Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
İBRAHİM PEKBAY

KEMAL DAYININ KAHVEHANESİ…

Bu haber 03 Şubat 2019 - 14:09 'de eklendi ve 51 kez görüntülendi.
KEMAL DAYININ KAHVEHANESİ…

Rasim, elindeki Cumhuriyet Gazetesini Muhtar Emmi’ye göstererek direk lafa girdi; “Muhtar Emmi, Bak şu karikatüre, Erdoğan açıkladığı manifestosunda ‘Yatay mimariye geçeceğiz’ demiş, onu anlatıyor ama ben anlamadım…”

Kemal Dayı’nın hemen her gün alarak bir masaya okunsun diye koyduğu gazetelerden Cumhuriyet idi. Rasim’in kendisine gösterdiği karikatürü az önce görmüştü. Zafer Temuçin’in çizgisiydi.

Rasim’e “Anlamadın mı, bak ne güzel anlatmış çizgi ile..”

Rasim, biraz da utanarak kafasını öne eğdi; “Vallahi anlamadım Muhtar Emmi, ne yalan söyleyeyim…”

Muhtar Emmi, “Tabi… Anlamak için öğrenmek gerekir gündemi. Okey masasından kafanızı kaldırıp da gazete okusanız… Bak ne güzel, Kemal her gün kahve ahalisi okusun diye her görüşten gazete alıp koyuyor, siz okey atma peşindesiniz…”

Kerim lafa girdi; “Doğru dersin Muhtar Emmi, okumuyoruz vallahi… Ama Muhtar Emmi, okumasak da şöyle yüzünden bakıp geçiyoruz ya, kızma bize…”

Kasım; “Mazeret uydurmayı bırakın lan… Her haltı karıştırıyorsunuz, ondan sonra da mazeret üretip çare peşinde koşuyorsunuz…”

Rasim Kasım’a döndü; “Hani bir laf var bilir misin Kasım? Seninki de Boklu da sidikliye gülermiş sözüne döndü… Sen sanki bizden ayrısın le mi?…”

Kerim, “Rasim, uzatma, doğru söylüyor. Bilmeden nasıl karar vereceğiz bir şeye? Hadi, önümüzde seçim var, verdik mi kararımızı?”

Muhtar Emmi kahve ahalisine döndü; “Kerim doğru söyler. Seçimde nasıl bir tercih ortaya koyacaksınız daha düşünmediniz bile. Geleceğinizi düşünmek yerine nasıl okey atarım peşindesiniz, ben size ne anlatayım ki!…”

Rasim, Muhtar Emmiye, “Sen bize de, hangisine oy verelim…”

Muhtar Emmi,  üzerinden kahvehane ahalisine baktığı yakın okuma gözlüğünü masanın üstüne sert bir şekilde koyarak; “Ben Köy muhtarı mıyım be… Yoksa köy ağası mı? Ben muhtarlığa adaylımı koyarım, siz de benim mahalle ve mahalleli olarak yaptıklarıma bakarsınız, isterseniz seçer devam ettirirsiniz, isterseniz başkasını seçersiniz. Sizin tercihinizi ben ne bilirim. Mesela, benim mahallemize muhtar olarak yaptığım çalışmaları beğeniyorsanız, tekrar seçersiniz…”

Kemal Dayı, çay ocağından Muhtar Emmiye seslendi; “Tamam da Muhtar Emmi, sen de hiç pallak vermiyorsun yav…”

Muhtar Emmi büsbütün vitesten attı… Kemal Dayı da üç aşağı beş yukarı, yaş olarak kendi akranı idi. Aynı mahallede doğup aynı mahallede büyümüşlerdi.

Tekrar kahvehane ahalisine dönen Muhtar Emmi, nutuk çekmeye hazırlanıyorcasına vaziyet alıp başladı konuşmaya…

“Ya hu arkadaşlar, gençler… Seçim dediğiniz oyuncak değil. Seçim, insanların geleceğine giden yolun başlangıcı. Doğru seçerseniz, doğru gidersiniz. Yoksa vay halimize…  Gelelim lafın açıldığı o karikatüre. Ne güzel anlatmış çizgi ile… Anlatımda, geçmişte aldığı oy oranı ile şimdi almayı umduğu oy oranlarından yola çıkmış.

Karikatürde anlatılan şey, başlangıçta yüksek oy alan iktidarın, bu kez seçimde yeterli oyu alamayacağını anladığından, kendi gibi yeterli oyu alacağından emin olamadığı bir parti ile beraber yola çıkmasını anlatmış. Tabi bu birliktelik, diğer partileri de birlikte hareket etmeye yönlendirmiş. Böylece bina yüksekli gibi gösterdiği oy yüzdelerini bina olarak göstermiş, eskisiyle karşılaştırmış. Anladınız mı?…”

Kahvehane ahalisi, birbirine pel pel bakarken, gençlerden birisi biraz da çekinerek lafa girmiş…

“Muhtar Emmi… Şimdi bu seçimde bir tercih yaparken neye dikkat etmemiz gerekiyor yani…”

Muhtar Emmi, “La havle… Evladım, bu bir mahalli seçim aslında, yörenizi iyi yönetecek, size en iyi hizmeti verecek kişinin kim olduğuna bakacaksınız evvela. Aynı zamanda bu seçim, iktidar partisine de bir mesaj verecek. Düşün, taşın kendi kararını kendin ver…”

Rasim, “Vallahi Muhtar Emmi, hiç de oy vermeye gidesim yok. Ne bu yaa… Bıktık usandık. Oy veriyoruz ama bizi hiç dinleyen yok ki, imam bildiğini okuyor…”

Muhtar Emmi Rasim’e döndü; “Oy vermezsen laf etmeye de hakkın olmaz. Apartman toplantısına benzetmeyin bu seçimi…”

 

Kasım gülmeye başladı, “Apartman toplantısı nasıl olur ki Muhtar Emmi…”

“Nasıl olacak” dedi Muhtar Emmi, hem toplantıya gelmez, hem de geriden geriye dedikodu üretirler. Söz sahibi olacaksan, oyunu kullanacaksın, o kadar…”

Rasim, “Muhtar Emmi, sonuç olarak…”

“Sonuç olarak” diye devam etti Muhtar Emmi, “Geçmişi değerlendireceksin, geleceğini yapılandıracaksın. Dün neydin, bugün nerelerdesin. Hata yapıp sonra da kapı kapı dolaşıp ağlama…”

Yine kahvehane ahalisinden bir gencin sesi geldi duvar dibindeki masadan: “İhlaszedeler, çiftlikzedeler, seçim döneminde tayin bekleyenler, 3600 göstergeyi yem olarak yutmaya hazırlananlar gibi…”

Kahvehane ahalisi sesin geldiği yere doğru döndüler, Osman oturduğu yerden konuşuyordu kendi kendine.

Muhtar Emmi Osman’a seslendi; “Osmaaaannn…”

Osman’dan hiç cevap yok…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA