Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

KAVALCI ve FARELER…

Bu haber 08 Ekim 2018 - 15:11 'de eklendi ve 35 kez görüntülendi.
KAVALCI ve FARELER…

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, eylül ayı sonunda, BM zirvesi için gittiği New York”ta çıktı basın mensuplarının karşısına; “Yeni program bünyesinde kurulan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdik. 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu bu ofis, tüm hedeflerimizi ve sonuçlarımızı her çeyrekte kontrol edecek” dedi…

Açıklama sonunda konu kamuoyundan ve muhalefetten yoğun tepki aldı. Hazine ve Maliye Bakanı damat, bu tepkiler üzerine, “Ortadaki spekülatif söylemler cehaletten değilse ihanettendir” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kızılcahamam toplantısında özetle McKinsey danışmanlık ile olan ilişkileri sonlandırdığını ilan etti…

Soru: Kayınpederinin davranışı, cehalet mi, ihanet mi?

XXX

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” nedeniyle din görevlileri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geliyor. Karşısındaki imamlara sallıyor da sallıyor…

“Milletin inancının bizzat bu ülkenin kimi idarecileri tarafından iltica, gerilik emaresi kabul edildiği dönemleri yaşadık ve bundan dolayı yargılandık, güçlü bir iktidar partisi olmamıza rağmen kapatılma ile karşı karşıya kaldık. Gerekçesi irtica. Bunu yaşadık. O dönem bu ana muhalefetin başındaki zat, ‘Ankara’da yargı mensupları varmış’ diyerek açıklama yaptı, bunları gördük. Camilerimizi ahıra çevrildiği, satıldığı, hep belgeleri elimizde var, kapısına zincir vurulduğu, Ankara gibi şehirlerimizin yeraltı mescitlerine mahkum bırakıldığı süreçlere şahit olduk. Gençliğimde geldiğimde burada Kocatepe inşaat halindeydi, apartmanların bodrum katlarında namaz kılıyorduk, cami yoktu. Bir Maltepe, bir de Hacı Bayram.”

Buradaki “…cami yoktu…” ifadesinin dışındakilerini çok duyduk ve millete artık bu laflar gına getirdi. Çünkü gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok.

Tamam da ya “…cami yoktu…” ifadesine ne demeli? Sen Ankara’ya geldiğinde cami bulamadıysan kabahat kimsede değil, kendinde ara.

Ankara, başkent olmadan önce küçük bir kasaba idi. Bak ben eski camileri sana sayayım da belle…

Hacı Bayram camii, Zincirli Camii, Ahi Yakup Camii, Şeyh İzzetin Camii, İbadullah Camii, Hallaç Mahmut Camii, Aslanhane Camii, Leblebicioğlu Camii, Ahielvan Camii, İki Şerefeli Camii, Hacı Arap Camii, Boyacı Camii, Karacabey Camii, Sultan Alaaddin Camii, Hacı Musa Camii…

Daha sayarım devamı var yani…

Tamam hadi, buzdolabını, çamaşır makinesini siz iktidara geldikten sonra gördü bu millet, yuttuk da bu kadar camiyi siz nasıl yutarsınız, onu anlamıyorum.

XXX

Elinde gazete kürürü, köpürüyor, olayı da köpürttürüyor…

İsmet İnönü’ye sallıyor da sallıyor.

Neden?

Çünkü İsmet İnönü hayatta değil, cevap veremez. CHP’nin cacık yöneticileri de cevap veremiyorlar, salla gitsin…

Örneğin Marshall Yardımı… Marshall Planı çerçevesinde ABD’ye sunulan rapor, Kongre’de ele alındı ve 3 Nisan 1948 tarihinde kabul edildi. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Hasan Saka…

Yardımın 62 milyon lirası hibe, 72 milyon lirası borç idi ve kısa vadeli değildi… Ülke savaştan çıkmış, ülkenin döviz rezervleri tükenmek üzere…

Ama o tarihe kadar ülkede olanca sanayi yatırımı, hani sata sata bitiremediğiniz, yapılmış, üretim ekonomisine geçilmiş, alınacak yardım ile de saraylar yapılmayacak, makam araçlarına harcanmayacak, sarayın masraflarını karşılamayacaktı. Yine yatırım yapılacaktı.

Ardından “IMF ile ilk anlaşmayı İsmet İnönü yaptı” gibi bir olgu yaratmaya çalıştı…

Türkiye ile IMF arasında ilk anlaşma, 1961 tarihinde Cemal Gürsel tarafından imzalandı. Sonra İsmet İnönü ve ondan sonra gelen tüm başbakanlar da imzaladı…

Siz de imzalayacaktınız ama McKinsey üzerinde, geri tepti…

XXX

Bunların hepsini geçtik de şu lafı bana oldukça ters geldi…

“Bakın bu fotoğraftaki kişi İnönü. Elindeki bayrak Türk bayrağı değil, ABD bayrağı. İnönü’nün elinde Türk bayrağı yok. ABD bayrağı var. CHP dün neydi ki bugün en olsun. İnönü bunu elinde ne için taşıyor? Teşekkür için taşıyor. Kaynak: Başkan Erdoğan: İşte CHP’nin geçmişi bu…”

Hop dedik… Orada bir duralım. İsmet İnönü’nin elinde iki bayrak var, doğru, biri ABD bayrağı ama ötekisi Türk Bayrağı ve ABD ziyaretinde diplomatik nezaket gereği ikisini bir sallıyor.

Bir; siz yabancı ülkelere gidince, onların devlet başkanlarının yanında onların bayrakları ile kendi bayrağımızın önünde poz vermiyor musun? Veriyorsun. Desene o zaman Ben sizin bayrağın önünde durmam” diye…

İki, CHP’nin geçmişi ile ilgili söz söylüyorsunuz da sizin geçmişiniz nedir, biliyor muyuz?

Bilmiyoruz, çünkü geçmişiniz yok, hatta diplomanızı bile ortaya koyamadınız. Siz “CHP’nin geçmişi” derken eğer tüm CHP taraftarlarından söz ediyorsanız, orada da bir yanlış var.

Örneğin benim dedem…

Kayseri eşrafından Arbacı Mustafa Emmi (LÖK), “Arabacı”  lakaplıdır çünkü at arabası yapardı, usta idi, Anadolu’da şanı, şöhreti de vardı. Kökü Dulkadiroğulları sülalesindendir. DP’nin zulüm günlerinde, korkusuzca CHP çelenklerini, kendi gibi korkusuz olan Kayseri eşraflarından Latif Amca (Başkal), Adem Çilsal ve Hacı Duran Beğendik ile birlikte Atatürk anıtına koymuş insanlardı, hepsine rahmet diliyorum…

Diğer dedemin soyu, Selçuklu döneminde Kayseri’ye gelen soylardandır. Ben de bu soylardan geliyorum…

De… De ki senin de soyunu bilelim.

XXX

Millet olarak neye benziyoruz biliyor musunuz?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı kavalcı, bizler de sanki fareleri, o çalıyor biz arkasında uçuruma doğru gidiyoruz.

İnşallah sonumuz masaldaki farelere benzemez…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA