GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

KAYSERİ’NİN “YÂRİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN? ” TÜRKÜSÜ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 31 Mayıs 2016 - 15:41:55

Kayseri yöresinin “Erkilet Güzeli Bağlar Bozuyor”, “Bir Of Çeksem Karşıki Dağlar Yıkılır”, “Gine Yeşillendi Germir Bağları”, “Taşa Basma İz Olur”, “Yârim İstanbul’u Mesken Mi Tuttun” gibi tanınmış türküleri meşhurdur. Yârim İstanbul’u Mesken Mi Tuttun? Türküsü ve hikâyesi. Türkü, ezgi eşliğinde söylenen halk şiiridir. Benim için ise: Türkü Türk Kültürünün aşıdır. Derdimizi önce yazdığımız şiirlerimizle başlayıp, üstüne de ezgileri ilave edip okuyoruz. Bu yüreğimizin en ince yerinden geliyorsa mesele nedir o zaman? Mesele türkü söylemektir; türkü dinlemektir; yeni neslin türküleri bilmemesidir; bizlerden sonrakilere türküler gitmezse halleri nice olacaktır. Bu gün sizlere çok önemli bir türkünün sözlerini yazıp hikâyesini anlatmaya başlayarak satırlarıma devam edeceğim. Bütün türkülerin hikâyeleri çok güzel. Kayseri’nin bir köyünden gurbete giden yeni evli bir gencin, dünyalar güzeli öksüz eşini bir başına bırakıp gitmesini anlatıyor bu türkü. Bu türkü zavallı kızın çaresizliğini anlatıyor. Onunla gidenler hep geri dönmüşler bir dönmeyen onun eri kalmış onu anlatıyor. Kayseri ve köylerinde; yazları inşaatlarda çalışmak üzere büyük şehirlere giden erkekler, havaların serinlemesi ile birlikte, ellerinde kışın yiyecekleri kadar paraları ile dönerler. Bu adet böyle eskiden beri devam etmektedir. Bu güzel kızın, garip köylü güzelin eşi de, yakışıklı kocası da bu niyetle gitmiş, gitmiş gitmesine de dönmemiş. Bu garibim kalmış bir başına. Beklemiş… Beklemiş… Beklemiş… Ne çıkar gelen yok giden yok… Güzel taze gelin. Çocuğu da olmamış. Kalmış bir başına… Kocası gittikten sonra yıllar birbirini kovalayıp gelen giden olmayınca koskocaman yedi yılda geçince köydekiler başlamışlar garibime acımaya. Kimi dedikodu yapıyormuş:“O orada birilerini buldu, boşuna beklersin diyormuş.” “Kimi aklına şaşayım bu güzellikle ne gelmeyecek birini bekliyorsun diyormuş.”Güzel gelinin içi acıyormuş ama onun güzü yolunu beklediği erinden başkasını görmüyormuş. Köyde peşine düşende varmış, onla evlenmek isteyende. Boşuna onun için varsa yoksa eri varmış. Bir gece bir rüya görmüş. İstanbul’daymış. Eşini de uzaklardan görmüş. Birde ne görsün! Eşi kadınların kızların arasında, keyfide pek yerinde… İçine ateş düşmüş. Kan-ter içinde, ağlayarak uyanmış. Feryat ederek bir türkü söylemeye başlamış. Bütün köy bu güzel sesi, bu feryadı figanı dinlemiş…
Yârim İstanbul’u mesken mi tuttun,
Gördün güzelleri beni unuttun,
Sılaya dönmeye yemin mi ettin;

Gayrı dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı…

Yârim sen gideli yedi yıl oldu,
Diktiğin fidanlar meyveyle doldu,
Seninle gidenler sılaya döndü;

Gayrı dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı…

Yârimin giydiği ketenden gömlek,
Yoğumuş dünyada öksüze gülmek,
Gurbet ellerinde kimsesiz ölmek;

Gayrı dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı…

İğde çiçek açmış dallar götürmez,
Dağlar diken olmuş kervan oturmaz,
Benim bağrım yufka sitem götürmez;

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz