böl-yönet […]
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz